İçeriğe geç
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven Fotoğraf: Levent Özdemir

Keratokonus Blog

Göz Muayenesi İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Göz muayenesi için hangi bölüme başvurulur? Göz hastalıkları bölümünün kapsamını, randevu sürecini ve acil başvuru gerektiren belirtileri öğrenin.

Yayın tarihi
15 Ağustos 2026
Son güncelleme
24 Ağustos 2026
Okuma süresi
16 dk
Yazar
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven
İçindekiler11 bölüm
  1. 01 Göz Muayenesi İçin Hangi Bölüme Başvurulur?
  2. 02 Göz Hastalıkları Bölümü Hangi Şikâyetlere Bakar?
  3. 03 Rutin Göz Muayenesinde Hangi Kontroller Yapılır?
  4. 04 Lazer ve Göz Ameliyatı Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?
  5. 05 Hangi Göz Belirtilerinde Acile Başvurulmalıdır?
  6. 06 Çocukların Göz Muayenesi İçin Hangi Bölüme Gidilir?
  7. 07 Göz Doktoru, Optometrist ve Optisyen Arasındaki Fark Nedir?
  8. 08 Göz Muayenesi Randevusuna Nasıl Hazırlanılır?
  9. 09 Muayene Sonrasında Tetkik veya Başka Bir Bölüme Yönlendirme Gerekir mi?
  10. 10 Sık Sorulan Sorular
  11. 11 Kaynakça

Özet: Rutin göz muayenesi, görme değişiklikleri ve gözle ilgili yakınmalar için Göz Hastalıkları (oftalmoloji) bölümüne başvurulur. Gözlük ihtiyacından retina ve göz siniri sorunlarına kadar farklı durumlar aynı bölümde değerlendirilir. Ani görme kaybı, ciddi yaralanma, kimyasal temas veya şiddetli göz ağrısı rutin randevuyu beklememelidir. Çocukların göz değerlendirmesi de yaşa uygun yöntemlerle Göz Hastalıkları bölümünde yapılır.

Göz muayenesi için başvurulması gereken bölüm Göz Hastalıkları (oftalmoloji) polikliniğidir. Oftalmoloji; gözün, göz kapaklarının, gözyaşı yollarının ve görme sisteminin hastalıklarını değerlendiren tıp uzmanlığıdır. Muayenenin kapsamı kişinin yaşına, şikâyetine, kullandığı ilaçlara, mevcut hastalıklarına ve önceki göz bulgularına göre belirlenir.

Bulanık görme bazen gözlük numarasındaki değişiklikle ilişkili olabilir; ancak kornea, göz merceği, retina veya optik sinir gibi farklı yapılardan da kaynaklanabilir. Bu nedenle yalnızca şikâyete bakarak neden belirlemek uygun değildir. Özellikle ani başlayan, tek gözü etkileyen veya ağrı, ışık çakması, perde hissi ya da çift görmeyle birlikte gelişen değişikliklerde göz hekimi değerlendirmesi gerekir.

Göz Muayenesi İçin Hangi Bölüme Başvurulur?

Göz muayenesi için hastanelerde ve tıp merkezlerinde Göz Hastalıkları bölümüne başvurulur. Randevu sisteminde “Göz Hastalıkları”, “Oftalmoloji” veya “Genel Göz Polikliniği” ifadeleri görülebilir. Şikâyetin hangi alt alanla ilişkili olduğu bilinmiyorsa genel göz polikliniği uygun başlangıç noktasıdır; gerekli yönlendirmeyi muayeneyi yapan hekim gerçekleştirir.

Randevu alırken kurumun kullandığı adlandırmaya göre şu seçeneklerden biriyle karşılaşılabilir:

  • Göz Hastalıkları: Kamu ve özel sağlık kuruluşlarında yaygın kullanılan bölüm adıdır.
  • Oftalmoloji: Göz hastalıklarının tanı, takip ve tedavisiyle ilgilenen tıp dalının akademik adıdır.
  • Genel Göz Polikliniği: İlk kez değerlendirilecek yakınmalar ve rutin kontroller için kullanılabilir.
  • Kornea birimi: Kornea düzensizliği, keratokonus şüphesi, göz yüzeyi sorunları veya kornea ameliyatı takibiyle ilgilenebilir.
  • Retina birimi: Işık çakması, yeni uçuşmalar, makula sorunları ve retina hastalıklarının değerlendirilmesinde görev alabilir.
  • Glokom birimi: Göz içi basıncı, optik sinir değişiklikleri ve görme alanı bulgularını birlikte değerlendirir.
  • Şaşılık veya çocuk göz birimi: Çocukluk dönemi görsel gelişimi, şaşılık ve ambliyopi (göz tembelliği) ile ilgilenir.
  • Oküloplasti birimi: Göz kapağı, gözyaşı yolları ve göz çevresi dokularındaki sorunları değerlendirir.

Daha önce belirli bir alt birimde takip yapılmıyorsa kişinin kendi kendine hastalık adı seçerek randevu oluşturması gerekmez. Genel göz muayenesinde şikâyet dinlenir, görme değerlendirilir ve gözün ilgili yapıları incelenir. Bulgular daha ayrıntılı inceleme gerektiriyorsa uygun alt birime yönlendirme yapılabilir.

Glokom, kornea, makula ve şaşılık birimleri nasıl ayrılır?

Bulgu veya değerlendirme ihtiyacıİlgili birimÖne çıkan incelemeler
Göz içi basıncı yüksekliği veya ailede glokom öyküsüGlokomOptik sinir, görme alanı, göz içi basıncı ve kornea kalınlığı
Kornea incelmesi, düzensiz astigmatizma veya saydamlık kaybıKorneaKornea topografisi, tomografi ve gözün ön yüzeyinin incelenmesi
Yazıların eğri görünmesi veya bakılan noktanın ortasında gölgeRetinaGöz dibi ve makula (sarı nokta) değerlendirmesi
Göz kayması veya başı eğerek bakmaŞaşılık; çocuklarda çocuk göz birimiGöz hareketleri, kayma açısı, görme düzeyi ve kırma kusurları

Kornea biriminde tekrarlayan yüzey aşınmaları, enfeksiyon sonrası lekeler ve kornea ödemi de değerlendirilebilir. Gözlük numarasının sık değişmesi veya astigmatizmanın düzensizleşmesi kornea haritalamasını gerekli kılabilir.

Makula, retinanın merkezî ve ayrıntılı görmeden sorumlu bölümüdür. Makula sorunları daha çok merkezî görmeyi etkilerken glokomda çevresel görme alanı etkilenebilir. Bu ayrım, yalnız belirtilere bakarak tanı koymak için kullanılamaz.

Şaşılık birimi erişkinleri de değerlendirir. Erişkinde aniden başlayan göz kayması veya çift görme varsa rutin kontrol tarihi beklenmeden değerlendirme gerekir.

Göz hastalıkları uzmanı, tıp eğitiminin ardından göz hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi alan hekimdir. Göz muayenesi yapabilir, hastalık tanısı koyabilir, ilaç tedavisi düzenleyebilir ve gerekli durumlarda cerrahi veya girişimsel tedavi seçeneklerini değerlendirebilir. Optik mağazası ve gözlük hazırlama birimi ise tıbbi muayenenin yerine geçmez.

Göz Hastalıkları Bölümü Hangi Şikâyetlere Bakar?

Göz Hastalıkları Bölümü; görme azalması, bulanık veya çift görme, göz ağrısı, kızarıklık, batma, kuruluk, sulanma, ışık hassasiyeti ve görme alanındaki değişiklikleri değerlendirir. Bölümün kapsamına kırma kusurlarının yanı sıra kornea, retina, göz merceği, optik sinir, göz kapağı, göz kasları ve gözyaşı sistemiyle ilişkili sorunlar girer.

Başvuruyu gerektirebilecek yakınmalar şunlardır:

  • Uzağı veya yakını net görememe
  • Görüntünün gölgeli, eğri, dalgalı ya da sisli olması
  • Mevcut gözlükle önceki kadar net görememe
  • Tek veya iki gözde görme azalması
  • Gözde ağrı, yanma, batma, kaşıntı veya yabancı cisim hissi
  • Sürekli sulanma, kuruluk, çapaklanma veya tekrarlayan kızarıklık
  • Işığa bakmakta zorlanma
  • Işıkların çevresinde halkalar görme
  • Karanlıkta veya gece araç kullanırken görmenin belirgin zorlaşması
  • Yeni başlayan uçuşan noktalar, ipliksi gölgeler veya ışık çakmaları
  • Görme alanında perde, gölge veya eksik bir bölüm fark edilmesi
  • Çift görme, göz kayması veya göz hareketlerinde uyumsuzluk
  • Göz kapağında şişlik, düşüklük, içe ya da dışa dönme
  • Göz kapağında tekrarlayan arpacık benzeri oluşumlar
  • Kontakt lens kullanırken ağrı, kızarıklık veya ışık hassasiyeti
  • Diyabet, hipertansiyon ya da romatizmal hastalıklarla ilişkili göz bulguları

Yakınmanın nasıl başladığı değerlendirme açısından önemlidir. Yavaş ilerleyen bulanıklık ile saniyeler veya dakikalar içinde gelişen görme kaybı aynı biçimde ele alınmaz. Belirtinin tek gözde mi iki gözde mi olduğu, sürekli mi aralıklı mı sürdüğü, ağrı veya baş ağrısının eşlik edip etmediği hekime bildirilmelidir.

Batma ve yanma göz yüzeyiyle ilişkili olabilirken yeni başlayan ışık çakmaları ve uçuşmalar ayrıntılı retina muayenesi gerektirebilir. Çift görme göz hareketlerini yöneten kaslar, sinirler veya nörolojik sistemle ilişkili olabilir. Kaşıntı alerjik süreçlerde görülebilse de yalnızca kaşıntının varlığıyla tanı konulamaz.

Bulanık görme de tek başına belirli bir hastalığı göstermez. Miyopi (uzağı net görememe), hipermetropi (yakını net görememe), astigmatizma, kornea düzensizliği, göz merceği saydamlığındaki değişiklikler, retina sorunları ve optik sinir etkilenmesi benzer yakınmalara yol açabilir. Neden, oftalmolojik muayene ve gerekli görülen tetkiklerle ayırt edilir.

Rutin Göz Muayenesinde Hangi Kontroller Yapılır?

Rutin göz muayenesinde görme keskinliği, kırma kusurları, gözlerin hizalanması, göz bebeği tepkileri, göz içi basıncı ve gözün ön ile arka yapıları değerlendirilir. Her kişiye aynı testlerin uygulanması gerekmez. Muayenenin kapsamı yaşa, yakınmaya, aile öyküsüne, kullanılan ilaçlara ve diyabet gibi eşlik eden hastalıklara göre düzenlenir.

Temel değerlendirmeler genellikle şunları içerir:

  • Görme keskinliği değerlendirmesi: Her göz, diğeri kapatılarak ayrı ayrı kontrol edilir. 6/6 veya 20/20 ifadesi, kullanılan eşelde standart kabul edilen ayrıntının görülebildiğini belirtir. Bu sonuç gözün bütün yapılarının sağlıklı olduğunu tek başına göstermez.
  • Refraksiyon muayenesi: Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurları araştırılır. Cihazdan alınan başlangıç verisi, kişinin farklı camlarla verdiği yanıtlar ve hekimin muayenesiyle birlikte yorumlanır.
  • Yakın görme değerlendirmesi: Özellikle yakın çalışma güçlüğü, okurken bulanıklık veya yaşa bağlı yakın odaklama azalması bulunan kişilerde yapılabilir.
  • Göz hareketleri ve hizalanma: Gözlerin farklı yönlere hareketi, birlikte odaklanması ve belirgin ya da gizli kayma bulunup bulunmadığı incelenir.
  • Göz bebeği tepkileri: Göz bebeklerinin ışığa verdiği yanıt ve iki göz arasındaki farklılıklar değerlendirilir.
  • Biyomikroskop muayenesi: Göz kapakları, kirpik dipleri, gözyaşı tabakası, konjonktiva, kornea, ön kamara, iris ve doğal göz merceği büyütülerek incelenir.
  • Göz içi basıncı ölçümü: Tonometriyle elde edilen değer tek başına glokom tanısı koydurmaz. Sonuç; kornea kalınlığı, optik sinir görünümü, aile öyküsü ve gerekirse görme alanıyla birlikte değerlendirilir.
  • Göz dibi değerlendirmesi: Retina, makula (sarı nokta) ve optik sinir başı incelenir. Retina yakınması, diyabet, hipertansiyon veya glokom şüphesi varsa göz bebeğini büyüten damlalı muayene gerekebilir.
Değerlendirmeİncelenen temel özellikTek başına tanı koyar mı?
Görme keskinliğiUzak veya yakın ayrıntıları seçebilmeHayır
RefraksiyonMiyopi, hipermetropi ve astigmatizmaHayır
TonometriGöz içi basıncıHayır
BiyomikroskopiGözün ön bölümü ve göz yüzeyiBulgulara göre yorumlanır
Göz dibi muayenesiRetina, makula ve optik sinirBulgulara göre ek tetkik gerekebilir
Görme alanıMerkezi ve çevresel görme alanıHayır

Göz bebeğini büyüten damlalar kullanıldığında yakın görmede geçici bulanıklık ve ışık hassasiyeti oluşabilir. Bu etkiler sürerken araç kullanmak veya dikkat gerektiren bir makineyi çalıştırmak güvenli olmayabilir. Etkinin süresi kullanılan damlaya ve kişinin göz yapısına göre değişir.

Muayenenin sonucu yalnızca “gözlük gerekli” veya “gözlük gereksiz” biçiminde değerlendirilmez. Net görme sağlansa bile göz yüzeyi, retina ya da optik sinirle ilgili takip gerektiren bir bulgu bulunabilir. Benzer şekilde cihazda görülen bir değer, hekim değerlendirmesi olmadan hastalık anlamına gelmez.

Lazer ve Göz Ameliyatı Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Lazer veya göz ameliyatına uygunluk, Göz Hastalıkları uzmanının muayenesi ve gerekli tetkiklerle değerlendirilir. Görme sorununun nedeni, göz numarasının değişimi, korneanın şekli ve kalınlığı, göz yüzeyi, göz içi basıncı ve retina bulguları birlikte ele alınır. İlk değerlendirme ameliyat kararı anlamına gelmez; yöntem ve alternatifler bulgulara göre belirlenir.

Cerrahi değerlendirmede yalnız gözlük numarasına bakılmaz. Numaranın zaman içinde değişip değişmediği, kullanılan ilaçlar, önceki ameliyatlar ve genel sağlık durumu da dikkate alınır. Kornea topografisi veya tomografisi (korneanın şekil ve yapı incelemesi) ile kalınlık ölçümü gerekebilir.

Değerlendirilen durumİzlenebilecek yol
Miyopi, hipermetropi veya astigmatizmaRefraktif cerrahi (gözün kırma kusurunu düzeltmeye yönelik cerrahi) uygunluğunun incelenmesi
Katarakt veya göz merceğinde bulanıklıkKatarakt cerrahisi ve göz içi mercek planlaması
Keratokonus veya düzensiz korneaKornea biriminde hastalığın ve cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi
Yüksek göz numarası veya lazer için uygun olmayan yapıUygun kişilerde doğal mercek korunarak yerleştirilen fakik göz içi lens gibi alternatiflerin incelenmesi
Glokom, retina veya makula hastalığı şüphesiÖnce ilgili hastalığın değerlendirilmesi ve kontrol planının oluşturulması

Keratokonus şüphesi, belirgin göz kuruluğu veya uygun olmayan kornea yapısı varsa lazer ertelenebilir ya da başka seçenekler değerlendirilebilir. Belirli bir yaşa ulaşmış olmak tek başına uygunluk göstermez.

Karar öncesinde şu konular açıklanmalıdır:

  • İşlemin hangi nedenle düşünüldüğü
  • Olası riskler ve beklenen iyileşme süreci
  • Cerrahi dışındaki seçenekler ve diğer yöntemler
  • Kişinin görme ihtiyacının, mesleğinin ve göz sağlığının karara etkisi

Her cerrahi veya girişimsel işlemin riskleri vardır ve sonuçlar kişiden kişiye değişir. Uygun yöntem, ayrıntılı muayene ve tetkiklerin ardından belirlenir.

Hangi Göz Belirtilerinde Acile Başvurulmalıdır?

Ani görme kaybı, görüş alanında perde hissi, şiddetli göz ağrısı, kimyasal temas ve delici göz yaralanmaları acil değerlendirme gerektirir. Işık çakmalarıyla birlikte aniden artan uçuşmalar, ağrıya eşlik eden bulantı-kusma veya görme değişikliğiyle gelişen yüz-kol güçsüzlüğü de rutin poliklinik randevusu beklenmeden acil serviste değerlendirilmelidir.

Aşağıdaki belirtilerde rutin randevu beklenmemelidir:

  • Bir veya iki gözde aniden görme kaybı: Ağrı olmasa bile retina, göz damarları, optik sinir veya nörolojik sistemle ilişkili acil bir durum bulunabilir.
  • Görüş alanında perde, gölge veya karanlık bölüm: Özellikle ışık çakmaları ve yeni başlayan çok sayıda uçuşmayla birlikteyse retina yırtığı ya da retina dekolmanı olasılığı açısından değerlendirme gerekir.
  • Şiddetli göz ağrısı: Kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde renkli halkalar, baş ağrısı, bulantı veya kusmanın eşlik etmesi acil göz değerlendirmesini gerektirir.
  • Kimyasal madde teması: Göz temiz, ılık ve akan suyla en az 20 dakika yıkanmalıdır. Kontakt lens kolayca çıkıyorsa çıkarılabilir. Gözü ovuşturmak, göze baskı yapmak veya maddeyi başka bir kimyasalla nötralize etmeye çalışmak uygun değildir.
  • Delici veya yüksek hızlı yaralanma: Metal, cam ya da benzeri bir cisim göze saplandıysa çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Göze baskı uygulanmamalı ve kişi acil servise güvenli biçimde ulaştırılmalıdır.
  • Görme değişikliğiyle birlikte nörolojik bulgular: Yüzde kayma, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, dengesizlik ya da ani ve şiddetli baş ağrısı varsa acil yardım istenmelidir.
  • Kontakt lens kullanırken belirgin ağrı: Ağrıya kızarıklık, akıntı, bulanık görme veya ışık hassasiyeti eşlik ediyorsa lens çıkarılmalı ve aynı gün değerlendirme sağlanmalıdır.
  • Ameliyat veya göz içi enjeksiyonundan sonra kötüleşme: Artan ağrı, belirgin kızarıklık, görmede azalma veya yoğun akıntı acil kontrol gerektirir.
  • Göze sert darbe: Görme azalması, çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık, göz bebeği biçiminde değişiklik veya göz çevresinde belirgin şişlik varsa acil değerlendirme gerekir.

Kimyasal temasta yıkama, sağlık kuruluşuna ulaşana kadar yapılacak ilk müdahaledir; göz muayenesinin yerini tutmaz. Temas eden maddenin ambalajı güvenli biçimde alınabiliyorsa sağlık ekibine gösterilebilir. Ancak ambalaj aramak için gözün yıkanması geciktirilmemelidir.

Belirti tek gözde ortaya çıksa, kısa süre içinde düzelse veya ağrı yapmasa bile ciddi bir durum dışlanmış sayılmaz. Görmesi etkilenen kişi kendi aracıyla yola çıkmamalıdır. Acil servise güvenli ulaşım sağlanmalı; nihai değerlendirme göz muayenesi ve gerekli tetkiklerden sonra yapılmalıdır.

Çocukların Göz Muayenesi İçin Hangi Bölüme Gidilir?

Çocukların göz muayenesi için Göz Hastalıkları Bölümüne, mümkünse çocuk göz hastalıkları alanında çalışan bir oftalmoloğa başvurulur. Bebekler ve küçük çocuklar şikâyetlerini tarif edemese de muayene yapılabilir. Değerlendirmede göz yapıları, gözlerin hizalanması, kırma kusurları, göz hareketleri ve yaşa uygun görsel gelişim birlikte incelenir.

Çocukluk dönemindeki görme taraması, ayrıntılı göz muayenesiyle aynı değildir. Tarama belirgin bir risk veya farklılık bulunup bulunmadığını fark etmeye yardımcı olur. Şüpheli sonuç alınması, kesin hastalık tanısı anlamına gelmez; göz hastalıkları uzmanının muayenesini gerektirir. Taramanın olağan görünmesi de devam eden bir şikâyeti dışlamaz.

Çocuk göz doktoru ayrı bir uzmanlık mı?

“Çocuk göz doktoru”, çocuk hastaları değerlendiren Göz Hastalıkları uzmanı için kullanılan ifadedir. Pediatrik oftalmoloji (çocuk göz hastalıkları), bebek ve çocukların görsel gelişimine ve göz hastalıklarına odaklanan çalışma alanıdır; hekimin uzmanlık unvanı Göz Hastalıkları Uzmanıdır. Bölüm listesinde ayrı bir çocuk göz seçeneği bulunmaması, çocuğun muayene edilemeyeceği anlamına gelmez.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları hekimi genel gelişimi değerlendirir ve gerektiğinde yönlendirme yapar; ayrıntılı göz muayenesini göz hastalıkları uzmanı gerçekleştirir. Diyabet veya romatizmal hastalık gibi genel bir hastalık varsa göz takibi ilgili çocuk hekimiyle birlikte yürütülebilir.

Bebeklerde ilk değerlendirme ve takip zamanları hakkında yenidoğan bebeklerde göz muayenesi sayfasında bilgi bulunabilir.

Çocuklarda değerlendirme gerektiren bulgular

Şu durumlarda planlı tarama veya kontrol zamanı beklenmemelidir:

  • Gözde sürekli veya aralıklı kayma
  • Bir gözün sık sık kapatılması
  • Başın belirli bir yöne eğilerek bakılması
  • Gözlerde titreme veya olağan dışı hareket
  • Televizyona, kitaba ya da ekrana belirgin biçimde yaklaşma
  • Sık göz kırpma veya gözleri sürekli ovuşturma
  • Işığa belirgin hassasiyet
  • Göz bebeğinde beyaz, gri veya mat görünüm
  • Fotoğraflarda iki göz arasında tekrarlayan yansıma farklılığı
  • Okurken satır atlama veya yazıyı parmakla takip etme ihtiyacı
  • Tahtayı görmekte zorlanma
  • Yakın çalışmayla tekrarlayan baş ağrısı
  • Erken doğum öyküsü
  • Ailede çocukluk çağı göz hastalığı, şaşılık veya yüksek göz numarası bulunması

Muayene için çocuğun harfleri bilmesi veya konuşabiliyor olması şart değildir. Bebeklerde ışığa yönelme, nesneyi takip etme, göz hareketleri, gözlerin hizalanması ve kırmızı refle değerlendirilebilir. Daha büyük çocuklarda şekil, sembol veya harf eşelleri kullanılabilir. Her gözün ayrı değerlendirilmesi önemlidir; çocuk iki gözü açıkken bir gözündeki görme azalmasını fark etmeyebilir.

Gerekli görülürse göz bebeğini büyüten damlalarla sikloplejik refraksiyon yapılır. Bu değerlendirme, gözün odaklama gücünün ölçümü etkilemesini azaltarak hipermetropi, miyopi ve astigmatizma hakkında daha güvenilir klinik bilgi sağlar. Damla sonrasında geçici yakın görme bulanıklığı ve ışık hassasiyeti gelişebilir.

Şaşılık ile ambliyopi aynı durum değildir. Şaşılık gözlerin aynı hedefe birlikte yönelmemesidir; ambliyopi ise görsel gelişim döneminde bir gözün beklenen görme düzeyine ulaşamamasıdır. Birlikte bulunabilirler, ancak biri olmadan diğeri de görülebilir. Bu nedenle “çocuk henüz küçük, muayene olamaz” düşüncesiyle değerlendirmeyi ertelemek uygun değildir.

Göz Doktoru, Optometrist ve Optisyen Arasındaki Fark Nedir?

Göz doktoru, göz hastalıklarını değerlendiren ve tedavi planlayabilen tıp uzmanıdır. Optometristin görev ve yetkileri ülkelere göre değişir; optisyen ise hekim reçetesine uygun gözlük camı ve çerçeveyi hazırlar. Türkiye’de görme azalması, göz ağrısı, şaşılık veya hastalık şüphesinde başvurulması gereken sağlık profesyoneli göz hastalıkları uzmanıdır.

Bu unvanların eğitimleri ve görev kapsamları aynı değildir:

  • Göz doktoru veya oftalmolog: Tıp eğitiminin ardından göz hastalıkları alanında uzmanlaşır. Muayene yapabilir, tanı koyabilir, ilaç reçete edebilir ve gerekli durumlarda cerrahi ya da girişimsel tedavileri planlayabilir.
  • Optometrist: Bazı ülkelerde kırma kusurlarını ve temel görme işlevlerini değerlendirir; yetkili olduğu sistemlerde gözlük veya kontakt lens reçetesi düzenleyebilir. Eğitim ve yetki kapsamı ülkenin mevzuatına göre değişir.
  • Optisyen: Hekim tarafından düzenlenen reçeteye göre gözlük camı ve çerçeve seçimine yardımcı olur. Gözlüğün hazırlanmasını ve yüze uyarlanmasını sağlar. Hastalık tanısı koymaz, ilaç yazmaz ve tıbbi göz muayenesi yapmaz.
MeslekTemel göreviHastalık tanısı koyabilir mi?Tedavi veya ilaç düzenleyebilir mi?
Göz doktoruGöz sağlığını değerlendirmek, tanı ve tedaviyi planlamakEvetEvet
OptometristYetkili olduğu ülkelerde görme ve kırma kusurlarını değerlendirmekYetkisi ülkeye göre değişirYetkisi ülkeye göre değişir
OptisyenReçeteli gözlük ve optik ürünleri hazırlamakHayırHayır

Gözlük camının bulanıklığı azaltması, bulanıklığın nedeninin yalnızca kırma kusuru olduğunu göstermez. Kornea, göz merceği, retina veya optik sinirle ilgili bazı değişiklikler de görme kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle yeni başlayan ya da ilerleyen görme değişikliğinde yalnızca gözlük değiştirmek yerine göz muayenesi yapılması önerilir.

Kontakt lens kullanımı da göz yüzeyinin değerlendirilmesini gerektirebilir. Uygun olmayan kullanım süresi, lensle uyuma, hijyen sorunları veya ağrıya rağmen lens kullanmayı sürdürme kornea açısından risk oluşturabilir. Ağrı, kızarıklık, akıntı veya ışık hassasiyeti varsa lens çıkarılmalı ve göz hekimi değerlendirmesi alınmalıdır.

Göz Muayenesi Randevusuna Nasıl Hazırlanılır?

Göz muayenesine hazırlanırken kullanılan ilaçların listesi, mevcut gözlük veya kontakt lensler ve önceki tetkik sonuçları beraber götürülmelidir. Şikâyetin başlangıç zamanı, etkilenen göz ve yakınmayı artıran koşullar not edilebilir. Göz bebeğini büyüten damla uygulanabileceği için güneş gözlüğü bulundurmak ve dönüş ulaşımını önceden planlamak yararlıdır.

Randevu öncesinde şu hazırlıklar muayeneyi kolaylaştırabilir:

  • Reçeteli ve reçetesiz ilaçlar ile kullanılan göz damlalarının adlarını not edin.
  • Mevcut gözlükleri, kontakt lensleri ve varsa eski gözlük reçetelerini getirin.
  • Önceki kornea topografisi, görme alanı, optik koherens tomografi ve göz dibi görüntülerini hazır bulundurun.
  • Geçirilmiş göz ameliyatlarını, yaralanmaları ve lazer işlemlerini hekime bildirin.
  • Diyabet, hipertansiyon, romatizmal hastalık, migren ve alerji gibi sağlık bilgilerini paylaşın.
  • Ailede glokom, retina hastalığı, keratokonus veya çocukluk çağı göz hastalığı bulunup bulunmadığını belirtin.
  • Şikâyetin ne zaman başladığını ve giderek artıp artmadığını kaydedin.
  • Yakınmanın tek gözde mi iki gözde mi olduğunu mümkünse önceden kontrol edin.
  • Belirtinin ekran kullanımı, yakın çalışma, karanlık ortam veya kontakt lens kullanımıyla değişip değişmediğini not edin.
  • Hekim önermedikçe ilaçları veya göz damlalarını kendiliğinizden bırakmayın.

Kontakt lenslerin bazı kornea ölçümlerini geçici olarak etkileyebilmesi nedeniyle muayeneden önce çıkarılması istenebilir. Gerekli süre; lensin türüne, kullanım biçimine ve yapılacak incelemeye göre değişir. Bu nedenle genel bir süre uygulamak yerine randevu alınan sağlık kuruluşundan bilgi istenmelidir.

Göz bebeğini büyüten damlaların ardından yakın görme bulanıklığı ve ışık hassasiyeti birkaç saat sürebilir; bazı kişilerde etki daha uzun devam edebilir. Bu sırada telefon ekranını okumak, yakın çalışma yapmak veya araç kullanmak zorlaşabilir. Güneş gözlüğü dış ortamda rahatlık sağlayabilir, ancak damlanın etkisini ortadan kaldırmaz.

Muayene günü göz makyajı yapılmaması, özellikle göz yüzeyi, kirpik dipleri veya göz kapağıyla ilgili yakınmalarda incelemeyi kolaylaştırabilir. Gözde akıntı ya da kabuklanma varsa bölgeyi tahriş edecek biçimde ovalamamak gerekir. Ani görme kaybı, kimyasal temas veya ciddi yaralanma varsa hazırlık yapmak için beklenmemeli; acil değerlendirmeye başvurulmalıdır.

Muayene Sonrasında Tetkik veya Başka Bir Bölüme Yönlendirme Gerekir mi?

Göz muayenesindeki bulgulara göre ek tetkik veya başka bir tıp bölümünde değerlendirme gerekebilir. Göz hekimi retina, kornea, optik sinir ya da göz içi basıncıyla ilgili bulguları ayrıntılandırmak için görüntüleme ve işlev testleri isteyebilir. Göz bulgusunun sistemik veya nörolojik bir durumla ilişkili olabileceği düşünülürse ilgili bölüme yönlendirme yapılır.

Her muayenenin sonunda ileri inceleme istenmez. Ek tetkik kararı; şikâyetin başlangıç biçimine, görme düzeyine, muayene bulgularına, kullanılan ilaçlara, aile öyküsüne ve bilinen hastalıklara göre verilir. Bir testin istenmesi hastalık tanısının kesinleştiği anlamına gelmez.

İstenebilecek incelemeler arasında şunlar bulunur:

  • Optik koherens tomografi: Retina tabakalarını, makulayı veya optik siniri kesitsel görüntülerle değerlendirir.
  • Görme alanı testi: Merkezi ve çevresel görme alanındaki duyarlılık değişikliklerini inceler. Glokom veya görme yollarını etkileyen durumların değerlendirilmesinde kullanılabilir.
  • Kornea topografisi veya tomografisi: Korneanın eğrilik, kalınlık ve şekil özelliklerini değerlendirir. Keratokonus şüphesinde veya korneaya yönelik cerrahi planlamada istenebilir.
  • Pakimetri: Kornea kalınlığını ölçer ve göz içi basıncı sonucunun yorumlanmasına katkıda bulunur.
  • Göz dibi görüntüleme: Retina, damarlar, makula ve optik sinirdeki bulguların kaydedilmesini ve izlenmesini sağlar.
  • Anjiyografik incelemeler: Retina ve koroid damarlarının ayrıntılı değerlendirilmesi gereken belirli durumlarda kullanılabilir. İşlem öncesinde uygulanacak madde ve olası riskler hakkında kişiye bilgi verilir.
  • Ultrasonografi: Gözün iç yapıları kanama, yoğun mercek bulanıklığı veya başka bir nedenle doğrudan görülemediğinde yardımcı olabilir.
  • Elektrofizyolojik testler: Retina ve görme yollarının elektriksel yanıtlarını değerlendirmek amacıyla seçilmiş durumlarda kullanılabilir.
  • Renk görme ve kontrast değerlendirmeleri: Optik sinir veya retina işlevi hakkında ek bilgi gerektiğinde uygulanabilir.

Göz içi basıncı birçok erişkinde yaklaşık 10–21 mmHg aralığında bulunabilir. Bununla birlikte bu aralık mutlak bir hastalık sınırı değildir. Basıncın bu aralıkta olması glokomu dışlamaz; daha yüksek bir değer de tek başına glokom tanısı koydurmaz. Kornea kalınlığı, optik sinir görünümü, görme alanı ve takipteki değişim birlikte değerlendirilir.

Göz bulguları bazen yalnızca göze ait bir süreçten kaynaklanmaz. Hekim gerekli görürse şu bölümlere yönlendirme yapabilir:

  • Çift görme, görme alanı kaybı, optik sinir bulguları, göz hareketlerinde kısıtlılık veya sinir sistemiyle ilişkili olabileceği düşünülen kapak düşüklüğünde nöroloji
  • Diyabetle ilişkili retina değişikliklerinde iç hastalıkları veya endokrinoloji; tiroidle ilişkili olabilecek gözlerin öne çıkması, kapaklarda çekilme veya çift görmede endokrinoloji
  • Tekrarlayan göz içi iltihabı veya bağ dokusu hastalığı şüphesinde iç hastalıkları veya romatoloji; ağız kuruluğu, eklem ağrısı ve döküntü gibi eşlik eden yakınmalar da değerlendirmede dikkate alınır
  • Tansiyonla ilişkili damar bulgularında kardiyoloji veya iç hastalıkları
  • Göz çevresi travması ve kemik yapı hasarında acil tıp veya ilgili cerrahi bölüm
  • Göz kapağı ya da göz çevresi dokularıyla ilişkili seçilmiş durumlarda oküloplasti veya ilgili cerrahi branş
  • Yüz siniri etkilenmesi ve göz kapağını tam kapatamamada nöroloji veya Kulak Burun Boğaz; gözün açık kalmasına bağlı kornea kuruluğu ve yüzey hasarı açısından Göz Hastalıkları
  • Bebek ve çocuklarda göz bulgularına gelişimsel, metabolik veya nörolojik sorunların eşlik etmesi durumunda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Ani görme kaybı, yeni gelişen yüzde kayma, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük ya da bilinç değişikliğinden herhangi biri varsa poliklinik yönlendirmesi beklenmeden acil değerlendirme gerekir.

Yönlendirme, belirli bir hastalığın kesin olarak bulunduğunu göstermez. Amaç, gözde görülen bulgunun kaynağını açıklığa kavuşturmak ve gerektiğinde farklı uzmanlık alanlarının değerlendirmesini bir araya getirmektir. Tetkik sonuçları da tek başına değil, şikâyet ve muayene bulgularıyla birlikte yorumlanır.

Sık Sorulan Sorular

Göz muayenesiyle ilgili sık sorular çoğunlukla doğru bölümün seçilmesi, acil belirtilerin ayırt edilmesi ve randevuya hazırlık üzerinde yoğunlaşır. Genel kural, rutin yakınmalarda Göz Hastalıkları bölümüne başvurmak; ani görme kaybı, şiddetli ağrı, kimyasal temas, ciddi travma veya nörolojik bulgu varsa rutin randevu yerine acil değerlendirme almaktır.

Göz muayenesi için hangi bölümden randevu alınır?

Göz muayenesi için Göz Hastalıkları bölümünden randevu alınır. Şikâyetin kornea, retina, glokom veya başka bir alt alanla ilişkili olduğu bilinmiyorsa Genel Göz Polikliniği seçilebilir. Muayeneyi yapan göz hastalıkları uzmanı, bulgulara göre gerekli alt birim yönlendirmesini planlar.

Göz hastalıkları doktoruna ne ad verilir?

Göz hastalıkları doktoruna oftalmolog veya göz hastalıkları uzmanı denir. Oftalmolog, tıp eğitiminin ardından göz hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almış hekimdir. Göz hastalıklarını değerlendirebilir, tanı koyabilir, ilaç tedavisi düzenleyebilir ve gerekli durumlarda cerrahi ya da girişimsel seçenekleri planlayabilir.

Bulanık görme için hangi bölüme gidilir?

Bulanık görme için Göz Hastalıkları bölümüne başvurulur. Bulanıklık kırma kusurlarından kornea, göz merceği, retina veya optik sinir sorunlarına kadar farklı nedenlerle gelişebilir. Ani başlayan, tek gözü etkileyen ya da ışık çakması, perde hissi, ağrı veya nörolojik belirtiyle birlikte görülen bulanıklık acil değerlendirme gerektirir.

Göz ağrısı için polikliniğe mi, acile mi başvurulmalıdır?

Hafif, uzun süredir devam eden ve görmeyi etkilemeyen yakınmalarda Göz Hastalıkları polikliniğine başvurulabilir. Ani veya şiddetli ağrı; görme azalması, yoğun kızarıklık, bulantı, kusma, travma, ışık hassasiyeti ya da kimyasal temasla birlikteyse acil değerlendirme gerekir. Kimyasal temasta göz akan suyla yıkanırken acil yardım planlanmalıdır.

Baş ağrısı ve göz yorgunluğu için hangi doktora gidilir?

Baş ağrısına bulanık görme, göz yorgunluğu veya yakın çalışmada zorlanma eşlik ediyorsa ilk değerlendirme Göz Hastalıkları uzmanı tarafından yapılabilir. Gözle ilgili bir neden saptanmazsa aile hekimi, nöroloji veya başka bir bölüme yönlendirme yapılabilir. Ani ve çok şiddetli baş ağrısında, görme kaybında veya güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gibi belirtilerde acile başvurulmalıdır.

Çocuklarda göz muayenesi kaç yaşında başlamalıdır?

Çocukların göz değerlendirmesi doğumdan itibaren yapılan kontrollerle başlar ve görsel gelişim boyunca sürer. Muayene zamanı çocuğun yaşı, gelişimi, aile öyküsü ve mevcut bulgularına göre planlanır. Şaşılık, göz bebeğinde beyazlık, göz titremesi, nesnelere aşırı yaklaşma veya iki göz arasında davranış farkı varsa belirli bir yaşı beklemeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Göz muayenesine giderken gözlük ve kontakt lens götürülmeli midir?

Evet. Kullanılan gözlükler, kontakt lensler, önceki reçeteler ve varsa eski göz tetkikleri muayeneye götürülmelidir. Kontakt lenslerin ne zaman çıkarılacağı yapılacak incelemeye ve lens türüne göre değişebilir; randevu öncesinde sağlık kuruluşuna sorulmalıdır. Hekim önermedikçe kullanılan ilaçlar veya göz damlaları kendiliğinden bırakılmamalıdır.

Göz bozukluğu vertigo yapar mı?

Görme kusurları ve iki gözün uyum sorunları baş dönmesi veya dengesizlik hissine katkıda bulunabilir. Ancak vertigo (kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissetmesi) yalnızca göz bozukluğuna bağlanmamalıdır. Belirtilere göre Göz Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz veya Nöroloji değerlendirmesi gerekebilir.

Haşimato gözü etkiler mi?

Haşimato tiroiditi bulunan kişilerde göz kuruluğu, kapak şişliği veya göz çevresinde rahatsızlık görülebilir; bu yakınmaların nedeni yalnız tanıya bakılarak belirlenemez. Tiroid göz hastalığı daha çok Graves hastalığıyla ilişkilidir. Gözlerin öne çıkması veya çift görme gibi bulgular Göz Hastalıkları ve Endokrinoloji tarafından değerlendirilir. Ani görme kaybı veya şiddetli göz ağrısı varsa beklemeden acil değerlendirme gerekir.

Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı yerine geçmez. Belirtilerin kişisel değerlendirmesi için göz hastalıkları uzmanı muayenesi önerilir; acil belirtilerde rutin randevu beklenmemelidir.

Kaynakça

  • PMID 31609835 — Referral Patterns in Neuro-Ophthalmology
  • PMID 27701774 — Thyroid eye disease: a review (2017)
  • PMID 25857657 — Bell’s palsy: aetiology, clinical features and multidisciplinary care (2015)
  • PMID 34496780 — Vision screening in newborns and early childhood (2021)

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Yazar

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Göz Hastalıkları Uzmanı · Keratokonus, Lazer & Katarakt Cerrahisi

Belirtileriniz için kişiye özel değerlendirme — muayene ile netleştirin.