LAZER

LAZER GÖZ TEDAVİLERİ

LAZER

KATARAKT

KATARAKT GÖZ TEDAVİLERİ

KATARAKT

KERATOKONUS

KERATOKONUS GÖZ TEDAVİLERİ

KERATOKONUS

Merhaba, ben Op. Dr. Efekan Coşkunseven. 19 yılı aşkın süredir. Dünya Göz Hastanesi bünyesinde olup halen Refraktif Cerrahi Bölüm Direktörlüğü ve Etiler Merkez Hastanesi Başhekimliği görevini sürdürmekteyim. Katarakt- Refraktif Cerrahi ve özellikle Keratokonus Hastalığı Konusunda uzmanlık alanını geliştirdim.

Sitemi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. Lazer, katarakt ve keratokonus konularında bana her zaman danışabilirsiniz.

Lazer ameliyatı güvenilir mi?i0Q9VEFYT

Lazer ameliyatı 1980’li yıllardan beri uygulanan güvenilir bir tedavidir. Dünyagöz’de 20 yıldır lazer tedavisi başarı ile uygulanmaktadır.

 

Lazer ameliyatı sonrası gözlerim sıfırlanır mı?

Lazer tedavisi doğru şartlar altında uygun hastalara yapıldığı zaman oldukça güvenlidir. Bu süreçte önemli olan göz yapınız dikkate alınarak doğru lazer teknolojisi ile birlikte tedavi sürecinin belirlenmesidir. Bu planlama ile gidilmesi halinde, gözleriniz tekrar ilerlemez. Gözlerinizde numara kalacak ya da geri gelecek durumda ise doktorunuz size lazer ameliyatı önermez.

 

Lazer ameliyatı ne kadar sürer?

Lazer ameliyatı ortalama 5-10 dakika sürer. Ameliyat sonrası hafif yanma, batma, sulanma olur. Ertesi gün kontrole çağrılırsınız ve kontrol sonrası sosyal hayatınıza dönebilirsiniz. Bir sonraki kontrolünüz için ise ameliyattan sonra 1 ay içinde beklenirsiniz.

 

Lazer ameliyatı sonrası ilerde katarakt oluşur mu?

Katarakt hastalığının lazerle ilgisi yoktur. Katarakt göz merceğinin yaşlanması sonucu oluşan yaşlılık hastalığıdır. Lazer ameliyatı olmak, ileride gerektiğinde katarakt ameliyatı olmaya engel değildir.

 

Lazer tedavisi pahalı mı?

Ortalama bir gözlüğün fiyatı 200 ila 1.500 TL arasındadır. Kontakt lens kullananlar yıllık en az 400 TL’yi lens ve yan ürünlerine ayırmaktadır. Her yıl yenilenen bu masraflar göz önünde bulundurulduğunda lazerle gözlükten kurtulma tedavileri için harcanan para 1-2 yıl içerisinde geri kazanılmakta ve sonraki yıllarda çok ciddi para tasarrufu sağlamaktadır.

 

Lazer ile Hayatınızda Neler Değişecek?

  • Gözlük ve lenslerin yarattığı rahatsızlıklardan tamamen kurtulacaksınız.
  • Sabahları veya gece uykunuzdan uyandığınızda saati rahatlıkla görebileceksiniz
  • Spor aktivitelerinde rahatlık ve daha yüksek başarı sağlayacaksınız
  • Denizde ya da havuzda yüzerken etrafı net görebileceksiniz
  • Rüzgar ve yağmur gibi iklim olaylarından daha az rahatsızlık duyacaksınız
  • Lensinizin kaybolması, gözlüğünüzün kırılması gibi durumlardan kurtulacaksınız
  • Gözlüksüz ve lenssiz doğal görünüm ve görüş elde edeceksiniz

Soru: Her iki gözümde de 0,50 derece miyop var, kontakt lens takmak istiyorum, gerekli mi ?
Cevap: Hayır, gereksiz. Düşük dereceli görme kusurlarında gerektiğinde kullanmak üzere gözlük bulundurmak daha pratik olacaktır.
Soru: Her iki gözümde de 7.00 derecelik miyopi mevcut kontakt lens kullanabilir miyim ? Bana ne faydası olur ?
Cevap: Yüksek dereceli görme kusurlarında kontakt lens kullanmakla öncelikle optik yönden bazı avantajlar kazanılır. Örneğin gözlük camlarında olan görüntünün büyümesi veya küçülmesi gibi optik kusurlar ortadan kalkar, görme keskinliği gözlüğe oranla daha artabilir. Kalın gözlük camlarının verdiği rahatsız edici ağırlık hissi, gözlük çerçevesinin kulağa, buruna yaptığı rahatsızlıklar ortadan kalkar.
Soru: Bir gözümde 2 derece, diğer gözümde 6 derecelik miyop var, gözlükle rahat edemiyorum, kontakt lens kullanabilir miyim ?
Cevap: Tabii, kontakt lens kullanımının en gerekli olduğu durum iki göz arasındaki numara farkının iki numarayı aştığı durumlardır. Bu halde gözlük takmak zor olacaktır, iki gözde oluşan görüntüler farklı büyüklüklerde olacağından bu kişiler gözlükle rahatsız olacaklardır. Kontakt lens takıldığında ise böyle bir durum oluşmaz.
Soru: Kontakt lens kullanırsam gözümün numarası değişir mi ?
Cevap: Hayır, kontakt lens gözlük yerine kullanılan daha iyi görmeyi sağlayan yardımcı bir optik araçtır. Tedavi edici bir özelliği yoktur.
Soru: Kontakt lensleri uykuda da takabilir miyim ?
Cevap: Sert kontakt lenslerin uyumadan önce çıkarılmaları gerekir.Yumuşak kontakt lenslerin yüksek su içerikli ve yüksek oksijen geçirgenliğine sahip tipleri uyku esnasında gözde kalabilirler.
Soru: Bir yumuşak lensin ömrü ne kadardır ?
Cevap: Ömrü 1-2 yıl olan yumuşak lensler olduğu gibi 1 ay kullanılıp atılan, hatta 1 gün kullanılıp atılan yumuşak lens çeşitleri de vardır.
Soru: Yumuşak lensler göze zarar verebilir mi ?
Cevap: Temizlik kurallarına uyulmazsa, lens kirli ellerle göze takılırsa, lens kutusunda bulunan sıvı kirli ise gözde enfeksiyon gelişebilecektir. Bu, basit bir enfeksiyon olabileceği gibi gözün saydam tabakasında (kornea) yara meydana getirebilecek derecede ciddi olabilir. Böyle bir yara zamanında ve yeterince tedavi edilmediğinde yerinde, görmeyi engelleyecek ve azaltacak beyaz lekeler oluşabilir.
Soru: Gözümde miyopla birlikte 2 numara astigmat da var, yumuşak lens takabilir miyim ?
Cevap: Astigmatı da düzelten torik (toric) yumuşak lens takabilirsiniz. Fakat bu lensler her zaman gözlük veya sert lenslerin sağladığı net görmeyi vermeyebilir. Bu yüzden önce torik yumuşak lenslerle bir deneme yapılır. Net görüş elde ediliyorsa hastaya bu lensler tavsiye edilir.
Soru: Kontakt lenslerin yıllarca kullanılmasıyla gözde bir zarar olur mu ?
Cevap: Evet, yapılan araştırma sonuçlarına göre hem sert, hem de yumuşak kontakt lenslerin yıllarca kullanılması ile gözde hücre düzeyinde bazı olumsuz değişiklikler gelişmektedir. Ancak bu değişiklikler lens kullanan kişinin hissedebileceği belirtilere veya görme bozukluğuna neden olmamaktadır.

 

 

Korneanın şeklini, işlevini, saydamlığını ve göze etkilerini azaltan hastalıklardan bahsedecek olursak;

Alerjiler:
Özellikle polenlere bağlı alerjiler, kuru ve sıcak havalarda ortaya çıkarlar. Belirtileri kızarıklık, kaşınma, yaşarma, yanma, batma ve sulanmadır. Kullanılan çeşitli kozmetik maddeler, ilaçlar ve kontakt lens kullanımı alerji vakalarını arttırmaktadır.

Konjonktivit:
Konjonktiva gözün beyaz kısmını (sklera) ve kapakları örten dokudur. Enfeksiyonlar konjonktivada şişme, kaşınma, kızarma ve yanmaya sebep olur. Bazı konjonktivit çeşitleri kişiden kişiye kolaylıkla bulaşabilir. Uzun sürmüş konjonktivitler korneada enflamasyon ve görme kaybına sebep olabilir.

Kornea Enfeksiyonları:
Çeşitli şekillerde bakteri, virüs veya mantarların göze bulaşması sonrasında kornea zarar görebilir. Keratit adı verilen ağrılı enfeksiyonlarında görme bulanıklığı, sulanma, çapaklanma ve ağrı belirtileri ile korneada beyazlaşma ve lekelenme gelişebilir.

Kornea Distrofileri:
Gözün bir ya da daha çok bölümünün normal saydamlığını kaybederek bulanıklaşması genellikle ailesel, bazen de sebebi bilinmeden gelişebilir. Genellikle görmeyi etkilerken bazıları rutin göz muayenelerinde saptanabilirler.

Pterigium:
Pembe renkli üçgen şeklinde dokunun kornea üzerine yürümesidir. Güneşli ortamlarda bulunan kişilerde 20-40 yaş arasında görülür. Görmeyi etkilemediği sürece cerrahi ile çıkarılması önerilmez. Tekrarlayıcı özelliği vardır.

Kornea Ülseri:
Göz açık kaldığı zaman korneada kuruluk, enfeksiyon meydana gelebilir ve kornea ülserine (ulkus kornea) sebep olur. Hatta ileri dönemlerde görme kaybı ile bile karşılaşılabilir. Risk altında olan kişiler için cerrahi yöntem ile göz aralığı daraltılabilir.

Kuru Göz:
Gözyaşının devamlı üretimi ve drenajı göz sağlığı için çok önemlidir. Gözyaşı, korneanın beslenmesini sağlar, yaraların iyileşmesini sağlar ve gözü enfeksiyonlara karşı korur. Kuru gözlü hastalarda gözyaşı üretimi azdır. Kornea yüzeyinin ıslak ve rahat tutulması mümkün olmaz. En sık belirtisi kum gibi batma veya gözde yabancı cisim hissidir. Kadınlarda özellikle menapoz sonrası daha sıktır. Kuru havalarda, çeşitli ilaç kullanımı sırasında, bağ dokusu hastalıklarında (romatoid artrit, sjögren sendromu vs.) görülebilir.

Keratokonus:
Korneanın ilerleyici incelmesi ve normal kavisini kaybederek koni şeklini alması ve normale göre öne doğru daha da uzamasıdır. Korneanın refraktif gücünü değiştirerek orta ve ağır derecede astigmatizma ve bulanık görmeye sebep olur.

17_25_49

3530_1

Hamilelik göz sağlığını nasıl etkiler?

“Hamilelik, vücutta büyük hormanal değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Göz de bundan payını alır. Hamilelikte vücudun diğer yerlerfinde olduğu gibi gözde de su tutulması meydana gelir. Gözün saydam tabakası (kornea) etkilenir, çap değişikleri olur. Bu durum kontak lens kullanımında uyumsuzluğa yol açabilir. Gözlük numarası değişebilir. Gözlük muayenesini ertelemek gerekebilir. Ayrıca göz içi basıncı azalabilir. Gebelikte gözle ilgili bir diğer sorun da göz kuruluğu gelişme riskidir. Hamile kadınlar suni gözyaşları kullanabilirler. Diyabetli kadınlarda retinada kanama ve kılcal damar bozuklukları yapan retinopati başlayabilir. Hamilelik, daha önceden var olan retinopatinin ilermesine sebep olabilir. Bu nedenle şeker hastası kadınlarda göz diplerinin ve kan şekerlerinin çok yakın takibi, gerekiyorsa tedavisinin yapılması son derece önemlidir.

Preeklamsi gebeliğin 20. haftasından sonra, genellikle ilk hamileliklerde hipertansiyonla ve idrarda protein olmasıyla birlikte görülen tehlikeli bir durumdur. Daha ileri olgularda eklampsi gelişebilmesi annenin ve bebeğin sağlığını tehdit eder. Göz dibi muayenesine bakılarak, gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Gözde kanamalar, görme siniri başında ödem meydana gelir. Bu tablo ileri hipertansif retinopatiyle benzerlik gösterir. Gebelerde kanın akışkanlığının değişmesi retinada tıkayıcı damar hastalıklarına yol açabilir. Ayrıca hipofiz adenomlarında büyümeye, görme kaybına zemin hazırlayabilir. Söz konusu gruba giren kadınların çok yakından izlenmesi gerekir”

Şeker hastası hamilelerde diyabetik retinopati riski artar mı?

“Gebelik döneminde vücutta büyüme faktörleri salınır. Çocuğun büyümesi ve gelişmesi için salınan büyüme faktörleri, retinada da anormal damarların gelişimini hızlandırır. Dolayısıyla diyabetik retinopatisi olan bir kadın hamile kalırsa hastalığı hızlanır.”

Şaşılık tedavisi için hamilelere botoks uygulanabilir mi?

“Botoks yönteminde göze bir toksin enjekte edilmektedir. Bu nedenle hamilelerde şaşılık tedavisi için botoks enjeksiyonu önerilmemektedir.”

Glokom araştırılan bir hamile, göz tomografiisi çektirebilir mi?

“Hamilelikte göz tomografisinin bilinen bir yan etkisi bildirilmemiştir. Dolayısıyla anne adayları gebelik sırasında göz tomografisi çektirebilir.”

Hamilelikte glokom damlaları, ilaçları kullanılabilir mi? Glokom tedavisinde kullanılan ilaçların anne karnındaki bebeğe bir zararı olur mu?

“Sağlıklı kadınlarda gebelik sırasında göz tansiyonu düşer. Ancak gene glokomlu hastaların üçte birinde göz tansiyonu yükselir. Gebelikte glokom ilaçlarının güvenilirliğiyle ilgili kanıtlar olgu sunumlarına ve hayvan deneylerine dayanıyor. Bu nedenle konuyla ilgili kesin araştırma sonuçları bulunmuyor. Ancak içinde düşüğe yol açabilen madde (prostaglandin) bulunan bazı göz tansiyonu damlalarının kesinlikle kullanılmaması gerekir. Bebeğin organlarının geliştiği hamileliğin ilk üç ayı özellikle riski bir dönemdir. İlk üç ayda glokom ilaçlarının kullanımından kaçınılmalıdır. Bazı göz damlalarının ikinci üç aydan itibaren kullanılabileceği belirtilmektedir. Ancak yeni doğan bebekte komplikasyonları engellemek için doğum öncesi bu tür ilaçların kesilmesi önerilmektedir.”

Hamileler glokom ameliyatı olabilir mi?

“Eğer hamilelik sırasında anne adayına glokom nedeniyle ameliyat gerekirse operasyon üçüncü aydan sonrasına ertelenmelidir. Gebeliğin ilk üç ayında glokom ameliyatı yapılmamalıdır. Hamileyken glokom operasyonu geçiren kadınlara gözdeki kanalın kapanmasını önlemek amacıyla antimetabolit ilaçların kullanılmaması gerekir.”

Hamile bir kadında travmayla ilgili katarakt gelişmesi halinde ne yapmalıdır? Gebelik katarakt ameliyatına engel teşkil eder mi?

“Aslında hamile bir kadın sırt üstü yatabiliyorsa ilk üç aydan sonra katarakt ameliyatı olabilir. Ancak görmesini engelleyecek kadar katarakt oluşmadıysa, günlük işlerini yapabiliyorsa katarakt ameliyatını doğum sonrasına ertelemek daha doğrudur. Katarakt ameliyatı için anne adayına genel anestezi vermek gerekebilir. Ayrıca ameliyat sonrasında antibiyotik kullanma gereksinimi doğabilir. Tüm bunlar anne karnındaki bebek için zararlıdır. Zorunlu olmadıkça gebelikte katarakt ameliyatı yapmamak daha doğrudur.”

gozbakimi1

Hamilelik göz kuruluğuna neden olur mu? Gebeler kontak lens kullanabilir mi?

“Hamilelikteki hormonal değişiklikler göz kuruluğuna yol açar. Özellikle androjen hormonunun azalmasına bağlı olarak göz kuruluğu belirtileri görülür. Gebelikte kontak lens kullanımı da önerilmez.”

Göz kuruluğunun tedavisinde kullanılan damlaların, suni gözyaşlarının anne karnındaki bebeğe bir zararı olur mu?

“Göz kuruluğunun tedavisi amacıyla suni gözyaşları hamilelikte de kullanılabilir. Bu ilaçların sistemik dolaşıma geçtiği çalışmalarla kanıtlansa da anne ve bebek için bilinen bir yan etkisi yoktur.”

Hamilelikte punktum tıkacı tedavisi yapılabilir mi?

“Hamilelikte, göz kuruluğunda, eğer gerekiyorsa punktum tıkacı uygulaması yapılabilir. Engelleyici bir durum yoktur.”

Hamileliğin keratokonus üzerinde nasıl bir etkisi olur?

“Hamilelik keratokonusun ilerlemesine neden olabilir. Çocuk isteyen kadın hastalara, gebeliğe bağlı olarak gözündeki sorunun ne oranda olumsuz etkileneceği anlatılır. Diğer gözü bekleyen riskler konusunda bilgi verilir. Hamile kalıp kalmayacağına kendisinin karar vermesi istenir. Ancak keratokonusun bebeğe geçme riski ise düşüktür.”

Hamilelik keratokonuslu hastaların görmesini nasıl etkiler?

“Hamilelik döneminde keratokonus hastalarının görme kalitesinde sıklıkla azalma görülür. Hastalar görme şikayeti ile doktora gelebilir. Bu dönemdeki görme azalması gebelik sonrası kısmen geri dönebilir. Ancak çoğunlukla hastaların öncesine göre daha kötü görmesi ve hastalığın bir miktar ilerlemesi söz konusudur. Tek gözünde keratokonus olan bir kadında gebelik sağlam gözü olumsuz etkilemez. Keratokonus olmayan gözde hamilelikte hastalık gelişmez.”

Gebelikte göz anjiyosu çektirilebilir mi?

“Göz anjiografisi (FFA) hamilelerde retina problemleri varsa gerekebilir. Bu durumda hayvan deneylerinde herhangi bir yan etki olduğu bildirilmemiştir. Ancak hamilelerde böyle bir çalışma yapılamadığı için yan etki konusunda bilimsel bir kanıt yoktur. Lazer cihazlarıyla yapılan non invaziv (girişimsel olmayan) incelemelerin ise herhangi bir zararı bulunmamaktadır.”

Hamileler gözdeki kırma kusurlarının tedavisi için lazerle ameliyat olabilir mi?

“Hamilelere ve süt verme dönemindeki kadınlara lazerle kırma kusurları tedavisi kesinlikle yapılmaz. Çünkü bu dönem büyüme hormonları çok aktiftir.”

Gözü lazere uygun olmayanlara önerilen fakik göz içi lensleri ya da mercek değişimi ameliyatları hamilelere yapılabilir mi?

 “Direkt bir etkisi olmadığı halde yapılmaması daha yerinde olur. Hamilelikte hormonal nedenlerle gözde değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişimler ameliyat öncesi ölçümleri etkileyebilir. Ayrıca ameliyat esnasında veya sonrasında hastaların ilaç kullanmaları gerekeceği için bu durum özellikle hamileliğin ilk üç ayında sakınca yaratabilir.

Hamile bir kadında retina dekolmanı gelişirse tedaviye yaklaşım nasıl değişir? Hamile kadınlar ameliyat olabilir mi?

“Retina dekolmanı mutlak ameliyat edilmeesi gereken bir hastalık olduğu için, ameliyat genel anestezi ile yapılabiliyorsa genel, yoksa lokal anestez ile ameliyat edilir.”
“Üveit tedavisinde kullanılan ilaçların hem göz, hem de vücut için olumsuz etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Bir diğer önemli konu da üveitin tedavisiz kaldığında körlüğe yol açma riskidir, tabii işin içine bir de bebek girdiğinde olayın daha karmaşık bir hale geldiği akıllardan çıkartılmamalıdır. Üveit tedavisinde kullanılan ilaçlar ağız veya damar yoluyla verilebilir. Bu ilaçların ciddi yan etkileri vardır. Tedavisi önemli bir yeri olan kortizon ve bağışıklık sisteminin çalışmasını etkileyen ilaçlar, annede kan hücreleri, karaciğer, böbrek gibi önemli organ ve dokuları olumsuz etkileyebilir. Kan yoluyla bebeğe de geçebilir. Ceninin gelişmesi sırasında bebekte doğumsal bozukluklara sebep olabilir. İlk üç ay özellikle tehlikelidir. Bu arada annenin herhangi bir enfeksiyon geçirmesi dahi istenmez. O nedenle ilaç kullanımında daha seçici davranmak, tedaviyi ertelemek, kadın doğum uzmanıyla konsülte etmek ya da damla-pomad şeklindeki ilaçlarla tedaviye devam etmek seçenek olabilir. Ancak göz ilaçları düşük dozda bile olsa gözden kana karışabilir. Özetle üveit varlığında ya annenin görmesi ya da bebek riske atılır. O nedenle aileyle açık konuşup tercih ona göre yapılmalıdır. Bebek düşünülüyorsa, 6 ay-1 yıl süreyle ilaçları kestikten sonra hamileliği planlamakta yarar vardır. Babanın ilaç kullanımı bile önerilmez. Tehlikeli olan ilk üç aylık hamilelik dönemden sonra, kadın doğum uzmanıyla hastayı konsülte ederek bazı ilaçları rahatlıkla vermek mümkün olabilir.”

Hamile kadınlarda gözle ilgili acil hangi sorunlar ortaya çıkabilir?

“Bir kadında gebeliğin son dönemlerinde preeklampsi denilen hipertansiyon ve ödem varsa, göz içindeki damarlarda kanamalar gelişebilir. Bu önemli bir sağlık sorunudur. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile göz hastalıkları uzmanı beraberce hastayı tedavi etmelidir.”

Kaynaklar

  • Esra Kazancıbaşı Öztekin, “Sorular ve Yanıtlarla Göz Hastalıkları: 16 Uzmandan Göz Sağlığına Dair Her Şey”, İstanbul: Sağlık Adası Yayınları, Nisan 2012. s. 321-326.
Page 7 of 32« First...56789102030...Last »