Kornea nakli hangi hastalıklara yapılır?

  • Kornea Distrofileri (halk arasında beneklenme hastalığı diye bilinir) kalıtsaldır
  • Keratakonus (Korneanın konik olarak bozulması)
  • Kornea yaralanmalarından sonra
  • Geçirilmiş keratit (Kornea enfeksiyonu)
  • Katarakt cerrahisinden sonra korneanın saydamlığını kaybetmesi durumunda
  • Kimyasal yaralardan sonra

Bu saydığımız hastalıklarda kornea nakli sonrası kişinin tekrar görmesini kazanması için mutlaka gözün arkasındaki yapıların (damar ve sinir) sağlam olması gerekmektedir.

Kornea Nakli

KORNEA NAKLİ

Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır?

Kornea nakli ameliyatı hastanın yaşına, genel durumuna ve gözün özelliklerine göre lokal veya çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Önce hastanın problemli kornea tabakası özel aletlerle yuvarlak olarak çıkartılır. Aynı büyüklükte kesilen verici korneası mikroskop altında çok ince ipliklerle alıcı göze dikilerek yerleştirilir.

Her ameliyatta olduğu gibi kornea nakli ameliyatında da kanama,mikrop kapma gibi bazı riskler sözkonusudur.Bunun dışında,ameliyat sonrası dönemde oluşabilecek özel bazı durumlar olabilir.Bunlardan en sık rastlananı,yüksek astigmatizmadır.Kornea nakli ameliyatından sonra hastaların büyük çoğunluğunda düşük veya yüksek derecede astigmatizma oluşmakta ve görme olumsuz yönde etkilenmektedir.Bu durumda,eğer astigmatizma düşük ise gözlük verilmekte,ancak yüksek astigmatizma mevcutsa astigmatizmayı azaltıcı bazı girişimlerin uygulanması gerekmektedir.Dikişlerin ayarlanması veya korneanın çizilmesi gibi işlemleri içeren bu girişimlerden sonra astigmatizma azalır.Ancak yine yüksek astigmatizma mevcutsa görmenin arttırılması için hastanın kontakt lens takması gerekebilir.Kornea nakli ameliyatından sonra doku reddi olasılığı mevcuttur.Fakat bu olasılık diğer organ ve doku nakillerine göre çok düşüktür.Bunun nedeni,korneanın damarsız bir doku olmasıdır.Doku reddi sözkonusu ise kanlanma,sulanma gibi belirtilerle birlikte kornea bulanıklaşır ve görme bozulur.Kornea giderek beyazlaşır ve görme iyice azalır.Eğer doku reddi reaksiyonu erken yakalanırsa ilaç tedavisi ile geri çevirilebilir.Fakat red reaksiyonu ilerlemiş ve kornea beyazlaşmışsa tekrar kornea nakli ameliyatı yapılmalıdır.

Kornea nakli ameliyatının avantajlı bir yönü birkaç kez tekrarlanabilmesidir.

Korneanın red riski var mıdır?

Her organ ve doku naklinde olduğu gibi kornea naklinde de red riski söz konusudur. Kornea dokusu damarsız olduğu için bu red oranı % 15 – 20 civarındadır. Red olan bir kornea yerine yeniden nakil yapılabilir fakat red oranı böyle hastalarda % 50 lere varabilmektedir. Örneğin, keratakonuıs ve distrofi (beneklenme) hastalarında ameliyatın başarısı yüksekken, kimyasal yaralarda bu oran oldukça düşmektedir.

Kornea nakli yapılan gözde renk değişikliği olur mu?

Göze rengini veren doku (iris dokusu) korneanın arkasında bulunan dokudur. Eğer ameliyattan önce iris dokusu sağlam ise kornea naklinden hemen sonra göz eski rengini alacaktır, yani renk değişikliği olmayacaktır.

Kornea nakli olan hastalar nelere dikkat etmelidir?

Kornea nakli olan hastalar özellikle ilk zamanlarda gözlerini kuvvetli ovuşturmaktan kaçınmalı, vurma çarpma gibi travmalardan korunmalı ve hijyene çok fazla dikkat etmelidirler.
Gözlerde ağrı, kızarıklık, görme bulanıklığı, ışığa karşı hassasiyet hissettiklerinde en yakın göz doktoruna müracaat etmeleri gerekir. Bu saydığımız belirtiler red reaksiyonunun belirtileri olabilir ve acil tedaviyi gerektirir.

Kornea nakli olan hasta ile operatörü arasında sıkı bir işbirliği olmalıdır. Sadece operasyonun iyi olması yeterli değil; operasyon sonrası özellikle ilk 1- 2 sene takip ve tedavi de ameliyatın başarısında etkilidir.

Intralase-Kerotoplasty (Lazer ile kornea nakli)

Bazı kornea hastalıklarının nihai çözümü olan kornea nakli (keratoplasti) bugün lazer yardımıyla yapılabilir hale gelmiştir. Kornea gözün en önde yer alan saydam tabakası olup, en çok optik kırıcılığın sağlandığı bölgedir. Kornea şeffaflığını ve şeklini bozan hastalıklar bu nedenle direkt olarak yakında ve uzakta görmeyi bozar. Bu hastalıklar sonradan edinilebildiği gibi bazen doğuştan mevcutturlar. Korneanın doğuştan gelen lekeleri, şekil bozuklukları bazen hayatın erken dönemlerinde kornea değişimi gerektirirler. Kornea nakli gerektirebilen sık görülen bir diğer neden de göz travmalarıdır. Erken gençlik dönemlerinde başlayıp başlangıçta gözlük kusuru olarak tanı alan hastaların bir kısmında keratakonus denilen korneanın şekil bozukluğu bir hayli sık görülmektedir. Bu hastalar sürekli artan göz numaraları ve giderek az görme şikayetleri ile başvururlar. İleriki dönemlerinde sivrileşip aşırı incelmiş korneanın işlevini yapabilmesini imkansız hale getirebilir ve kornea nakli gündeme gelir.

Bugüne kadar uygulanan standart kornea ameliyatlarında hasta kornea bir bütün olarak alınmakta ve verici korneayla yer değiştirilmekteydi. Günümüzde femtosecond lazer (intralase) teknolojisinin gelişmesiyle korneada her türlü kesi yapılabilir hale gelmiştir. Intralase teknolojisinin kullanımı ilk olarak, lazerle miyop, hipermetrop, astigmat tedavisinde başlatılmıştır. Bu ameliyatların çok güvenilir ve komplikasyonsuz yapımına imkan sağladığı görünmektedir.

Aynı teknolojinin kornea naklinde kullanılması ise korneada sadece hastalıklı kısmın ayrılarak yine verici korneadan bu ölçüde dokunun nakline imkan sağlamaktadır. Intralase Keratoplastide sağlıklı- hasta doku ayrımının yapılabilmesinin en büyük avantajı organ reddi olasılığının neredeyse olmayışıdır. Her organ nakli ameliyatında olduğu gibi kornea naklinde sonradan organ reddi olabilir. Lazerle kornea naklinin bir diğer avantajı kornea dikişlerinin daha kısa sürede alınması ve ilaç kullanım süresinin standart yönteme göre daha kısa olmasıdır. Lazerle kornea nakli tamamen lokal anestezi altında yapılabilir ve genel anestezinin risklerinden korunulmuş olunur.

Korneaya yabancı cisim kaçmasının sonuçları nelerdir?

Toz, demir çapağ gibi yabancı cisimler epitel abrazyonuna neden olup korneaya gömülebilirler. Bu durumda hasta şiddetli batma şeklinde ağrı, sulanma, kızarıklık, fotofobi yakınmaları ile başvurur.

Bu hastalarda konjonktival forniksler dikkatle kontrol edilir, olası yabancı cisim varlığı araştırılır. Yabancı cisim fazla gömülü değilse lokal anestezik damla göze damlatıldıktan sonra steril iğne ucu ya da yabancı cisim forsepsi oblik pozisyonda tutularak mümkünse biomikroskopik bakı altında, kazınarak çıkarılır. Proflaktik olarak antibiotikli damla başlanıp epitel iyileşene kadar göz baskılı şekilde kapatılır.

 

Eğer başka bir sağlık sorununuz yoksa katarakt ameliyatınız sorunsuz geçecektir ve kısa sürede bitecektir. İstatistikler başarılı bir katarakt ameliyatı sonrası çok iyi bir görüş sağlama oranının oldukça yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Komplikasyonsuz bir katarakt ameliyatı ortalama 10 dakika sürer ve ameliyat sonrası anesteziden ve halsizlikten kurtulmak için dinlenmeye ihtiyacınız olacak.

Ameliyat sonrası için ilk hazırlığınız sizi eve kadar götürecek birini ayarlamak olmalı. Çünkü yaklaşık olarak 30 dakika kadar anestezi etkisi yoğun olarak devam eder ve yön bulmada zorluk çekebilirsiniz. Yine katarakt ameliyatı sonrası parlak ışıkta bulunmamalısınız. Bunun için size doktorunuz geçici bir gözlük verebilir ya da siz iç mekanlar dahil olmak üzere güneş gözlüğü takabilirsiniz.

Ameliyat sonrası uykulu veya yorgun hissediyorsanız sırt üstü uzanın ve dinlenin. Doktorunuzun tavsiyesine göre koruyucu bandajı bir kaç saat sonra çıkarabilirsiniz. Ancak bu koruyucu bandajı ameliyatı takip eden bir kaç günde uyurken kullanmanız gerekecek.

Doktorunuz gözde iltihaplanmanın önüne geçmek için antibiyotik göz damlası verebilir. Bu damlayı günde 2-3 kez bir hafta boyunca kullanabilirsiniz. İltihaplanma varsa antibiyotik göz damlasını kullanma süresi 1 aya kadar çıkabilir. Kesin bir bilgi için ameliyat sonrası kontrol randevusunda doktorunuza danışabilirsiniz.

Ağız yoluyla alınan ağrı kesiciler eğer ağrınız varsa kullanılabilir. Ancak katarakt ameliyatı sonrası ağrılar genellikle çok hafiftir ve ağrı kesiciye gerek kalmadan baş edilebilir.

katarakt-ameliyati-fiyatlari-2016

katarakt-ameliyati-fiyatlari-2016

Katarak ameliyatı sonrası sağlıklı bir iyileşme dönemi geçirmek için aşağıdaki listeyi uygulamanızı tavsiye ederiz.

İlk gün araç kullanmayın
Bir kaç hafta ağır kaldırmamaya ve yorucu aktivitelerde bulunamaya özen gösterin
Ameliyat sonrası gözünüze baskı yapacak hareketlerden kaçının
Özellikle bir kaç gün hapşırmamaya ve şiddetli öksürmemeye çalışın
İlk gün görüşünüz tam yerine gelmeden yürürken dikkatli olun
Enfeksiyon riskini azaltmak için ellerinizi yüzünüzden uzak tutun ve sıcak banyo yapmayın
Katarakt ameliyatı sonrası bir kaç hafta toz, duman ve rüzgar gibi tahriş edici ortamlarda bulunmayın
Katarakt ameliyatından bir kaç saat sonra bilgisayar kullanabilir, çok yakından ve uzun süre olmamak kaydıyla televizyon seyredebilir ve duş alabilirsiniz.

Doktorunuzun önerilerini dikkatli dinleyin ve verilen herhangi bir ilacı önerilen doz dışında kullanmayın. Eğer iki gözünüze birden katarakt ameliyatı yapılacaksan iki ameliyat arasında 2 haftaya kadar süre bırakılır ve ilk ameliyat yapılan göz iyileştikten sonra ikinci ameliyat gerçekleştirilir.

3530_1

Hamilelik göz sağlığını nasıl etkiler?

“Hamilelik, vücutta büyük hormanal değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Göz de bundan payını alır. Hamilelikte vücudun diğer yerlerfinde olduğu gibi gözde de su tutulması meydana gelir. Gözün saydam tabakası (kornea) etkilenir, çap değişikleri olur. Bu durum kontak lens kullanımında uyumsuzluğa yol açabilir. Gözlük numarası değişebilir. Gözlük muayenesini ertelemek gerekebilir. Ayrıca göz içi basıncı azalabilir. Gebelikte gözle ilgili bir diğer sorun da göz kuruluğu gelişme riskidir. Hamile kadınlar suni gözyaşları kullanabilirler. Diyabetli kadınlarda retinada kanama ve kılcal damar bozuklukları yapan retinopati başlayabilir. Hamilelik, daha önceden var olan retinopatinin ilermesine sebep olabilir. Bu nedenle şeker hastası kadınlarda göz diplerinin ve kan şekerlerinin çok yakın takibi, gerekiyorsa tedavisinin yapılması son derece önemlidir.

Preeklamsi gebeliğin 20. haftasından sonra, genellikle ilk hamileliklerde hipertansiyonla ve idrarda protein olmasıyla birlikte görülen tehlikeli bir durumdur. Daha ileri olgularda eklampsi gelişebilmesi annenin ve bebeğin sağlığını tehdit eder. Göz dibi muayenesine bakılarak, gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Gözde kanamalar, görme siniri başında ödem meydana gelir. Bu tablo ileri hipertansif retinopatiyle benzerlik gösterir. Gebelerde kanın akışkanlığının değişmesi retinada tıkayıcı damar hastalıklarına yol açabilir. Ayrıca hipofiz adenomlarında büyümeye, görme kaybına zemin hazırlayabilir. Söz konusu gruba giren kadınların çok yakından izlenmesi gerekir”

Şeker hastası hamilelerde diyabetik retinopati riski artar mı?

“Gebelik döneminde vücutta büyüme faktörleri salınır. Çocuğun büyümesi ve gelişmesi için salınan büyüme faktörleri, retinada da anormal damarların gelişimini hızlandırır. Dolayısıyla diyabetik retinopatisi olan bir kadın hamile kalırsa hastalığı hızlanır.”

Şaşılık tedavisi için hamilelere botoks uygulanabilir mi?

“Botoks yönteminde göze bir toksin enjekte edilmektedir. Bu nedenle hamilelerde şaşılık tedavisi için botoks enjeksiyonu önerilmemektedir.”

Glokom araştırılan bir hamile, göz tomografiisi çektirebilir mi?

“Hamilelikte göz tomografisinin bilinen bir yan etkisi bildirilmemiştir. Dolayısıyla anne adayları gebelik sırasında göz tomografisi çektirebilir.”

Hamilelikte glokom damlaları, ilaçları kullanılabilir mi? Glokom tedavisinde kullanılan ilaçların anne karnındaki bebeğe bir zararı olur mu?

“Sağlıklı kadınlarda gebelik sırasında göz tansiyonu düşer. Ancak gene glokomlu hastaların üçte birinde göz tansiyonu yükselir. Gebelikte glokom ilaçlarının güvenilirliğiyle ilgili kanıtlar olgu sunumlarına ve hayvan deneylerine dayanıyor. Bu nedenle konuyla ilgili kesin araştırma sonuçları bulunmuyor. Ancak içinde düşüğe yol açabilen madde (prostaglandin) bulunan bazı göz tansiyonu damlalarının kesinlikle kullanılmaması gerekir. Bebeğin organlarının geliştiği hamileliğin ilk üç ayı özellikle riski bir dönemdir. İlk üç ayda glokom ilaçlarının kullanımından kaçınılmalıdır. Bazı göz damlalarının ikinci üç aydan itibaren kullanılabileceği belirtilmektedir. Ancak yeni doğan bebekte komplikasyonları engellemek için doğum öncesi bu tür ilaçların kesilmesi önerilmektedir.”

Hamileler glokom ameliyatı olabilir mi?

“Eğer hamilelik sırasında anne adayına glokom nedeniyle ameliyat gerekirse operasyon üçüncü aydan sonrasına ertelenmelidir. Gebeliğin ilk üç ayında glokom ameliyatı yapılmamalıdır. Hamileyken glokom operasyonu geçiren kadınlara gözdeki kanalın kapanmasını önlemek amacıyla antimetabolit ilaçların kullanılmaması gerekir.”

Hamile bir kadında travmayla ilgili katarakt gelişmesi halinde ne yapmalıdır? Gebelik katarakt ameliyatına engel teşkil eder mi?

“Aslında hamile bir kadın sırt üstü yatabiliyorsa ilk üç aydan sonra katarakt ameliyatı olabilir. Ancak görmesini engelleyecek kadar katarakt oluşmadıysa, günlük işlerini yapabiliyorsa katarakt ameliyatını doğum sonrasına ertelemek daha doğrudur. Katarakt ameliyatı için anne adayına genel anestezi vermek gerekebilir. Ayrıca ameliyat sonrasında antibiyotik kullanma gereksinimi doğabilir. Tüm bunlar anne karnındaki bebek için zararlıdır. Zorunlu olmadıkça gebelikte katarakt ameliyatı yapmamak daha doğrudur.”

gozbakimi1

Hamilelik göz kuruluğuna neden olur mu? Gebeler kontak lens kullanabilir mi?

“Hamilelikteki hormonal değişiklikler göz kuruluğuna yol açar. Özellikle androjen hormonunun azalmasına bağlı olarak göz kuruluğu belirtileri görülür. Gebelikte kontak lens kullanımı da önerilmez.”

Göz kuruluğunun tedavisinde kullanılan damlaların, suni gözyaşlarının anne karnındaki bebeğe bir zararı olur mu?

“Göz kuruluğunun tedavisi amacıyla suni gözyaşları hamilelikte de kullanılabilir. Bu ilaçların sistemik dolaşıma geçtiği çalışmalarla kanıtlansa da anne ve bebek için bilinen bir yan etkisi yoktur.”

Hamilelikte punktum tıkacı tedavisi yapılabilir mi?

“Hamilelikte, göz kuruluğunda, eğer gerekiyorsa punktum tıkacı uygulaması yapılabilir. Engelleyici bir durum yoktur.”

Hamileliğin keratokonus üzerinde nasıl bir etkisi olur?

“Hamilelik keratokonusun ilerlemesine neden olabilir. Çocuk isteyen kadın hastalara, gebeliğe bağlı olarak gözündeki sorunun ne oranda olumsuz etkileneceği anlatılır. Diğer gözü bekleyen riskler konusunda bilgi verilir. Hamile kalıp kalmayacağına kendisinin karar vermesi istenir. Ancak keratokonusun bebeğe geçme riski ise düşüktür.”

Hamilelik keratokonuslu hastaların görmesini nasıl etkiler?

“Hamilelik döneminde keratokonus hastalarının görme kalitesinde sıklıkla azalma görülür. Hastalar görme şikayeti ile doktora gelebilir. Bu dönemdeki görme azalması gebelik sonrası kısmen geri dönebilir. Ancak çoğunlukla hastaların öncesine göre daha kötü görmesi ve hastalığın bir miktar ilerlemesi söz konusudur. Tek gözünde keratokonus olan bir kadında gebelik sağlam gözü olumsuz etkilemez. Keratokonus olmayan gözde hamilelikte hastalık gelişmez.”

Gebelikte göz anjiyosu çektirilebilir mi?

“Göz anjiografisi (FFA) hamilelerde retina problemleri varsa gerekebilir. Bu durumda hayvan deneylerinde herhangi bir yan etki olduğu bildirilmemiştir. Ancak hamilelerde böyle bir çalışma yapılamadığı için yan etki konusunda bilimsel bir kanıt yoktur. Lazer cihazlarıyla yapılan non invaziv (girişimsel olmayan) incelemelerin ise herhangi bir zararı bulunmamaktadır.”

Hamileler gözdeki kırma kusurlarının tedavisi için lazerle ameliyat olabilir mi?

“Hamilelere ve süt verme dönemindeki kadınlara lazerle kırma kusurları tedavisi kesinlikle yapılmaz. Çünkü bu dönem büyüme hormonları çok aktiftir.”

Gözü lazere uygun olmayanlara önerilen fakik göz içi lensleri ya da mercek değişimi ameliyatları hamilelere yapılabilir mi?

 “Direkt bir etkisi olmadığı halde yapılmaması daha yerinde olur. Hamilelikte hormonal nedenlerle gözde değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişimler ameliyat öncesi ölçümleri etkileyebilir. Ayrıca ameliyat esnasında veya sonrasında hastaların ilaç kullanmaları gerekeceği için bu durum özellikle hamileliğin ilk üç ayında sakınca yaratabilir.

Hamile bir kadında retina dekolmanı gelişirse tedaviye yaklaşım nasıl değişir? Hamile kadınlar ameliyat olabilir mi?

“Retina dekolmanı mutlak ameliyat edilmeesi gereken bir hastalık olduğu için, ameliyat genel anestezi ile yapılabiliyorsa genel, yoksa lokal anestez ile ameliyat edilir.”
“Üveit tedavisinde kullanılan ilaçların hem göz, hem de vücut için olumsuz etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Bir diğer önemli konu da üveitin tedavisiz kaldığında körlüğe yol açma riskidir, tabii işin içine bir de bebek girdiğinde olayın daha karmaşık bir hale geldiği akıllardan çıkartılmamalıdır. Üveit tedavisinde kullanılan ilaçlar ağız veya damar yoluyla verilebilir. Bu ilaçların ciddi yan etkileri vardır. Tedavisi önemli bir yeri olan kortizon ve bağışıklık sisteminin çalışmasını etkileyen ilaçlar, annede kan hücreleri, karaciğer, böbrek gibi önemli organ ve dokuları olumsuz etkileyebilir. Kan yoluyla bebeğe de geçebilir. Ceninin gelişmesi sırasında bebekte doğumsal bozukluklara sebep olabilir. İlk üç ay özellikle tehlikelidir. Bu arada annenin herhangi bir enfeksiyon geçirmesi dahi istenmez. O nedenle ilaç kullanımında daha seçici davranmak, tedaviyi ertelemek, kadın doğum uzmanıyla konsülte etmek ya da damla-pomad şeklindeki ilaçlarla tedaviye devam etmek seçenek olabilir. Ancak göz ilaçları düşük dozda bile olsa gözden kana karışabilir. Özetle üveit varlığında ya annenin görmesi ya da bebek riske atılır. O nedenle aileyle açık konuşup tercih ona göre yapılmalıdır. Bebek düşünülüyorsa, 6 ay-1 yıl süreyle ilaçları kestikten sonra hamileliği planlamakta yarar vardır. Babanın ilaç kullanımı bile önerilmez. Tehlikeli olan ilk üç aylık hamilelik dönemden sonra, kadın doğum uzmanıyla hastayı konsülte ederek bazı ilaçları rahatlıkla vermek mümkün olabilir.”

Hamile kadınlarda gözle ilgili acil hangi sorunlar ortaya çıkabilir?

“Bir kadında gebeliğin son dönemlerinde preeklampsi denilen hipertansiyon ve ödem varsa, göz içindeki damarlarda kanamalar gelişebilir. Bu önemli bir sağlık sorunudur. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile göz hastalıkları uzmanı beraberce hastayı tedavi etmelidir.”

Kaynaklar

  • Esra Kazancıbaşı Öztekin, “Sorular ve Yanıtlarla Göz Hastalıkları: 16 Uzmandan Göz Sağlığına Dair Her Şey”, İstanbul: Sağlık Adası Yayınları, Nisan 2012. s. 321-326.

Toplum arasında göz sağlığımız ve göz hastalıklarıyla ilgili birçoğumuzun  kulaktan dolma diye tabir ettiğimiz ve ne yazıkki doğruluğunu araştırmadan yargıya vardığımız bazı yanlış bilgilerden ve onların doğrularından bahsedeceğiz:

iGERRWIZC

 

Gözlük veya kontakt lens takmak, gözlük kusurunun ilerlemesini önler. (Yanlış)
Gözlük veya kontakt lens takmanın ya da takmamanın gözlük kusurunun ilerlemesi üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Gözlük veya kontakt lens kullanmanın tek amacı daha iyi bir görme kalitesi sağlamaktır. (Doğru)

Bir insan uzağı ve yakını net görüyorsa gözü sağlam demektir. (Yanlış)
Özellikle genç yaşlarda insanlar net görmesine rağmen hipermetrop ve hatta astigmat olabilirler. (Doğru)

Çok ağlamak gözyaşını kurutur. (Yanlış)
Ağlamak psikolojik bir olaydır ve gözyaşı göz çevresindeki çeşitli dokularda sürekli üretilir. Ağlamakla kurumaz. (Doğru)

Dinlendirici gözlük baş ve göz ağrısını azaltır. (Yanlış)
Dinlendirici diye bir gözlük yoktur. Gözlük rakamlarla ifade edilen değerlere sahiptir ve takıldığı zaman görmeyi daha iyi yapıyor ise kullanılmalıdır. Yaygın olarak kullanılan ve dinlendirici olarak bilinen gözlüklerin herhangi bir tedavi edici özelliği yoktur. (Doğru)

Tuzlu yemekler göz sağlığını olumsuz etkiler. (Yanlış)
Tuz, hipertansiyon gibi bazı hastalıklar üzerinde olumsuz etki yapabilir ama göz sağlığı üzerine olumsuz etkisi yoktur.(Doğru)

Çok yakından televizyon izlemek veya kitap okumak gözü bozar. (Yanlış)
Göz sağlığı üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Ancak göz bozukluğunun habercisi olabilir. (Doğru)
Havuç yemek görmeyi artırır. (Yanlış)
Göz sağlığı açısından gerekli olan vitaminler çoğu sebze ve meyve de bol olarak bulunur. Dengeli beslenen bir kişi için bol havuç yemenin fazladan bir faydası yoktur. (Doğru)

Katarakt sadece yaşlılarda olur. (Yanlış)
Katarakt en sık yaşlılarda olmakla birlikte bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde de görülebilir. (Doğru)

Katarakt bir gözden diğer göze geçebilir. (Yanlış)
Katarakt bir gözden diğerine geçmez ancak çoğunlukla çift taraflıdır. (Doğru)

Uzun süre bilgisayar başında çalışmak gözü bozar. (Yanlış)
Bilgisayar başında çalışmak gözü bozmaz ancak bulunan küçük gözlük kusurlarının açığa çıkmasını kolaylaştırır. (Doğru)

Gözlükten kurtulmak için gözü çizdirmek gerekir. (Yanlış)
Görme kusurunun tedavisi için uygulanan laser (excimer) tedavisinde, gözün saydam tabakası belirli bölgelerde inceltilir. Çizmek gibi bir işlem yapılmaz. (Doğru)

iE3W59H42
Bebekler gözlük takamaz. (Yanlış)
Göz muayenesi doğuştan itibaren yapılabilir. 3 aylıktan itibaren bebekler gözlük takabilir. (Doğru)

Bebeklerdeki şaşılık büyüdüğünde geçer. (Yanlış)
Bebeklerdeki bazı şaşılıklar çok ciddi olup hemen tedavisi gerekebilir. Tedavi gözlük veya ameliyat şeklinde olabilir. Bu tip şaşılıklar tedavi edilmediğinde ileriye dönük kalıcı görme kayıpları (göz tembelliği) gelişebilir. (Doğru)

Katarakt tekrarlayabilir. (Yanlış)
Katarakt tekrarlayıcı değildir. Bazen katarakt ameliyatından sonra, göz içine yerleştirilmiş olan merceğin arkasındaki zarda kesifleşme olabilir ve bu yanlış olarak `katarakt tekrarladı` şeklinde bilinir. (Doğru)

Göz damlasını damlattıktan sonra gözü sık kırpıştırmak gerekir. (Yanlış)
Göze damla uyguladıktan sonra bir dakika süre ile gözü uyur gibi kapatmak gerekir. Sık kırpıştırılması, gözyaşı kanalı vasıtası ile damlanın burun boşluğuna geçerek etkisinin azalmasına yol açar. (Doğru)

Kaynak:(bizimsaglik.com)

Page 1 of 512345