İçeriğe geç
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

keratokonus

Keratokonus Tedavisi

Keratokonus, korneanın zamanla incelip öne doğru konikleşmesiyle gelişen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Erken tanı ve uygun yöntem seçimi (Crosslinking/CXL, CAIRS ve kornea içi halka segmentleri) hastalığın kontrolünde kritik önem taşır.

keratokonus
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Göz Hastalıkları · İstanbul

Keratokonus Tedavisi Hakkında Prof. Dr. Efekan Coşkunseven Bilgilendiriyor

{ AI · ön değerlendirme }

çevrimiçi

Keratokonus hakkında konuşalım

Durumunuz
Merak ettiğiniz

Hızlı Cevap

Keratokonus tedavisinde tek bir yöntem yoktur; amaç hastalığı durdurmak, kornea yapısını korumak ve en iyi görme kalitesini sağlamaktır. Evreye göre Crosslinking (CXL), özel/skleral lensler, kornea içi halka (CAIRS/INTACS) veya kornea nakli değerlendirilir.

İlgili videolar

Konuyla ilgili kısa videolar

Tüm videolar

Kliniğin YouTube kanalından bu konuyla ilgili kısa açıklamalar.Toplam 4 video.

  • Keratokonus Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Keratokonus Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

  • Keratokonus Hastalığında Kornea İçi Halka Tedavisi Nedir?

    Keratokonus Hastalığında Kornea İçi Halka Tedavisi Nedir?

  • Keratokonus Hastalığında Topografik Lazer Tedavisi Nedir?

    Keratokonus Hastalığında Topografik Lazer Tedavisi Nedir?

  • Keratokonus Hastalığında Kontakt Lens Tedavisi Nedir?

    Keratokonus Hastalığında Kontakt Lens Tedavisi Nedir?

Keratokonus Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Keratokonus Nedir?

Keratokonus, gözün ön kısmında yer alan ve görmenin netleşmesini sağlayan kornea tabakasının zamanla incelmesi ve öne doğru konik bir şekil almasıyla ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Kornea yüzeyindeki bu şekil değişikliği, ışığın retina üzerine düzgün odaklanmasını zorlaştırır ve görmede bulanıklık, gölgelenme veya çift görme gibi şikâyetlere neden olabilir.

Sağlıklı bir kornea genellikle yuvarlak ve düzgün bir yapıya sahiptir. Keratokonus geliştiğinde ise korneanın merkezi veya alt bölümü incelerek öne doğru sivrileşir. Bu durum, özellikle astigmatizma ve miyopi benzeri görme kusurlarının artmasına yol açabilir. Hastalar çoğu zaman sık değişen gözlük numaraları veya gözlükle yeterince net görememe şikâyetiyle fark ederler.

Keratokonus genellikle ergenlik veya genç erişkinlik döneminde başlar ve kişiden kişiye değişmekle birlikte yıllar içinde yavaş ilerleyebilir. Bazı hastalarda ilerleme daha hızlı olabilirken, bazı hastalarda uzun süre stabil kalabilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi ve kornea haritalama testleri, hastalığın takibi açısından önemlidir.

Keratokonus bulaşıcı bir hastalık değildir ve çoğu vakada genetik yatkınlık, göz ovalama alışkanlığı ve alerjik göz hastalıkları gibi faktörlerin birlikte etkili olduğu düşünülmektedir.

Keratokonus Neden Önemlidir?

Keratokonus, korneanın zamanla incelip öne doğru konikleşmesiyle görme kalitesini etkileyebilen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Çoğu zaman erken dönemde belirgin bir ağrıya yol açmadığı için fark edilmesi gecikebilir. Hastalar genellikle ilk olarak sık değişen gözlük numaraları, gece görüşünde bozulma veya netliğin yeterince sağlanamaması gibi şikâyetlerle başvururlar.

Keratokonusun öneminin temel nedeni, hastalığın erken evrede fark edilmesinin görme kalitesinin korunması açısından büyük avantaj sağlamasıdır. Günümüzde kornea topografisi ve tomografisi gibi gelişmiş tanı yöntemleri sayesinde hastalık erken dönemde saptanabilmekte ve uygun takip planı oluşturulabilmektedir. Bu nedenle özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan hızlı numara değişimleri ve görme kalitesinde dalgalanmalar dikkate alınmalıdır.

Keratokonus, çoğu hastada yıllar içinde yavaş ilerler; ancak bazı bireylerde ilerleme daha hızlı olabilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi, risk faktörlerinin kontrolü ve gerektiğinde uygun yaklaşımların değerlendirilmesi önem taşır. Özellikle göz ovalama alışkanlığı ve alerjik göz hastalıkları gibi kontrol edilebilir faktörler hakkında bilinçli olmak hastalığın seyrini etkileyebilen önemli unsurlar arasındadır.

Bu yazı, keratokonus hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planı kişiye özel değerlendirme gerektirir ve bir göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Keratokonus Hastaları Nasıl Görür? (Görme Simülasyonu)

Keratokonus, kornea yüzeyinin incelmesi ve öne doğru sivrileşmesi nedeniyle ışığın retinaya düzgün odaklanamamasına yol açar. Bu durum, hastalarda farklı görme şikâyetlerine neden olabilir. Görme kalitesi yalnızca bulanıklıkla sınırlı kalmaz; çift görme, gölgelenme ve özellikle gece ışık saçılması gibi belirtiler de sık görülür.

Aşağıdaki görseller, keratokonus hastalarında sık görülebilen görme değişikliklerini temsil eden simülasyon örnekleridir. Bu simülasyonlar tanı koydurmaz; yalnızca hastalığın oluşturabileceği görme etkilerini anlamaya yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Gerçek görme deneyimi hastalığın evresine, kornea yapısına ve kişisel faktörlere göre değişebilir.

“Temsili görme simülasyonudur. Tanı amacı taşımaz.”

Bulanık Görme

Kornea yüzeyindeki düzensizlikler nedeniyle görüntü tek noktada odaklanamaz. Bu durum, özellikle yazıları okumada ve detayları seçmede zorlanmaya yol açabilir.

  • Objelerin kenarlarında ikinci bir hayalet görüntü
  • Yazıların üst üste binmiş görünmesi
  • Özellikle far ışıkları ve sokak lambalarında belirginleşen gölgelenme.

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Efekan Coskunseven

Işık Saçılması ve Haleler

Özellikle gece farlar, sokak lambaları ve ekran ışıkları etrafında halka (hale) veya ışık saçılması hissedilebilir. Gece araç kullanımı zorlaşabilir.

  • Gece far ve lambalar etrafında parlama veya hale görülmesi
  • Işıkların dağılmış veya bulanık algılanması
  • Gece görüşünde zorlanma

Keratakonus Nasil Gorur Gorme

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Gölgeleme ve Çift Görme

Tek bir nesne birden fazla veya gölgeli şekilde algılanabilir. Bu durum, düzensiz astigmatizma ile ilişkili olabilir ve kişiden kişiye değişir.

  • Objelerin kenarlarında ikinci bir görüntü oluşması
  • Yazı ve şekillerin üst üste binmiş görünmesi
  • Özellikle parlak ışıklarda belirginleşmesi

Keratakonus Cift gorme etkisi

Keratakonus ift Gorme

Keratokonus Neden Olur?

Keratokonus Risk Faktörleri

Risk Faktörü TürüKlinik TetikleyiciKornea Üzerindeki EtkisiGörülme Sıklığı / Risk
Genetik / KalıtımsalAile öyküsü (1. derece akraba)Tip I kollajen ve ekstraselüler matriks sentezinde bozulmaHastalarda %8 – %10 oranında
Genetik / SistemikDown sendromuKollajen çapraz bağlarının doğuştan zayıf olmasıSendromlu bireylerde %5 – %15
Çevresel / MekanikKronik göz ovuşturmaMekanik sürtünmeye bağlı enzimatik (MMP) kornea yıkımıEn yaygın çevresel tetikleyici; progresyonu hızlandırır
Çevresel / AtopikAlerjik konjonktivit (vernal vb.)Şiddetli kaşıntıyla gözün sürekli ovuşturulmasıVakalarda atopik bünye sıklığı yüksek

Keratokonusun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalığın ortaya çıkmasında genetik, çevresel ve mekanik faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. Kornea dokusunun yapısal dayanıklılığını etkileyen bu faktörler zaman içinde korneanın incelmesine ve şeklinin değişmesine yol açabilir.

Genetik yatkınlık, keratokonus gelişiminde önemli bir faktör olarak kabul edilir. Ailesinde keratokonus bulunan kişilerde hastalığın görülme olasılığı daha yüksek olabilir. Bu nedenle aile öyküsü olan bireylerin düzenli göz muayenesi yaptırmaları önerilir.

Göz ovalama alışkanlığı, keratokonusun ilerlemesiyle en sık ilişkilendirilen faktörlerden biridir. Özellikle alerjik göz hastalığı olan kişilerde kaşıntıya bağlı sık ve güçlü göz ovalama, kornea üzerinde mekanik stres oluşturarak hastalığın ortaya çıkmasına veya ilerlemesine katkıda bulunabilir.

Alerjik göz hastalıkları ve kronik göz kaşıntısı, keratokonusla sık birlikte görülebilen durumlardır. Uzun süreli kaşıntı hem göz ovalamayı artırır hem de kornea dokusunun hassasiyetini etkileyebilir.

Bunların dışında bazı araştırmalar, kornea dokusundaki biyomekanik zayıflık, bağ dokusu yapısı ve oksidatif stres gibi faktörlerin de hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğini göstermektedir. Ancak bu mekanizmalar kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Keratokonus çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak değil, birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu nedenle risk faktörlerinin bilinmesi ve özellikle göz ovalama alışkanlığının azaltılması, hastalığın seyrini etkileyebilecek önemli koruyucu yaklaşımlar arasında yer alır.

01 · Genetik Faktörler

Keratokonus, genetik bir yatkınlığa sahip olabilir. Aile üyelerinde keratokonus öyküsü olan bireylerde bu hastalığın görülme riski daha yüksektir.

Bu nedenle, genetik faktörlerin hastalıkta önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.

02 · Göz Ovalama (Rubbing) Alışkanlığı

Gözleri sık sık ve sert şekilde ovalamak, keratokonus riskini artıran önemli faktörlerden biridir. Özellikle alerjik göz hastalığı olan veya gözleri kaşınan bireylerde göz ovalama alışkanlığı yaygındır. Bu alışkanlık, kornea yapısının zamanla zayıflamasına ve incelmesine yol açabilir.

03 · Çevresel ve Hormonal Faktörler

Keratokonus, ergenlik döneminde başlama eğilimindedir ve erken yetişkinlik dönemine kadar ilerleyebilir.

Bu durum, hormonal değişimlerin keratokonus gelişiminde etkili olabileceğini düşündürmektedir.

Ayrıca, bazı çevresel faktörler (UV ışığına uzun süre maruz kalma gibi) keratokonus riskini artırabilir.

04 · Bağ Doku Hastalıklarıyla İlişkisi

Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu gibi bazı bağ doku hastalıkları olan kişilerde keratokonus görülme riski daha fazladır.

Bu hastalıklar, kollajen yapısının zayıflığına yol açarak kornea yapısının bozulmasına neden olabilir.

Keratokonus Belirtileri Nelerdir?

Keratokonusun belirtileri hastalığın evresine göre değişiklik gösterebilir. Erken dönemde şikâyetler hafif olabilir ve çoğu zaman basit bir gözlük değişimi ihtiyacı gibi algılanabilir. Hastalık ilerledikçe görme kalitesindeki değişiklikler daha belirgin hale gelebilir.

Erken dönemde görülebilen belirtiler arasında en sık karşılaşılan durum, görmede bulanıklık ve netlik kaybıdır. Hastalar özellikle gece ışıklarında saçılma, farlarda parlamalar ve gölgeli görme gibi şikâyetler tarif edebilir. Sık değişen gözlük numarası veya kısa süre içinde artan astigmatizma da erken dönem bulguları arasında yer alabilir.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde korneadaki şekil değişikliği arttıkça görme kalitesinde dalgalanmalar daha belirgin hale gelebilir. Tek gözle bakıldığında bile çift görme, harflerin gölgeli veya kırık görülmesi ve özellikle düşük ışık koşullarında görme kalitesinin azalması hastaların günlük yaşamını etkileyebilir.

Bazı hastalarda göz yorgunluğu, baş ağrısı ve uzun süre ekrana bakarken zorlanma gibi şikâyetler de görülebilir. Alerjiye bağlı göz kaşıntısı ve göz ovalama alışkanlığı olan kişilerde bu belirtiler daha sık fark edilebilir.

Keratokonus çoğu zaman ağrıya neden olmaz ve belirtiler yavaş gelişebilir. Bu nedenle özellikle genç yaşta ortaya çıkan hızlı numara değişimleri, gözlükle yeterli görmenin sağlanamaması veya gece görüşünde belirgin bozulma gibi durumlarda bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir.

01 · Bulanık veya dalgalı görme

Korneanın düzensiz şekli, ışığın retina üzerine farklı açılardan kırılmasına neden olur.

02 · Işık Hassasiyeti

Geceleri araç farı veya sokak lambası gibi parlak ışıklar etrafında “haleler” görülmesi yaygındır.

03 · Sık Gözlük Değiştirme İhtiyacı

Miyopi veya astigmatizma değerleri sık sık değişebilir.

04 · Görme Kalitesinde Dalgalanmalar

Sabah ve akşam saatlerinde görüş keskinliği farklılaşabilir.

Keratokonus Nasıl Teşhis Edilir?

Keratokonusun teşhisi, ayrıntılı bir göz muayenesi ve kornea yapısını değerlendiren özel görüntüleme yöntemleri ile konulur. Hastalığın erken dönemlerinde belirtiler hafif olabileceği için, standart görme muayenesine ek olarak kornea analizleri büyük önem taşır.

Muayene sürecinde öncelikle görme düzeyi ölçülür ve hastanın şikâyetleri değerlendirilir. Özellikle kısa süre içinde değişen gözlük numaraları, artan astigmatizma veya gözlükle yeterli görmenin sağlanamaması keratokonus açısından dikkat çekici bulgular olabilir.

Keratokonus tanısında en önemli yöntemlerden biri kornea topografisi olarak bilinen kornea haritalama testidir. Bu test, korneanın yüzey şeklinin detaylı bir haritasını çıkararak en küçük eğrilik değişikliklerini bile tespit edebilir. Gerekli durumlarda kornea tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılarak korneanın kalınlığı ve arka yüzeyi de ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Keratokonus tanısı konulduktan sonra en önemli aşamalardan biri düzenli takiptir. Çünkü hastalığın ilerleme hızı kişiden kişiye değişebilir. Belirli aralıklarla yapılan kontroller, korneadaki değişimlerin izlenmesini ve gerekli durumlarda uygun yaklaşımların zamanında değerlendirilmesini sağlar.

Keratokonus Belirtileri: 1 Dakikalık Keratokonus Risk Testi

Bu kısa test, keratokonus ile ilişkili olabilecek belirtiler hakkında ön değerlendirme sağlar. Tanı koymaz. Kesin değerlendirme için göz muayenesi ve kornea haritalaması gerekir.

01

Gözlük numaranız son yıllarda hızlı arttı mı?

02

Gece ışık saçılması veya haleler görüyor musunuz?

03

Tek gözde diğerine göre daha bulanık görme var mı?

04

Gözlerinizi sık ovuşturur musunuz?

05

Alerjik göz kaşıntısı yaşıyor musunuz?

06

Ailenizde keratokonus tanısı alan biri var mı?

Keratokonusta Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Keratokonus çoğu zaman ağrı yapmadan ve yavaş ilerleyerek seyreder. Bu nedenle ilk belirtiler “basit bir gözlük sorunu” gibi görülebilir. Ancak bazı işaretler, kornea yapısının ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirebilir.

Özellikle genç yaşta sık numara değişimi, artan astigmatizma, gözlükle net görememe ve gece ışıklarında belirgin dağılma gibi şikâyetler varsa, gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir. Erken değerlendirme; hastalığın evresini, ilerleme riskini ve takip planını doğru belirlemek açısından kritik olabilir.

Erken Muayenenin Önemi

Keratokonusta erken teşhis, hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve uygun takip planının yapılması açısından büyük önem taşır. Günümüzde kullanılan kornea topografisi ve tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, hastalık çok erken evrede dahi tespit edilebilmektedir.

Erken dönemde yapılan değerlendirme, ilerleme riskinin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir ve daha ileri cerrahi seçeneklere ihtiyaç duyulma olasılığını azaltabilir.

Önemli Bir Not

Keratokonus çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için hastalar sorunu geç fark edebilir. Bu nedenle özellikle genç yaşta görme kalitesinde açıklanamayan değişiklikler olduğunda vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması önerilir.

Düzenli göz kontrolleri, hem erken teşhis hem de hastalığın takibi açısından en önemli adımdır.

Keratokonusta Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Tedavi Yöntemlerinin Karşılaştırması

Tedavi YöntemiUygun EvrelerBirincil AmaçKlinik Başarı (Literatür)Kornea Kalınlığı Kriteri
Korneal Çapraz Bağlama (CXL)Evre 1, 2 ve erken Evre 3 (ilerleyen)İlerlemeyi (progresyonu) durdurmak~%90 (stabilizasyon)Genellikle > 400 mikron
Özel ve skleral kontakt lenslerEvre 1, 2, 3 ve erken Evre 4Düzensiz astigmatizmayı maskeleyip görüşü artırmak%85+ (fonksiyonel görüş)Kalınlıktan bağımsız
Kornea içi halkalar (CAIRS / INTACS)Evre 2, 3 ve skarsız Evre 4Korneayı düzleştirip gözlükle görüşü iyileştirmek%80+ (belirgin görüş artışı)Genellikle > 350–400 mikron
Kornea nakli (Keratoplasti – DALK)Evre 4 (ileri incelme ve skar)Skarlı/incelmiş korneayı donör dokusuyla değiştirmek%90+ (graft sağkalım ve görüş)Bütünlük kaybında (< 300 mikron)

Kornea İçi Halka: CAIRS ve Intacs Karşılaştırması

ÖzellikGeleneksel Halka (Intacs vb.)CAIRS (Allojenik Halka)
Kullanılan MateryalPMMA (biyouyumlu plastik)Donör kornea dokusu (allogreft)
Doku UyumuYüksekMaksimum (doğal insan dokusu)
Uygulanabilirlik SınırıGenellikle > 400 mikron< 400 mikron sınırındaki ince kornealar
Komplikasyon ProfiliNadir de olsa ekstrüzyon riskiDoğal doku entegrasyonu ile minimum risk

Keratokonus tedavisinde amaç, hastalığı “tamamen ortadan kaldırmak” değil; hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak, kornea yapısını korumak ve hastanın mümkün olan en iyi görme kalitesine ulaşmasını sağlamaktır. Bu nedenle uygulanabilecek yöntemler, hastalığın evresine, kornea kalınlığına, hastanın yaşına, görme beklentisine ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterebilir.

Erken evrelerde gözlük veya özel kontakt lensler yeterli olabilirken, ilerleme riski olan hastalarda korneanın dayanıklılığını artırmaya yönelik yöntemler değerlendirilebilir. Orta evrelerde kornea şeklinin düzenlenmesine yardımcı olan uygulamalar veya kombine tedavi yaklaşımları gündeme gelebilir. İleri evrelerde ise kornea dokusunun ciddi şekilde inceldiği veya görmenin diğer yöntemlerle yeterince düzeltilemediği durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilir.

Günümüzde keratokonus tedavisinde en önemli yaklaşım, hastaya özel planlama yapılmasıdır. Birçok hastada tek bir yöntem yerine, farklı tedavilerin belirli aralıklarla veya birlikte uygulanması gerekebilir. Bu nedenle düzenli takip, erken tanı ve doğru zamanlama tedavi sürecinin en önemli parçalarıdır.

Keratokonus Kimlerde Daha Sık Görülür?

Keratokonus her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, en sık ergenlik döneminde ve genç erişkinlerde ortaya çıkar. Hastalık genellikle yavaş ilerlediği için ilk belirtiler uzun süre fark edilmeyebilir. Bazı kişilerde ise genetik yatkınlık veya çevresel faktörler nedeniyle görülme riski daha yüksek olabilir.

Aşağıdaki gruplarda keratokonusun daha sık görüldüğü bilinmektedir:

Keratokonus Tedavisi Olanların Yaşam Kalitesi

Keratokonusla yaşamak, özellikle ileri aşamalarda hastalar için zorlayıcı olabilir. Günlük yaşam aktiviteleri, görme bozuklukları nedeniyle büyük ölçüde etkilenebilir. Okuma, bilgisayar kullanma, araba sürme gibi işler, keratokonus hastaları için zorlayıcı olabilir. Tedavi Sonrası Yaşam Kalitesi:

Görme Kalitesinde İyileşme

Birçok hastada tedavi sonrası daha net ve kaliteli görme sağlanabilir. Gözlük, özel kontakt lensler veya kornea dayanıklılığını artırmaya yönelik uygulamalar görme düzeyini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Kornea içi halka uygulamaları bazı hastalarda görme kalitesini artırabilir.

Daha Az Görme Kısıtlaması

Görme düzensizliklerinin azalması, günlük aktivitelerin daha rahat yapılmasını sağlayabilir. Okuma, bilgisayar kullanımı ve araç kullanma gibi işlevlerde kolaylık sağlanabilir. Bazı hastalarda gece görüşünde iyileşme görülebilir.

Uzun Dönem Görme Stabilitesi

Uygun hastalarda yapılan tedaviler, hastalığın ilerleme hızını azaltmaya veya kontrol altına almaya yardımcı olabilir. Düzenli kontroller, görme kalitesinin korunması açısından önemlidir.

Psikolojik ve Sosyal Etkiler

Görme fonksiyonundaki iyileşme, hastaların günlük yaşamda daha rahat hareket etmelerine ve sosyal aktivitelerde daha aktif olmalarına katkı sağlayabilir. Bu durum yaşam kalitesi üzerinde olumlu etki oluşturabilir.

Erken Muayenenin Önemi

Keratokonusta erken teşhis, hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve uygun takip planının yapılması açısından büyük önem taşır. Günümüzde kullanılan kornea topografisi ve tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, hastalık çok erken evrede dahi tespit edilebilmektedir.

Keratokonusun Evreleri ve İlerleme Süreci

Keratokonus Evreleri: Klinik Sınıflandırma (Amsler-Krumeich)

Keratokonus EvresiOrtalama Kornea Eğriliği (K)Minimum Kornea KalınlığıKorneal SkarBirincil Görüş Düzeltme
Evre 1 (Erken)< 48.00 D> 500 mikronYokGözlük, yumuşak/torik kontakt lens
Evre 2 (Orta)48.00 – 53.00 D400 – 500 mikronYokGaz geçirgen sert lens, hibrit lens
Evre 3 (İleri)53.00 – 55.00 D300 – 400 mikronYokSkleral lens, kornea içi halka (CAIRS / INTACS)
Evre 4 (Çok İleri)> 55.00 D< 300 mikronVar (kalıcı opasite)Kornea nakli (keratoplasti), özel skleral lens

Keratokonus genellikle yavaş ilerleyen bir hastalıktır; ancak ilerleme hızı kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda uzun yıllar stabil seyredebilirken, özellikle genç yaş grubunda daha hızlı ilerleme görülebilir. Bu nedenle düzenli takip ve kornea ölçümleri, hastalığın seyrini değerlendirmek açısından büyük önem taşır.

Keratokonusun evreleri genellikle kornea eğriliği, kornea kalınlığı ve görme düzeyi gibi ölçümlere göre değerlendirilir. Klinik pratikte hastalık çoğunlukla erken evre, orta evre ve ileri evre olarak sınıflandırılır.

Erken Evre Keratokonus

Bu dönemde görme genellikle gözlükle düzeltilebilir. Kornea topografisinde hafif düzensizlikler görülebilir ve hastalık çoğu zaman rutin muayenelerde tespit edilir. Erken teşhis bu evrede büyük önem taşır.

Orta Evre Keratokonus

Kornea eğriliği artar ve gözlükle net görme zorlaşabilir. Bu evrede özel kontakt lensler veya hastalığın ilerlemesini kontrol etmeye yönelik yöntemler değerlendirilebilir.

İleri Evre Keratokonus

Kornea incelmesi ve düzensizliği belirgin hale gelir. Görme ciddi şekilde etkilenebilir ve bazı hastalarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.

İlerleme Süreci ve Takip

Keratokonusun ilerleme hızı kişiden kişiye değişir. Düzenli kornea haritalama ve göz muayeneleri, hastalığın seyrini takip etmek için önemlidir.

Erken Muayenenin Önemi

Keratokonusta erken teşhis, hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve uygun takip planının yapılması açısından büyük önem taşır. Günümüzde kullanılan kornea topografisi ve tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, hastalık çok erken evrede dahi tespit edilebilmektedir.

Keratokonus Hastaları İçin Türkiye’de Tanı ve Tedavi Olanakları

Son yıllarda göz hastalıkları alanında kullanılan tanı ve tedavi teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, keratokonusun erken dönemde tespit edilmesi ve takibi daha hassas yöntemlerle yapılabilmektedir. Türkiye’de birçok göz merkezi ve üniversite hastanesinde kornea hastalıklarına yönelik ileri tanı cihazları ve cerrahi teknikler kullanılmaktadır.

Keratokonusun değerlendirilmesinde kornea topografisi ve tomografisi gibi ileri görüntüleme yöntemleri yaygın olarak kullanılmakta; bu sayede hastalık erken evrede dahi tespit edilebilmektedir. Erken tanı, hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve uygun takip planının yapılması açısından önemli bir rol oynar.

Türkiye’de keratokonus yönetiminde kullanılan yöntemler arasında görme rehabilitasyonu amaçlı özel kontakt lens uygulamaları, kornea dayanıklılığını artırmaya yönelik işlemler ve seçilmiş hastalarda cerrahi yaklaşımlar yer alabilmektedir. Hangi yöntemin uygun olacağı, hastanın kornea yapısı ve hastalığın evresi dikkate alınarak belirlenir.

Ayrıca Türkiye, son yıllarda göz hastalıkları alanında uluslararası hastalar tarafından da tercih edilen ülkelerden biri haline gelmiştir. Bunun başlıca nedenleri arasında deneyimli hekimler, gelişmiş teknolojik altyapı ve multidisipliner yaklaşım yer almaktadır. Bununla birlikte, her hasta için en uygun değerlendirme ve tedavi planı bireysel olarak belirlenmeli ve karar süreci detaylı muayene sonrasında verilmelidir.

Gelişmiş Tanı Teknolojileri

Türkiye’de birçok merkezde kornea topografisi, tomografisi ve kalınlık analizleri ile keratokonus erken evrede tespit edilebilmektedir.

Güncel Tedavi Yöntemleri

Görme rehabilitasyonu, kornea dayanıklılığını artırmaya yönelik işlemler ve seçilmiş hastalarda cerrahi yaklaşımlar uygulanabilmektedir.

Deneyimli Kornea Uzmanları

Kornea hastalıkları alanında deneyimli hekimler ve modern cerrahi teknikler, tedavi planlamasında önemli rol oynar.

Uluslararası Hastalar İçin Uygun Altyapı

Türkiye, son yıllarda göz hastalıkları alanında uluslararası hastalar tarafından da tercih edilen ülkeler arasında yer almaktadır.

İstanbul’da Keratokonus Tanı, Takip ve Güncel Yaklaşımlar

Keratokonus tanı ve takibi, deneyim ve ileri tanı teknolojilerinin birlikte kullanılmasını gerektirir. İstanbul, göz hastalıkları alanında gelişmiş merkezleri ve kornea hastalıkları üzerine çalışan uzman hekimleri ile bu alanda önemli bir birikime sahiptir. Bu nedenle İstanbul keratokonus tanı ve takibi konusunda hem yurt içinden hem de yurt dışından hastaların başvurduğu şehirlerden biridir.

Keratokonus yönetiminde uygulanabilecek yöntemler, hastalığın evresine ve kornea yapısına göre belirlenir. Bu nedenle keratokonus tedavisi İstanbul gibi aramalar yapan hastalar için en önemli adım, detaylı bir muayene ve kişiye özel değerlendirme sürecidir.

Kornea hastalıkları alanında çalışan deneyimli hekimler, kornea topografisi ve tomografisi gibi ileri tanı yöntemleri ile hastalığın evresini belirleyerek uygun takip planını oluşturur. Özellikle kornea uzmanı İstanbul araması yapan hastalar için, keratokonus gibi özel deneyim gerektiren hastalıklarda doğru değerlendirme büyük önem taşır.

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, kornea hastalıkları ve keratokonus alanında uzun yıllara dayanan klinik deneyimi, bilimsel çalışmaları ve uluslararası toplantılarda sunulan araştırmaları ile bu alanda çalışmalarını sürdürmektedir. Keratokonus hastalarının tanı, takip ve uygun tedavi planlamasında modern tanı yöntemleri ve güncel yaklaşımlar kullanılmaktadır.

Keratokonus hastalığında her bireyin kornea yapısı ve hastalığın seyri farklı olabileceği için değerlendirme süreci detaylı muayene ve ileri tetkikler ile yapılmalıdır.

Keratokonus Tedavi Fiyatları Neye Göre Değişir?

Keratokonus tedavisinde maliyet, tek bir işlem ücretinden ziyade hastalığın evresine, uygulanacak yönteme ve takip sürecine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle her hasta için net bir fiyat ancak ayrıntılı muayene ve değerlendirme sonrasında belirlenebilir.

Keratokonus, her hastada farklı ilerleyen bir kornea hastalığıdır. Bazı hastalarda yalnızca gözlük veya özel kontakt lensler yeterli olurken, bazı hastalarda çapraz bağlama, halka uygulamaları veya kombine yaklaşımlar gerekebilir. Bu farklılıklar tedavi planını ve dolayısıyla maliyetleri etkileyebilir.

Tedavi ücretlerini etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

  • Hastalığın evresi ve kornea yapısı
  • Uygulanacak tedavi yöntemi veya yöntemlerin kombinasyonu
  • Kullanılan teknoloji ve cerrahi ekipmanlar
  • İşlem sonrası takip ve kontrol süreci
  • Hastanın görme ihtiyacı ve beklentisi Bazı hastalarda tek bir yöntem yeterli olurken, bazı durumlarda hastalığın ilerlemesini durdurmak ve görme kalitesini artırmak için birden fazla tedavinin planlanması gerekebilir. Bu nedenle tedavi süreci kişiye özel olarak planlanır.

En doğru değerlendirme için, ayrıntılı göz muayenesi, kornea topografisi ve gerekli tetkiklerin yapılması önemlidir. Muayene sonrasında hastaya uygun yaklaşım ve süreç hakkında ayrıntılı bilgi verilir.

Keratokonus Videoları

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven’in keratokonus tanısı, tedavi yöntemleri ve hasta bilgilendirmesine dair televizyon programları ve röportajlarından oluşan 32 videoluk arşive Keratokonus Videoları sayfasından ulaşabilirsiniz.

Kaynakça

  • Global Incidence and Prevalence of Keratoconus: A Systematic Review and Meta-Analysis. Cornea (2025). pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40833011
  • Safety and Efficacy of Corneal Cross-Linking in Patients Affected by Keratoconus: Long-Term Results. PMC. pmc.ncbi.nlm.nih.gov/PMC10302271
  • Epidemiology of Keratoconus. PMC. pmc.ncbi.nlm.nih.gov/PMC3775068
  • Keratoconus: U.S. Prevalence and Economic Burden. American Academy of Ophthalmology (AAO). aao.org/eyenet

Sıkça Sorulanlar

  • Keratokonus Nedir?

    Keratokonus hastalığı, gözün en ön kısmında yer alan ve saydam tabakası olan korneanın incelmesi ve öne doğru bombeleşmesidir. Korneanın öne doğru bombeleşmesi, hastalarda görme azlığına ve gözlükle düzeltilemeyen görme azalmasına neden olabilir. Keratokonus genellikle her iki gözü tutan bir hastalıktır, ancak gözlerden biri diğerine göre daha fazla etkilenebilir.

  • Keratokonus hastaları nasıl görür?

    Keratokonus hastaları, çift görür ya da bulanık şekilde görebilir. Görülen alanda gölgelenme, gece görüşünde problem ya da ışığın dağılması konusunda sorun yaşayabilirler.

  • Keratokonus risk faktörleri nelerdir?

    Down Sendromu, Osteogenezis Imperfekta, Marfan Sendromu gibi bazı genetik geçişli hastalıklar. Çocukluk döneminde geçirilen bahar nezlesi ve sürekli gözleri ovuşturmak hassas kornea yapısına sahip kişilerde keratokonus hastalığının tetiklenebilmesi için risk faktörü oluşturmaktadır. Göze uyumlu olmayan kontakt lens kullanımı korneada dejeneratif bir etki yaratarak hastalığı tetikleyebilmektedir. Doğumsal göz anomalisi, Yaşam boyu günlük hayat içerisinde korunmasız olarak UV ışınlarına çok fazla maruz kalmak, Korneada kolajen seviyesinin azlığı, Gece körlüğü (tavuk karası) hastalığı, Kronik göz irritasyonu, gibi etkenler keratokonus için risk faktörleri arasındadır.

  • Keratokonus hangi yaşlarda ortaya çıkar?

    Keratokonus hastalığının ortaya çıkış nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte genetik eğilim ve mekanik göz travmaları en önemli rolü oynar (Alerjiye bağlı gözün kaşınması gibi). Özellikle ailesinde keratokonus hastalığı olan çocukların göz muayenelerinin daha sık aralarla yapılması, gerekirse kornea topografisi gibi testlerle gizli keratokonus varsa tanısının konması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi çok önemlidir. Keratokonus hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık genellikle ergenlik çağında başlar. Hastalık yaklaşık 35 yaşına kadar ilerleme gösterir, daha sonra hastalığın ilerlemesi genellikle durur.

  • Keratokonus teşhisi nasıl olur?

    Keratokonus hastalığı, kapsamlı göz muayeneleri ve ileri görüntüleme teknikleriyle teşhis edilir. Göz doktorları, öncelikle görme keskinliği, astigmatizma ve diğer görüntü bozukluklarını değerlendirdikleri standart muayeneyi yapar. Ardından kornea topografisi, pakimetri ve oftalmoskopik inceleme gibi yöntemlerle korneanın incelmesi, konikleşmesi ve düzensiz yüzey özellikleri detaylıca analiz edilir.

  • Keratokonus hastalığının belirtileri nelerdir?

    Korneanın öne doğru bombeleşmesinde artış olması sonucunda genellikle ergenlik döneminde ilerleyici görme bozukluğu ve miyopi ve astigmatizma ortaya çıkar. Hastalığın başlangıç döneminde, sürekli artan gözlük numaraları ile görme sağlanırken, hastalığın ilerlemesi ile gözlükle düzeltilemeyen yüksek dereceli miyopi ve astigmatizma ortaya çıkar. Sık, sık gözlük değişimi gerekebilir. Hasta gözlüklerinden memnun değildir, gözlüğe rağmen iyi göremediğinden şikayet eder. Bunun yanı sıra gözde allerji ve kaşıntı, ışığa hassasiyet gözlenir. Gözlük ile yeterli görme sağlanamadığı aşamada keratokonusa özel yumuşak kontakt lensler veya “sert gaz geçirgen kontakt lensler” kullanılabilir. Eğer hastalık takipsiz bırakılır tedavi edilmezse korneada aşırı incelme ve bulanıklık ve ödem ortaya çıkabilir. Hastanın görmesi çok azalır. Hastalığın görmesinin azaldığı bu son evresinde “keratoplasti” (kornea nakli) uygulanması gereklidir.

  • Keratokonus hastaları nelere dikkat etmeli?

    Keratokonus olan kişiler gözlerini ovuşturmamalı ve düzenli olarak göz kontrolü yaptırmalıdır. Bunun yanında güneş ışığına karşı koruyucu gözlük kullanmak da önemlidir.

  • Keratokonus tedavi yöntemleri nelerdir?

    Erken ve hafif evrede, gözlükler ve yumuşak kontakt lensler görmeyi artırmada yeterlidir. Ancak hastalık ilerledikçe, kornea iyice incelir ve şekli iyice bozulur; bu aşamada gözlükler ve yumuşak kontakt lensler yeterli olmaz. Keratokonusta Aşağıdaki Tedavi Seçenekleri Kullanılır: Kornea cross-linking (çapraz bağlama) Özel yumuşak kontakt lensler Sert gaz geçirgen kontakt lensler Yumuşak kontakt lens üstüne sert gaz geçirgen kontakt lens (Piggyback Lens Uygulaması) Melez kontakt lens Skleral veya yarı-skleral lens Kornea içi halka (intacs) Kornea nakli (keratoplasti)

  • Keratokonus tedavisinde amaç nedir?

    Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Amaç, görme kaybını düzeltmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır.

  • Her hasta lens kullanabilir mi?

    Yapılan araştırmalara göre Türk insanının yalnızca %20’si lens kullanabiliyor; %80’i lens takamıyor. Lens kullanamayan hastalar cerrahi tedavilere yönlendiriliyor.

  • Halka tedavisi güvenli ve etkili midir?

    Halka tedavisi doğru şekilde ve lazerle kanal açılarak uygulandığında yüksek başarı sağlar. Yanlış uygulamalarda başarısız sonuçlar görülebilir, bu yüzden deneyimli cerrahlar tarafından yapılması önemlidir.

  • Çocuklarda keratokonus nasıl önlenebilir?

    Erken teşhis koymak, alerji ve kaşıntıyı kontrol altında tutmak ve düzenli takip, hastalığın ilerlemesini önleyebilir. Böylece diğer tedavilere gerek kalmadan çocuklar korunabilir.

  • Keratokonus ameliyat olmazsa ne olur?

    Ameliyat veya erken müdahale edilmediğinde, keratokonus ilerleyerek görme keskinliğinde belirgin azalmaya yol açabilir; ancak uygun kontakt lens kullanımı ve diğer tedavi seçenekleri ilerlemenin kontrol altına alınır.

  • Keratokonus tedavisi hangi uzmanlar tarafından yapılır?

    Göz sağlığı alanında gelişmiş merkezleriyle öne çıkan İstanbul, keratokonus tedavisinde deneyimli hekimler ve modern teknolojilerle önemli bir yere sahiptir. Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, bu alanda uluslararası deneyimi ve modern tedavi yaklaşımlarıyla öne çıkan isimlerden biridir.

  • Keratokonus hibrit tedavi nedir?

    Hibrit tedavi, keratokonusu durdurmak ve aynı zamanda görme kalitesini artırmak için birden fazla tedavinin aynı anda veya aşamalı olarak uygulanmasıdır. Yani tek bir yöntem yerine, hastanın kornea yapısına göre kombine (birleşik) bir yaklaşım uygulanır.

  • Keratokonus ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?

    - Crosslink sonrası birkaç gün yanma, batma ve bulanık görme normaldir. - Kornea içi halka ameliyatında ilk haftalarda görmede dalgalanma olabilir. - Keratoplasti sonrası iyileşme daha uzundur (aylar sürebilir) ve düzenli kontrollere ihtiyaç vardır.

  • Keratokonus ilerlerse ne olur?

    Hastalık ilerledikçe kornea daha da incelir ve şekil bozukluğu artar. Bu durum: bulanık ve gölgeli görmeye, ışık saçılmasına, gece görüşünün kötüleşmesine, ileri aşamada korneal çatlak veya skar oluşumuna sebep olabilir. Bazı ileri vakalarda kornea nakli gerekebilir.

  • Crosslink ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

    İlk 3 gün göze dokunulmamalı ve ovuşturulmamalıdır. Doktorun verdiği damlalar düzenli kullanılmalı, göze su değmemeli ve güneş gözlüğü takılmalıdır. Bir hafta boyunca havuz–denizden, göz makyajından ve kontakt lens kullanımından kaçınılmalıdır. Işık hassasiyeti ve bulanık görme ilk günlerde normaldir. Kontrol randevuları aksatılmamalıdır.

  • Keratokonus göz çizilir mi?

    Hayır. LASIK veya benzeri “göz çizdirme” operasyonları keratokonus hastalarına uygun değildir. Bu tip ameliyatlar korneayı daha da zayıflatabilir ve hastalığın ilerlemesine neden olabilir.

Klinik

  • Klinik iç mekânı
  • Klinik bekleme alanı
  • Klinik resepsiyonu
  • Klinik lobisi

Randevu Planla

Bilgileriniz Prof. Dr. Efekan Coşkunseven'in kliniğine ulaşır. En kısa sürede dönüş yapılır.