Keratokonusta Neden
Doç. Dr.Efekan Coşkunseven?

Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, 1996 (Mayıs)-2023(Aralık) yılları arasında 28 yıl Dünya Göz Hastanesinde Göz Hastalıkları Uzmanı, 2003-2023 yılları arasında Refraktif Cerrahi ve Keratokonus Tanı ve Tedavi Merkezi Bölüm Başkanlığı görevini sürdürdü.

1998 yılında Türkiyenin ilk INTACS (Intracorneal Halka) sertifikalı doktorudur.

2004 yılında Türkiyedeki ilk INTRALASE FEMTOSANİYE LAZER HALKA takma operasyonunu gerçekleştirdi.

Türkiye'deki ilk KORNEAL ÇAPRAZ BAĞLANMA (CCL) operasyonunu da 2004 yılında Dr.Efekan  Coşkunseven gerçekleştirdi. Aynı yıl Türkiye'nin ilk KERATOKONUS TANI VE TEDAVİ MERKEZİ ni kurdu.

2009 yılında CCL sonrası TOPOLASER tedavilerine başlamıştır.

2010 yılında Amerikan Refraktif Cerrahi Kongresi (ASCRS)'nde keratokonus, CCL ve TopoLaser üçlü terapi kombinasyon çalışması ile ödül aldı.

2023 ESCRS(Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Toplantısı) da Uluslararası Kornea içi halka tedavisi toplantısına başkanlık yaptı.

Keratokonusta intrakorneal halka segmenti için patenti bulunmaktadır. Kornea içi halka uygulamaları ve Fakik göz içi kontakt lensler konusunda uluslararası sertifikalı doktor eğitimcisidir. ESCRS toplantısında 500 TICL Ödülü, 2016 yılında Evo Visian 1000 TICL Ödülü, 2017 yılında Evo Visian ICL Ambassador Ödülü ve Evo Visian Üstünlük Ödülü, 2022 yılında Evo Visian Bilimsel Yayınlara Bölgesel Katkı Ödülü sahibidir.

ICRS, CCL, TopoLaser, Keratokonus ve Fakik göz içi lens kombinasyonları ile ilgili çalışmaları ve uygulamaları birçok uluslararası kongre ve akademik dergide kabul görmüştür.

 

Keratokonus, Katarakt ve Refraktif Cerrahi ve Keratokonus konularında150 nin üzerinde uluslararası yayını, 5 kitap ta yazarlık ,canlı cerrahi seanslarında konuşmacılık, cerrahlık, eğitimcilik, uluslararası toplantılarda oturum başkanlığı, uluslararası dergilerde eleştirmen, editörlük gibi birçok görevde bulunmuştur. 

Keratokonusta
Neden Doç. Dr.Efekan Coşkunseven?

Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, 1996 (Mayıs)-2023(Aralık) yılları arasında 28 yıl Dünya Göz Hastanesinde Göz Hastalıkları Uzmanı, 2003-2023 yılları arasında Refraktif Cerrahi ve Keratokonus Tanı ve Tedavi Merkezi Bölüm Başkanlığı görevini sürdürdü.

1998 yılında Türkiyenin ilk INTACS (Intracorneal Halka) sertifikalı doktorudur.

2004 yılında Türkiyedeki ilk INTRALASE FEMTOSANİYE LAZER HALKA takma operasyonunu gerçekleştirdi.

Türkiye'deki ilk KORNEAL ÇAPRAZ BAĞLANMA (CCL) operasyonunu da 2004 yılında Dr.Efekan  Coşkunseven gerçekleştirdi. Aynı yıl Türkiye'nin ilk KERATOKONUS TANI VE TEDAVİ MERKEZİ ni kurdu.

2009 yılında CCL sonrası TOPOLASER tedavilerine başlamıştır.

2010 yılında Amerikan Refraktif Cerrahi Kongresi (ASCRS)'nde keratokonus, CCL ve TopoLaser üçlü terapi kombinasyon çalışması ile ödül aldı.

2023 ESCRS(Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Toplantısı) da Uluslararası Kornea içi halka tedavisi toplantısına başkanlık yaptı.

Keratokonusta intrakorneal halka segmenti için patenti bulunmaktadır. Kornea içi halka uygulamaları ve Fakik göz içi kontakt lensler konusunda uluslararası sertifikalı doktor eğitimcisidir. ESCRS toplantısında 500 TICL Ödülü, 2016 yılında Evo Visian 1000 TICL Ödülü, 2017 yılında Evo Visian ICL Ambassador Ödülü ve Evo Visian Üstünlük Ödülü, 2022 yılında Evo Visian Bilimsel Yayınlara Bölgesel Katkı Ödülü sahibidir.

ICRS, CCL, TopoLaser, Keratokonus ve Fakik göz içi lens kombinasyonları ile ilgili çalışmaları ve uygulamaları birçok uluslararası kongre ve akademik dergide kabul görmüştür.

 

Keratokonus, Katarakt ve Refraktif Cerrahi ve Keratokonus konularında150 nin üzerinde uluslararası yayını, 5 kitap ta yazarlık ,canlı cerrahi seanslarında konuşmacılık, cerrahlık, eğitimcilik, uluslararası toplantılarda oturum başkanlığı, uluslararası dergilerde eleştirmen, editörlük gibi birçok görevde bulunmuştur. 

Keratokonus Videoları

Keratokonus Hastalığında
Erken Teşhisin Önemi
Nedir?

Keratokonus Hastalığında
Düzenli Göz Muayenesinin
Önemi Nedir?

Keratokonusun İleri Seviyeye
Ulaşmaması İçin
Alınabilecek Önlemler
Nelerdir?

Keratokonusun Neden
Olduğu Problemler
Nelerdir?

Keratokonus Tedavisi

Keratokonus, korneanın (gözün en dıştaki saydam tabakası) zamanla incelerek konik bir şekil almasına neden olan ilerleyici bir göz hastalığıdır. Korneanın bu anormal şekli, ışığın düzgün şekilde kırılmasını engeller ve net bir görme sağlanamaz. Keratokonus genellikle genç yaşlarda başlar ve hastalığın ilerleme hızı kişiden kişiye değişir.

Korneanın incelmesi ve şekil bozukluğu, miyopi ve astigmatizma gibi görme bozukluklarına neden olur.

Hastalık ilerledikçe gözlük ya da normal yumuşak kontakt lenslerle görme düzelmeyebilir.

Keratokonus, çoğunlukla her iki gözü etkiler, ancak şiddeti bir gözde

diğerine göre daha fazla olabilir.

Korneal Kollajen Çapraz Bağlama (Cross-Linking - CXL)

Görme Rehabilitasyonu: Özel Kontakt Lensler

Kornea İçi Halka (Intacs / Keraring)

Kornea Nakli (Keratoplasti)

Keratokonus Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tanı Yöntemleri

Keratokonus, korneanın zamanla incelip öne doğru sivrileşmesiyle ortaya çıkan ilerleyici bir göz hastalığıdır. Genellikle genç yaşlarda başlayan bu durum, görme kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir. Bu sayfada, keratokonusun tanımı, belirtileri, nedenleri ve tanı yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler bulabilir; erken teşhisin neden bu kadar önemli olduğunu öğrenebilirsiniz.

1. Keratokonus Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tanı Yöntemleri

Keratokonus, korneanın (gözün en dış tabakası olan saydam doku) normal kubbe şeklini kaybederek zamanla öne doğru konik bir biçim almasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir göz hastalığıdır. Bu yapısal değişim, ışığın retina üzerinde düzgün odaklanmasını engeller ve bulanık, dalgalı veya çift görmeye yol açar.

Genellikle ergenlik çağında veya erken yetişkinlik döneminde başlar, yavaş ilerler ve her iki gözü etkiler; ancak şiddeti bir gözde daha fazla olabilir. İlerleyen evrelerde gözlük veya standart yumuşak lenslerle net görme sağlanamayabilir.

Belirtiler

Keratokonusun erken dönemde fark edilmesi zordur, çünkü başlangıçta sadece hafif görme bulanıklığı yapar. Ancak zamanla aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar:

01

Bulanık veya dalgalı görme:

Korneanın düzensiz şekli, ışığın retina üzerine farklı açılardan kırılmasına neden olur.

02

Işık Hassasiyeti:

Geceleri araç farı veya sokak lambası gibi parlak ışıklar etrafında “haleler” görülmesi yaygındır.

03

Sık Gözlük Değiştirme İhtiyacı:

Miyopi veya astigmatizma değerleri sık sık değişebilir.

04

Görme Kalitesinde Dalgalanmalar:

Sabah ve akşam saatlerinde görüş keskinliği farklılaşabilir.

Keratokonusun Tanı Yöntemleri

Keratokonusun erken teşhisi, hastalığın ilerlemesini durdurmak açısından kritik öneme sahiptir. Günümüzde kullanılan başlıca tanı yöntemleri şunlardır:

Kornea topografisi: Korneanın yüzey haritasını çıkararak düzensizlikleri milimetrik olarak tespit eder.

Kornea pakimetresi: Korneanın kalınlığını ölçer, incelme derecesini belirler.

Slit-lamp muayenesi: Göz doktoru korneayı mikroskop altında inceleyerek yapısal değişiklikleri değerlendirir.

Kornea tomografisi (Scheimpflug/Pentacam): Korneanın ön ve arka yüzeyini üç boyutlu olarak analiz eder.

Erken evre keratokonus, rutin göz muayenelerinde fark edilmeyebilir. Bu nedenle görme bozukluğu yaşayan genç bireylerde kornea topografisi yapılması önerilir.

Erken Teşhisin Önemi

Keratokonus ilerleyici bir hastalık olsa da, erken dönemde teşhis edilirse ilerlemesi durdurulabilir. Özellikle “korneal çapraz bağlama (cross-linking)” yöntemi, kornea dokusunu güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmada etkili bir tedavi seçeneğidir.

İleri evrelerde sert kontakt lensler, korneal halka (intacs) veya kornea nakli gerekebilir. Bu nedenle erken tanı ve düzenli göz muayeneleri, görme kaybını önlemenin en etkili yoludur.

2. Keratokonus Tedavi Seçenekleri

Hastalığın erken teşhisi, görme kaybını önlemede önemli rol oynar. Keratokonusun tedavisinde kullanılan yöntemler, hastalığın ilerleme aşamasına ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Erken aşamalarda gözlük veya kontakt lensler kullanılabilirken, ilerleyen aşamalarda cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavinin amacı, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastanın görme kalitesini artırmaktır.

 

1.Gözlük ve Kontakt Lens

  • Gözlük: Keratokonusun erken evrelerinde hastalar genellikle gözlük ile iyi bir görme sağlayabilirler. Ancak hastalık ilerledikçe kornea yüzeyindeki düzensizlik arttığı için gözlük yeterli olmaz.

  • Kontakt Lensler:Keratokonusta görmeyi düzeltmek için ilk tercih genelde kontakt lens olur. Hastalığın durumuna göre ve hastanın göz yapısına göre farklı lensler tercih edilebilir. Gaz geçirgen sert kontakt lensler, hibrid kontakt lensler,skleral kontakt lensler ve keratokonus için kullanılan özel yumuşak silikon hidrojel kontakt lensler kullanılır.Bu lensler kornea yüzeyindeki düzensizlikleri azaltarak görmeyi iyileştirmeye yardımcı olur. Hasta ile birlikte uzun bir muayene süreciyle denenerek uygun lense karar verilir. 

 

2. Kornea Çapraz Bağlama (Cross-Linking)

  • Bu tedavi, korneanın yapısal dayanıklılığını artırmak amacıyla uygulanır. Riboflavin (B2 vitamini) damlatılarak ve ultraviyole (UV-A) ışığıyla korneanın çapraz bağları güçlendirilir. Çapraz bağlama işlemi, keratokonusun ilerlemesini durdurmaya yönelik en etkili yöntemdir.

  • Avantajları: Özellikle erken evrede hastalığın ilerlemesini durdurabilir. Görme kalitesinde hafif iyileşme sağlanabilir.

 

3. Kornea İçi Halka (İntrakorneal Ring) Segmentleri ve Cairs (Keranatural)Tedavileri:

a)İntra Corneal Ring (ICR): Keratokonusun orta evrelerinde, kornea içine halka (INTACS veya Keraring gibi) yerleştirilebilir. Bu halkalar, korneanın şeklinin düzelmesine ve daha simetrik bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur, böylece görme kalitesini artırabilir.

  • Avantajları: Korneanın merkezini koruyarak, lens veya gözlükle daha iyi bir görüş sağlayabilir. Çoğu hasta için geri döndürülebilir bir işlemdir.   

b) Cairs Segmentleri (Keranatural): CAIRS segmentleri insan donör kornealarından elde edilir ve hazırlanmaları cerrahın tercihine ve mevcut kaynaklara bağlı olarak değişebilir. İki ana kaynak ve hazırlık yolu vardır:

  1. Özel göz bankalarından önceden paketlenmiş segmentler: Lions VisionGift gibi göz bankaları, kullanıma hazır olarak gelen önceden kesilmiş, sterilize edilmiş stromal segmentler (örneğin, KeraNatural®) sunmaktadır. Bu raf ömrü uzun implantlar, ameliyat içi özelleştirme ihtiyacını ortadan kaldırır ve greft kalitesindeki değişkenliği azaltır.
  2. Özel olarak hazırlanmış donör doku: Göz bankalarından elde edilen kornea kenarları, cerrahi ekip tarafından manuel olarak işlenir. Epitel, Descemet zarı ve endotel çıkarıldıktan sonra, kalan stromal doku halka segmentleri oluşturmak için trepanasyon yöntemiyle kesilir. Bu segmentler daha sonra hastanın kornea topografisine göre kesilebilir ve özelleştirilebilir. Cerrahlar, koninin konumuna ve şiddetine bağlı olarak yay uzunluğundan kalınlığa, incelmeye veya eğriliğe kadar her şeyi ayarlayabilirler.
  • Avantajları: Korneanın merkezini koruyarak, lens veya gözlükle daha iyi bir görüş sağlayabilir. Çoğu hasta için geri döndürülebilir bir işlemdir.   

4.Topo-Lazer Yöntemi: Özel bir cihazla gözün topografik haritasını alan Excimer Lazer Cihazının bu Topografik harita bilgisini kullanarak korneadaki dikliği düzeltilmesi işlemidir. Bu tedavi özellikle çapraz bağlanma tedavisiyle kombine edilir. Aynı anda ya da çapraz bağlanma tedavisinden 6 ay sonra yapılabilir. En son bilimsel araştırmalarda 6 ay arayla yapılan tedavilerde daha çok planlanan sonuçlar alınmıştır. Çapraz bağlama, halka ve topolazer tedavisinin kombine yapılması ile çok başarılı sonuçlar alınabilir. Bu konuyla ilgili çalışmamız 2010 yılında ‘Amerika Katarakt ve Refraktif Cerrahi’ toplantısında (ASCRS) en iyi çalışma ödülü almıştı.

5.Göz içi kontakt lens uygulaması
25 yıldan uzun bir süredir tüm dünyada ve ülkemizde yüksek miyop-hipermetrop ve astigmat tedavisinde göz içine gözün kendi lensini almadan yeni bir lensin konulması ameliyatı yapılmakta. Bu yöntem keratokonus sonrası oluşan yüksek miyopi ve astigmatın tedavisinde kullanılır. Özellikle bu yöntem hastalığı durduran çapraz bağlama ile korneadaki sivrileşmeyi düzelten halka ve topolazer yöntemiyle kombine kullanıldığı taktirde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

6. İleri Evrelerde Kornea Nakli (Keratoplasti)

  • Keratokonusun ileri evrelerinde, kornea çok incelip skar dokusu geliştirdiğinde veya diğer tedavilere yanıt vermediğinde kornea nakli gerekebilir. Penetran keratoplasti (tam kat kornea nakli) veya derin anterior lameller keratoplasti (DALK) gibi cerrahi yöntemlerle sağlıklı donör korneası hastaya nakledilir.

  • Avantajları: İleri evre keratokonuslu hastalarda uzun süreli iyi görme sonuçları sağlayabilir.

3. İleri Seviyede Keratokonus Tedavileri

Keratokonus ilerledikçe daha invaziv tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Gözlük ve kontakt lenslerin yeterli olmadığı durumlarda cerrahi müdahaleler tercih edilir.

 

1. Keratoplasti (Kornea Nakli):

Keratoplasti, keratokonusun ileri aşamalarında kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kornea dokusunun büyük oranda hasar gördüğü durumlarda, kornea nakli gerekebilir. Keratoplasti, hasarlı korneanın çıkarılarak yerine sağlıklı bir donör korneasının yerleştirilmesi işlemidir. Bu tedavi, ciddi görme bozukluğu yaşayan hastalarda büyük ölçüde görme iyileşmesi sağlayabilir.

  • Penetran Keratoplasti: Kornea dokusunun tamamının değiştirilmesi işlemidir.

  • Lameller Keratoplasti: Sadece korneanın dış katmanlarının değiştirildiği bir yöntemdir.

 

2. Femtosaniye Lazerle Keratoplasti:

Günümüzde kornea nakil ameliyatı lazer yardımıyla yapılabilmektedir. Femtosaniye lazer teknolojisi, kornea nakli sırasında daha hassas kesiler yapmayı mümkün kılar. Bu da iyileşme sürecini hızlandırır ve sonuçların daha başarılı olmasını sağlar.

 

İyileşme Süreci:
Korneal nakil sonrası iyileşme süreci uzun olabilir. Görme düzelmesi zaman alır, ancak tedavi başarılı olduğunda hastalar görme kalitelerinde belirgin bir iyileşme yaşarlar.

Hangi tedavinin uygun olduğuna, keratokonusun evresine, kornea kalınlığına ve hastanın görme gereksinimlerine göre göz doktorunuz karar verir. Düzenli takipler ve erken teşhis, görme kaybının önlenmesinde önemlidir. 

Keratokonus Neden Olur ?

01

Genetik Faktörler

Keratokonus, genetik bir yatkınlığa sahip olabilir. Aile üyelerinde keratokonus öyküsü olan bireylerde bu hastalığın görülme riski daha yüksektir.

Bu nedenle, genetik faktörlerin hastalıkta önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.

02

Göz Ovalama (Rubbing) Alışkanlığı:

Gözleri sık sık ve sert şekilde ovalamak, keratokonus riskini artıran önemli faktörlerden biridir. Özellikle alerjik göz hastalığı olan veya gözleri kaşınan bireylerde göz ovalama alışkanlığı yaygındır. Bu alışkanlık, kornea yapısının zamanla zayıflamasına ve incelmesine yol açabilir.

03

Çevresel ve Hormonal Faktörler

Keratokonus, ergenlik döneminde başlama eğilimindedir ve erken yetişkinlik dönemine kadar ilerleyebilir.

Bu durum, hormonal değişimlerin keratokonus gelişiminde etkili olabileceğini düşündürmektedir.

Ayrıca, bazı çevresel faktörler (UV ışığına uzun süre maruz kalma gibi) keratokonus riskini artırabilir.

04

 

Bağ Doku Hastalıklarıyla İlişkisi

Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu gibi bazı bağ doku hastalıkları olan kişilerde keratokonus görülme riski daha fazladır.

Bu hastalıklar, kollajen yapısının zayıflığına yol açarak kornea yapısının bozulmasına neden olabilir.


Keratokonus Tedavisi Olanların Yaşam Kalitesi

Keratokonusla yaşamak, özellikle ileri aşamalarda hastalar için zorlayıcı olabilir. Günlük yaşam aktiviteleri, görme bozuklukları nedeniyle büyük ölçüde etkilenebilir. Okuma, bilgisayar kullanma, araba sürme gibi işler, keratokonus hastaları için zorlayıcı olabilir. Tedavi Sonrası Yaşam Kalitesi:

 

1. Görme Kalitesinde İyileşme

Çoğu hasta tedavi sonrası daha net ve kaliteli bir görmeye kavuşur. Gözlük, kontakt lens veya kornea çapraz bağlama (cross-linking) gibi tedaviler, görme düzeyini artırarak günlük yaşamda daha rahat görme sağlar.

Kornea içi halka tedavisi de özellikle orta evre keratokonus hastalarında görme kalitesini artırabilir.


2. Daha Az Görme Kısıtlaması

Tedaviyle birlikte görmedeki düzensizliklerin azalması, hastaların günlük işlerini daha kolay yapmalarını sağlar. Bu iyileşme, araç kullanmak, okumak, bilgisayar kullanmak gibi işlevleri kolaylaştırır.

Özellikle gece görüş kalitesindeki düzelme, hastaların gece araba kullanırken veya karanlık ortamlarda daha rahat görmelerine yardımcı olur.

 

3. Uzun Dönem Sağlık ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkiler

Çoğu hasta tedavi sonrası hastalığın ilerlemesinin durması sayesinde kalıcı bir iyileşme sağlar. Bu durum, hastalığın sürekli takibine gerek kalmadan günlük yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olur.

 

4. Psikolojik ve Sosyal Etkiler

Görme kaygısı yaşayan hastalar tedavi sonrasında daha özgüvenli ve sosyal olarak daha aktif hale gelebilirler. Görme fonksiyonundaki iyileşme, iş hayatında ve sosyal yaşamda daha aktif olmalarını sağlar.

Görme kalitesindeki artış, depresyon ve kaygı seviyelerinin azalmasına da katkıda bulunabilir.

Sonuç olarak, keratokonus tedavisi sonrasında düzenli doktor kontrolleriyle görme kalitesini korumak mümkündür. Her hastanın durumu farklı olduğu için tedavi seçenekleri ve sonrası yaşam kalitesi kişisel faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1Keratokonus Nedir?
Keratokonus hastalığı, gözün en ön kısmında yer alan ve saydam tabakası olan korneanın incelmesi ve öne doğru bombeleşmesidir. Korneanın öne doğru bombeleşmesi, hastalarda görme azlığına ve gözlükle düzeltilemeyen görme azalmasına neden olabilir. Keratokonus genellikle her iki gözü tutan bir hastalıktır, ancak gözlerden biri diğerine göre daha fazla etkilenebilir.
2Keratokonus hastaları nasıl görür?
Keratokonus hastaları, çift görür ya da bulanık şekilde görebilir. Görülen alanda gölgelenme, gece görüşünde problem ya da ışığın dağılması konusunda sorun yaşayabilirler.
3Keratokonus risk faktörleri nelerdir?
Down Sendromu, Osteogenezis Imperfekta, Marfan Sendromu gibi bazı genetik geçişli hastalıklar. Çocukluk döneminde geçirilen bahar nezlesi ve sürekli gözleri ovuşturmak hassas kornea yapısına sahip kişilerde keratokonus hastalığının tetiklenebilmesi için risk faktörü oluşturmaktadır. Göze uyumlu olmayan kontakt lens kullanımı korneada dejeneratif bir etki yaratarak hastalığı tetikleyebilmektedir. Doğumsal göz anomalisi, Yaşam boyu günlük hayat içerisinde korunmasız olarak UV ışınlarına çok fazla maruz kalmak, Korneada kolajen seviyesinin azlığı, Gece körlüğü (tavuk karası) hastalığı, Kronik göz irritasyonu, gibi etkenler keratokonus için risk faktörleri arasındadır.
4Keratokonus hangi yaşlarda ortaya çıkar?
Keratokonus hastalığının ortaya çıkış nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte genetik eğilim ve mekanik göz travmaları en önemli rolü oynar (Alerjiye bağlı gözün kaşınması gibi). Özellikle ailesinde keratokonus hastalığı olan çocukların göz muayenelerinin daha sık aralarla yapılması, gerekirse kornea topografisi gibi testlerle gizli keratokonus varsa tanısının konması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi çok önemlidir. Keratokonus hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık genellikle ergenlik çağında başlar. Hastalık yaklaşık 35 yaşına kadar ilerleme gösterir, daha sonra hastalığın ilerlemesi genellikle durur.
5Keratokonus teşhisi nasıl olur?
Keratokonus hastalığı, kapsamlı göz muayeneleri ve ileri görüntüleme teknikleriyle teşhis edilir. Göz doktorları, öncelikle görme keskinliği, astigmatizma ve diğer görüntü bozukluklarını değerlendirdikleri standart muayeneyi yapar. Ardından kornea topografisi, pakimetri ve oftalmoskopik inceleme gibi yöntemlerle korneanın incelmesi, konikleşmesi ve düzensiz yüzey özellikleri detaylıca analiz edilir.
6Keratakonus hastalığının belirtileri nelerdir?
Korneanın öne doğru bombeleşmesinde artış olması sonucunda genellikle ergenlik döneminde ilerleyici görme bozukluğu ve miyopi ve astigmatizma ortaya çıkar. Hastalığın başlangıç döneminde, sürekli artan gözlük numaraları ile görme sağlanırken, hastalığın ilerlemesi ile gözlükle düzeltilemeyen yüksek dereceli miyopi ve astigmatizma ortaya çıkar. Sık, sık gözlük değişimi gerekebilir. Hasta gözlüklerinden memnun değildir, gözlüğe rağmen iyi göremediğinden şikayet eder. Bunun yanı sıra gözde allerji ve kaşıntı, ışığa hassasiyet gözlenir. Gözlük ile yeterli görme sağlanamadığı aşamada keratokonusa özel yumuşak kontakt lensler veya “sert gaz geçirgen kontakt lensler” kullanılabilir. Eğer hastalık takipsiz bırakılır tedavi edilmezse korneada aşırı incelme ve bulanıklık ve ödem ortaya çıkabilir. Hastanın görmesi çok azalır. Hastalığın görmesinin azaldığı bu son evresinde “keratoplasti” (kornea nakli) uygulanması gereklidir.
7Keratokonus hastaları nelere dikkat etmeli?
Keratokonus olan kişiler gözlerini ovuşturmamalı ve düzenli olarak göz kontrolü yaptırmalıdır. Bunun yanında güneş ışığına karşı koruyucu gözlük kullanmak da önemlidir.
8Keratokonus tedavi yöntemleri nelerdir?
Erken ve hafif evrede, gözlükler ve yumuşak kontakt lensler görmeyi artırmada yeterlidir. Ancak hastalık ilerledikçe, kornea iyice incelir ve şekli iyice bozulur; bu aşamada gözlükler ve yumuşak kontakt lensler yeterli olmaz. Keratokonusta Aşağıdaki Tedavi Seçenekleri Kullanılır: Kornea cross-linking (çapraz bağlama) Özel yumuşak kontakt lensler Sert gaz geçirgen kontakt lensler Yumuşak kontakt lens üstüne sert gaz geçirgen kontakt lens (Piggyback Lens Uygulaması) Melez kontakt lens Skleral veya yarı-skleral lens Kornea içi halka (intacs) Kornea nakli (keratoplasti)
9Keratokonus tedavisinde amaç nedir?
Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Amaç, görme kaybını düzeltmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır.
10Her hasta lens kullanabilir mi?
Yapılan araştırmalara göre Türk insanının yalnızca %20’si lens kullanabiliyor; %80’i lens takamıyor. Lens kullanamayan hastalar cerrahi tedavilere yönlendiriliyor.
11Halka tedavisi güvenli ve etkili midir?
Halka tedavisi doğru şekilde ve lazerle kanal açılarak uygulandığında yüksek başarı sağlar. Yanlış uygulamalarda başarısız sonuçlar görülebilir, bu yüzden deneyimli cerrahlar tarafından yapılması önemlidir.
12Çocuklarda keratokonus nasıl önlenebilir?
Erken teşhis koymak, alerji ve kaşıntıyı kontrol altında tutmak ve düzenli takip, hastalığın ilerlemesini önleyebilir. Böylece diğer tedavilere gerek kalmadan çocuklar korunabilir.
13Keratokonus ameliyat olmazsa ne olur?
Ameliyat veya erken müdahale edilmediğinde, keratokonus ilerleyerek görme keskinliğinde belirgin azalmaya yol açabilir; ancak uygun kontakt lens kullanımı ve diğer tedavi seçenekleri ilerlemenin kontrol altına alınır.
14Keratokonus tedavisi hangi uzmanlar tarafından yapılır?
Göz sağlığı alanında gelişmiş merkezleriyle öne çıkan İstanbul, keratokonus tedavisinde deneyimli hekimler ve modern teknolojilerle önemli bir yere sahiptir. Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, bu alanda uluslararası deneyimi ve modern tedavi yaklaşımlarıyla öne çıkan isimlerden biridir.
15Keratokonus hibrit tedavi nedir?
Hibrit tedavi, keratokonusu durdurmak ve aynı zamanda görme kalitesini artırmak için birden fazla tedavinin aynı anda veya aşamalı olarak uygulanmasıdır. Yani tek bir yöntem yerine, hastanın kornea yapısına göre kombine (birleşik) bir yaklaşım uygulanır.
16Keratokonus ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?
- Crosslink sonrası birkaç gün yanma, batma ve bulanık görme normaldir. - Kornea içi halka ameliyatında ilk haftalarda görmede dalgalanma olabilir. - Keratoplasti sonrası iyileşme daha uzundur (aylar sürebilir) ve düzenli kontrollere ihtiyaç vardır.
17Keratokonus ilerlerse ne olur?
Hastalık ilerledikçe kornea daha da incelir ve şekil bozukluğu artar. Bu durum: bulanık ve gölgeli görmeye, ışık saçılmasına, gece görüşünün kötüleşmesine, ileri aşamada korneal çatlak veya skar oluşumuna sebep olabilir. Bazı ileri vakalarda kornea nakli gerekebilir.
18Crosslink ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
İlk 3 gün göze dokunulmamalı ve ovuşturulmamalıdır. Doktorun verdiği damlalar düzenli kullanılmalı, göze su değmemeli ve güneş gözlüğü takılmalıdır. Bir hafta boyunca havuz–denizden, göz makyajından ve kontakt lens kullanımından kaçınılmalıdır. Işık hassasiyeti ve bulanık görme ilk günlerde normaldir. Kontrol randevuları aksatılmamalıdır.
19Keratokonus göz çizilir mi?
Hayır. LASIK veya benzeri “göz çizdirme” operasyonları keratokonus hastalarına uygun değildir. Bu tip ameliyatlar korneayı daha da zayıflatabilir ve hastalığın ilerlemesine neden olabilir.