Femtosaniye Lazer teknolojisi bir devrim. Efekan Hoca’ya göre, siyah-beyaz televizyondan renkli televizyona geçmek neyse bu da o.
Yeniliklerin büyük çoğunluğu gibi ABD’den geliyor. Avrupa’daki ya dört ya beşinci cihaz Türkiye’de. Ocak ayından beri 1000 kişi bu yolla kataraktından kurtulmuş. ( Ayşe Arman Kaleminden…)

http://www.hurriyet.com.tr/insanoglunun-kacamadigi-uc-gercek-20933998

Muhteşem Bey ameliyat masasında yatıyor.
Gözü penslerle açılmış vaziyette. Damla anestezi yapılmış. Mikroskoba benzer bir aletin altında uzanmış yatıyor. Bıcır bıcır konuşuyor.
Karşısındaki bilgisayar ekranında da gözü duruyor. Büyütülmüş şekilde. Vücudun bir organından çok, sanat eserine benziyor.
Efekan Hoca da, sandalyede oturup o mikroskoba bağlı başka bir bilgisayarda operasyonu yönetiyor.
Gördüğüm şey şaşırtıcı ve heyecan verici.
Teknolojinin geldiği nokta, akıllara zarar.
Efekan Hoca ne yaptığını anlatıyor: “Gördüğünüz gibi bu yeni teknolojiyle göze, yani korneaya girişi lazerle yapıyoruz. ‘2.8 milim bıçak ver hemşire hanım’ lafları artık tarih oldu. Her şeyi bize cihaz söylüyor, açıları, durumları, ne yapılacağını… Doktor oturduğu yerden daha hastaya elini bile değirdirmeden her şeyi ayarlıyor. Cihaz, kesiyi kusursuz bir biçimde gerçekleştiriyor. Bunu da beş saniyede yapıyor. Haaa zannetmeyin ki doktor gözün içine girmiyor, giriyor. Gözün içine girdiği şartların hepsi lazer tarafından oluşturulmuş mükemmel şartlar. Ama doktor yine de gözün içine girecek ki, kataraktın kırılmış parçalarını ultrasonla gözden dışarı atabilsin. Ondan sonra da gözün içine katlanmış bir mercek koyuyoruz. O mercekle hem yakını hem uzağı görmek mümkün. Ayrıca üç derece astigmata kadar da çözüm bulanabiliyor. Çözüm bulunamayan tek durum göz bebeğinin çok ufak olması, o zaman bir şey yapamıyoruz…”

http://www.hurriyet.com.tr/insanoglunun-kacamadigi-uc-gercek-20933998

Damla anestezi yapılmış.
Birazdan katarakt
ameliyatı olacak

İnsanoğlunun asla kaçamayacağı üç gerçek var. Birisi ölüm, geçelim, hepimiz biliyoruz.
İkincisi, 40 yaşından sonra yakını görememek. Sağ gözümde başladı bile, kalem çekerken fark ediyorum, eskisi kadar düzgün çekemiyorum.
Üçüncüsü de katarakt. Allah’tan ona daha vakit var. Ama bunu yazın bir tarafa: Her canlı bir gün kataraktı tadacaktır!

– Gözün diğer organlardan farkı ne?
– Göz, dünyaya açılan pencere.
– Göz nakli diye bir şey var mı?
– Tom Cruise filmlerindeki gibi, gözü toptan çıkarıp nakil diye bir şey söz konusu değil. Çünkü göz, beynin devamı. Ancak beyin nakli yapılabildiği zaman göz nakli de yapılabilir. Şimdilik sadece kornea nakli söz konusu…
– En yaygın göz hastalığı?
– Katarakt. Her canlı, bir gün katarakt olacaktır!
– Neden?
– Çünkü hepimiz yaşlanıyoruz. Bu, saçımızın beyazlaması gibi…
– Ama bazıları daha erken, bazıları daha geç katarakt oluyor…
– Sebebi genetik. Ama çok güneşli yerlerde yaşayanlarda, morötesi ışınlara maruz kalanlarda erken görülebiliyor. Travmayla da olabilir.
– En belalı göz hastalığı?
– Dünyada körlükten sorumlu olan hastalık, şeker hastalığı. Şeker hastalığına bağlı körlük, en yüksek görülen tür. Göz tansiyonu da dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık.
– Türkiye göz cerrahisi konusunda nasıl?
– İnanılmaz ileride. En az 500 hasta her yıl Avrupa ve ABD’den geliyor.
– Bu alanı niye seçtiniz?
– Çünkü çok zevkli! Teknolojinin de en hızlı geliştiği alan. Bir de çok temiz bir branş. Ve keyifli.
– Neden tıp okudunuz?
– Annem, kadın doğumcusuna aşıktı. “Atatürk gibi bir adam” diye hep ondan söz ederdi, bu da beni etkiledi. O zamanlar tıp okumak, doktor olmak çok değerliydi. Ne yazık ki şimdi öyle değil.

Page 1 of 3123