İçeriğe geç
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven Fotoğraf: Levent Özdemir

Keratokonus Blog

FAKO Ne Demek? Katarakt Cerrahisinde Nasıl Uygulanır?

FAKO’nun açılımını, katarakt cerrahisinde nasıl uygulandığını, fako cihazının işlevini, işlem süresini ve iyileşme döneminde neler beklendiğini öğrenin.

Yayın tarihi
22 Ağustos 2026
Son güncelleme
24 Ağustos 2026
Okuma süresi
11 dk
Yazar
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Özet: FAKO, kataraktlı doğal lensin küçük bir kesiden ultrason enerjisiyle parçalanarak çıkarıldığı ve yerine yapay göz içi lens yerleştirildiği cerrahi tekniktir. Amaç, saydamlığını kaybeden lensin neden olduğu görme azalmasını gidermektir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Fako ne demek, katarakt cerrahisinde kullanılan fakoemülsifikasyon tekniğinin kısa adıdır. FAKO cihazı, bulanıklaşmış doğal lensi ultrason enerjisiyle küçük parçalara ayırır; bu parçalar aynı sistemle gözden uzaklaştırılır. Ardından seçilen göz içi lens, küçük kesiden gözün içine yerleştirilir.

FAKO ameliyatı genellikle yaklaşık 15–30 dakika sürse de bu süre kataraktın sertliğine, gözün yapısına ve ek işlemlere göre değişebilir. Küçük kesiyle uygulanan bu yöntemde dikiş gerekip gerekmediğine cerrah işlem sırasında karar verir. Fako tekniği, katarakt cerrahisinin zaman içindeki gelişimi içinde ele alınan yöntemlerden biridir (The Evolution of Cataract Surgery, 2016 — PMID 27039493).

“Ultrason” sözcüğü bazen işlemin lazerle yapıldığı izlenimini doğurabilir; ancak FAKO ameliyatında kataraktlı lensi parçalayan temel enerji ultrason enerjisidir. Lazer destekli katarakt cerrahisinde ise bazı aşamalar için ayrıca femtosaniye lazer kullanılabilir. Hangi yöntemin ve göz içi lens seçeneğinin uygun olduğu, ayrıntılı göz muayenesi ve ölçümler sonrasında oftalmolog tarafından belirlenir.

FAKO Ne Demek ve Açılımı Nedir?

FAKO, fakoemülsifikasyon teriminin kısaltılmış adıdır. Katarakt nedeniyle saydamlığını kaybeden doğal göz içi lensinin, ultrason enerjisi kullanan bir FAKO cihazı yardımıyla küçük parçalara ayrılması ve gözden uzaklaştırılması esasına dayanır. FAKO ameliyatı sırasında çıkarılan doğal lensin yerine yapay göz içi lens yerleştirilir.

Terimin yapısı, tekniğin ne yaptığını açıklar:

  • Fako: Gözün doğal lensini ifade eden Yunanca phakos sözcüğünden gelir.
  • Emülsifikasyon: Sertleşmiş lens dokusunun ultrason enerjisiyle küçük parçalara ayrılarak uzaklaştırılabilecek hâle getirilmesidir.
  • FAKO tekniği: Kataraktın lazerle eritilmesi anlamına gelmez; dokuyu parçalayan temel enerji ultrason enerjisidir.
  • Fako yöntemiyle katarakt tedavisi: Saydamlığını yitiren doğal lensin çıkarılması ve yerine uygun göz içi lensin yerleştirilmesini kapsar.

Fakoemülsifikasyon tekniği, 1967 yılında Charles Kelman tarafından geliştirilmiş; cihazı, sıvı kontrolü ve cerrahi teknik zaman içinde değişmiştir. Katarakt cerrahisinin bu gelişimi, The Evolution of Cataract Surgery başlıklı çalışmada ele alınmıştır (PMID 27039493).

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. FAKO ameliyatına uygunluk, göz muayenesi ve gerekli ölçümler sonrasında oftalmolog tarafından değerlendirilir.

FAKO Tekniği Katarakt Tedavisinde Ne Amaçla Kullanılır?

FAKO tekniği, saydamlığını kaybeden doğal göz merceğini ultrason enerjisiyle küçük parçalara ayırıp gözden uzaklaştırmak amacıyla kullanılır. Katarakt nedeniyle bozulan optik ortam temizlendikten sonra göz içine yapay bir lens yerleştirilir. Böylece görmenin yeniden işlevsel hâle gelmesi hedeflenir; elde edilecek sonuç gözün diğer yapılarının durumuna da bağlıdır.

Katarakt, yalnızca gözlük numarasındaki bir değişiklik değildir. Doğal lensin bulanıklaşması; görüntünün puslu algılanmasına, renklerin soluklaşmasına, ışıkların çevresinde hareler görülmesine ve gece görmesinin azalmasına yol açabilir. FAKO yöntemiyle katarakt tedavisi, bu bulanık lensi fiziksel olarak gözden çıkarmaya dayanır.

FAKO ameliyatının temel amaçları şunlardır:

  • Kataraktlı doğal lensi gözden uzaklaştırmak
  • Işığın retina üzerine daha net ulaşabileceği bir optik ortam oluşturmak
  • Bulanık görme, kamaşma ve kontrast kaybı gibi yakınmaları azaltmayı hedeflemek
  • Çıkarılan lensin optik görevini göz içi lens ile karşılamak
  • Günlük yaşamı etkileyen görme kaybını, gözün genel durumuna göre iyileştirmek

FAKO tekniğinde genellikle yaklaşık 2–3 mm genişliğinde küçük bir kornea kesisi kullanılır. Bu yaklaşım, lensin FAKO cihazı yardımıyla parçalanıp emilmesine ve katlanabilir göz içi lensin aynı girişten yerleştirilmesine olanak tanır. Katarakt cerrahisinin zaman içindeki gelişimi ve fakoemülsifikasyonun bu süreçteki yeri, PMID 27039493 — The Evolution of Cataract Surgery (2016) başlıklı çalışmada ele alınmıştır.

Her görme azalması yalnızca katarakttan kaynaklanmaz. Retina hastalığı, glokom, kornea bozukluğu veya görme siniri hasarı varsa ameliyat sonrasında beklenen görme düzeyi sınırlı kalabilir. Bu nedenle FAKO ameliyatının amacı ve olası kazanımı; göz muayenesi, biyometri ölçümü ve gerekli görüntülemeler sonrasında kişiye özel değerlendirilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

FAKO Cihazı Nasıl Çalışır?

FAKO cihazı, katarakt nedeniyle sertleşip saydamlığını yitiren doğal lensi ultrasonik titreşimlerle küçük parçalara ayırır; eş zamanlı sıvı akışı ve aspirasyonla bu parçaları gözden uzaklaştırır. Cerrah, ultrason enerjisini, sıvı basıncını ve emiş gücünü pedal üzerinden anlık olarak kontrol eder. Böylece göz içi basıncının dengede tutulması amaçlanır.

FAKO cihazı üç işlevi birlikte yürütür:

  • Ultrasonik parçalama: İnce probun ucu, cihaz modeline göre yaklaşık 28–60 kHz frekansta titreşir. Bu hareket, bulanıklaşmış lens dokusunu küçük parçalara ayırır.
  • İrrigasyon: Steril sıvı göz içine kontrollü biçimde verilir. Sıvı akışı, işlem sırasında ön kamaranın biçimini ve çalışma alanını korumaya yardımcı olur.
  • Aspirasyon: Parçalanan lens dokusu ile kullanılan sıvı, probun içindeki kanaldan çekilir.

FAKO tekniğinde kullanılan enerji lazer değildir. FAKO cihazı ultrason enerjisiyle çalışır; enerji düzeyi lensin sertliğine ve gözün yapısına göre ayarlanır. Daha sert kataraktlarda farklı enerji ve akış ayarları gerekebilir. Cihaz teknolojilerindeki gelişmeler, ultrason enerjisinin daha kontrollü kullanılmasına odaklanmıştır (PMID 12036654 — New phacoemulsification technologies (2002)).

Pedal kontrolü cerraha farklı aşamaları tek ayak hareketiyle yönetme olanağı verir: önce sıvı akışı başlatılır, ardından aspirasyon devreye girer ve gerektiğinde ultrason enerjisi uygulanır. Bu ayarların seçimi otomatik bir standarttan çok; lensin yoğunluğu, ön kamaranın yapısı ve cerrahın kullandığı tekniğe göre belirlenir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. FAKO ameliyatına uygunluk ve kullanılacak cihaz ayarları, ayrıntılı göz muayenesi ve ölçümler sonrasında oftalmolog tarafından belirlenir.

FAKO Ameliyatı Nasıl Yapılır?

FAKO ameliyatı, göz yüzeyi uyuşturulduktan sonra korneada küçük bir giriş açılması, bulanık doğal lensin ultrason enerjisiyle parçalanıp emilmesi ve lens kapsülünün temizlenmesiyle yapılır. Cerrah mikroskop altında çalışır; doğal lensin arka kapsülü çoğunlukla korunarak göz içi lensin yerleştirileceği destek yapısı olarak kullanılır.

İşlemin temel aşamaları

  • Hazırlık: Göz çevresi temizlenir, steril örtü yerleştirilir ve göz kapaklarının açık kalması için kapak aralayıcı kullanılır. Göz yüzeyi genellikle anestezik damlalarla uyuşturulur.
  • Küçük girişin oluşturulması: Cerrah, korneanın kenarından çoğunlukla yaklaşık 2–3 mm genişliğinde bir giriş açar. İşlem sırasında kullanılan ince aletler göze bu açıklıktan ulaştırılır.
  • Lens kapsülüne ulaşılması: Doğal lensi çevreleyen ince kapsülün ön bölümünde kontrollü, dairesel bir açıklık hazırlanır. Arka kapsülün korunması hedeflenir.
  • Kataraktın parçalanması: FAKO cihazının ince ucu, bulanıklaşmış lens dokusunu ultrason enerjisiyle küçük parçalara ayırır. FAKO tekniği lazerle değil, ultrasonla çalışır.
  • Parçaların emilmesi: Parçalanan lens dokusu aynı uçtan kontrollü biçimde çekilir. Fako cihazı, göz içindeki sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olmak için eş zamanlı sıvı verir.
  • Kapsülün temizlenmesi: Kalan yumuşak lens materyali uzaklaştırılır ve kapsül, göz içi lensin yerleştirilmesine hazırlanır.

Fako yöntemiyle katarakt cerrahisinde kesi küçük olduğu için giriş yeri bazı hastalarda dikiş gerektirmeden kapanabilir. Bununla birlikte kesi planı, anestezi yaklaşımı ve kullanılan teknik; gözün yapısına, kataraktın sertliğine ve eşlik eden göz hastalıklarına göre değişebilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Uygulanacak yönteme göz muayenesi ve gerekli ölçümler sonrasında oftalmolog karar verir.

FAKO Ameliyatında Göz İçi Lens Nasıl Yerleştirilir?

FAKO ameliyatında göz içi lens, saydamlığını kaybeden doğal lens çıkarıldıktan sonra korunan kapsül kesesinin içine yerleştirilir. Genellikle katlanabilir yapıdaki yapay lens, yaklaşık 2–3 mm genişliğindeki küçük kesiden bir enjektör sistemiyle göze aktarılır; göz içinde açılarak merkezlenir ve lensin destekleyici kolları kapsül içinde sabitlenir.

Yerleştirme süreci şu adımlarla ilerler:

  • FAKO cihazı yardımıyla parçalanan kataraktlı doğal lens gözden uzaklaştırılır.
  • Doğal lensi çevreleyen ince kapsülün arka bölümü korunur. Bu yapı, yapay göz içi lens için taşıyıcı bir cep görevi görür.
  • Katlanabilir göz içi lens, özel kartuşa yüklenerek küçük kesiden kapsül kesesine gönderilir.
  • Lens göz içinde kontrollü biçimde açılır. Destekleyici kolları kapsül kesesine yerleşirken oftalmolog lensin merkezlenmesini kontrol eder.
  • Kesinin yapısı ve gözün durumu değerlendirilir; küçük kesiler genellikle kendiliğinden kapanacak şekilde planlanabilir.

Yerleştirilecek lensin gücü ameliyat öncesinde gözün uzunluğu ve korneanın kırma gücü gibi ölçümler kullanılarak hesaplanır. Monofokal, torik veya çok odaklı lens seçenekleri her hasta için uygun değildir; seçim göz yapısı, astigmatizma düzeyi, retina ve optik sinir durumu ile görme beklentileri birlikte değerlendirilerek yapılır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Göz içi lens seçimi ve kapsül kesesine yerleştirme planı, ayrıntılı göz muayenesi ve gerekli ölçümler sonrasında oftalmolog tarafından belirlenir.

FAKO Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

FAKO ameliyatı, komplikasyonsuz bir katarakt olgusunda genellikle tek göz için yaklaşık 15-30 dakika sürer. Ancak ameliyathaneye hazırlık, gözün damlalarla uyuşturulması ve işlem sonrası ilk kontroller bu süreye dahil değildir. Kataraktın sertliği, gözün yapısı ve eşlik eden hastalıklar toplam süreyi uzatabilir.

Ameliyatın süresi her hastada aynı olmaz. Süreyi etkileyebilen başlıca etkenler şunlardır:

  • Kataraktın yoğunluğu ve sertliği
  • Göz bebeğinin yeterince genişleyip genişlememesi
  • Kornea, retina veya göz tansiyonuyla ilgili ek sorunlar
  • Daha önce geçirilmiş göz ameliyatları
  • Göz içi lens yerleşimini güçleştirebilecek yapısal özellikler
  • İşlem sırasında ek cerrahi uygulama gereksinimi

“15-30 dakika” ifadesi yalnızca cerrahi aşamayı anlatır. Hastanın sağlık kuruluşunda geçirdiği toplam süre; hazırlık, ölçümler, damla uygulamaları, ameliyat ve kısa süreli gözlem nedeniyle daha uzundur. Bu nedenle hastalar planlama yaparken yalnızca FAKO cihazının kullanıldığı süreyi değil, tüm ameliyathane sürecini dikkate almalıdır.

Ameliyatın beklenenden uzun sürmesi tek başına olumsuz bir sonuç anlamına gelmez. Oftalmolog, göz içindeki dokuları korumak ve göz içi lensi uygun konuma yerleştirmek için cerrahinin hızını olgunun özelliklerine göre ayarlar.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. FAKO ameliyatının tahmini süresi ve kişiye özgü planı, ameliyat öncesi göz muayenesi ile belirlenir.

FAKO Ameliyatı Sonrası İyileşme ve Günlük Yaşama Dönüş Nasıldır?

FAKO ameliyatından sonra günlük yaşama dönüş genellikle aşamalıdır; hasta aynı gün dinlenmeye geçer, hafif günlük işlere ise hekimin önerisine göre birkaç gün içinde dönebilir. İlk 24-48 saatte bulanık görme, batma ve ışık hassasiyeti görülebilir. Görmenin dengelenme hızı gözün yapısına ve eşlik eden hastalıklara göre değişir.

FAKO yöntemiyle katarakt tedavisi sonrasında göz içi lens yeni yerindeyken görme ilk günlerde dalgalanabilir. Bazı hastalar kısa sürede belirgin bir değişiklik fark ederken kornea ödemi, retina sorunları, diyabet veya ileri glokom gibi durumlar iyileşme sürecini uzatabilir. İki göz farklı tarihlerde ameliyat edildiyse geçici görüntü farkı da yaşanabilir.

İlk günlerde şu noktalara dikkat edilir:

  • Hekimin verdiği göz damlaları belirtilen sıklıkta kullanılır.
  • Göze bastırılmaz, göz ovuşturulmaz ve damlalık ucu göze değdirilmez.
  • İlk günlerde ağır kaldırma, yoğun egzersiz ve başı uzun süre aşağıda tutma sınırlandırılır.
  • Göze su, sabun, makyaj ürünü veya toz kaçırmamaya özen gösterilir.
  • Araç kullanmaya, görme düzeyi kontrol muayenesinde uygun bulunduğunda başlanır.
  • Kontrol tarihleri aksatılmaz; damlalar hekim önerisi olmadan bırakılmaz.

Masa başı çalışma ve ev içindeki hafif işler çoğu kişide birkaç gün içinde mümkün olabilir. Fiziksel güç gerektiren işe, yüzmeye veya yoğun spora dönüş için standart bir süre yoktur; yapılan işin niteliği ve gözün muayene bulguları birlikte değerlendirilir. Yeni gözlük numarası da görme dengelendikten sonra belirlenir.

Hafif batma ve ışık hassasiyeti beklenebilse de şiddetli göz ağrısı, giderek artan kızarıklık, ani görme azalması, ışık çakmaları veya görüş alanında perde hissi olağan kabul edilmez. Bu belirtilerde planlanan kontrol günü beklenmeden göz hekimiyle iletişime geçilmelidir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İyileşme planı, ameliyat sonrası muayene bulgularına göre göz hekimi tarafından belirlenir.

FAKO Ameliyatının Riskleri ve Uygunluk Değerlendirmesi Nelerdir?

FAKO ameliyatının uygunluğu; kataraktın görmeyi ne ölçüde etkilediği, kornea ve retina sağlığı, göz içi basıncı, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilerek belirlenir. Enfeksiyon, iltihap, kornea ödemi, göz içi basınç değişikliği ve retina sorunları olası riskler arasındadır; kişisel risk düzeyi muayene ve tetkiklerle anlaşılır.

FAKO ameliyatı, görme kaybının günlük yaşamı etkilemeye başladığı hastalarda değerlendirilebilir. Yalnızca kataraktın bulunması ameliyat kararı için yeterli değildir. Okuma, araç kullanma veya yüzleri seçme gibi işlevlerdeki güçlük ile gözün genel durumu birlikte ele alınır.

Uygunluk değerlendirmesinde genellikle şu noktalar incelenir:

  • Kataraktın yoğunluğu ve görmeye etkisi: Görme keskinliği ölçülür; hastanın günlük gereksinimleri sorgulanır.
  • Kornea yapısı: Kornea saydamlığı, şekli ve endotel hücrelerinin durumu değerlendirilir. Kornea hastalıkları ameliyat sonrası ödem riskini etkileyebilir.
  • Göz içi basıncı: Erişkinlerde yaklaşık 10–21 mmHg aralığı sık kullanılan referanslardan biridir; ancak tek bir ölçüm ameliyat uygunluğunu belirlemez. Glokom bulunan hastalarda takip ve tedavi planı ayrıca düzenlenir.
  • Retina ve görme siniri: Sarı nokta hastalığı, diyabetik retina tutulumu veya görme siniri hasarı, ameliyat sonrasında beklenen görme düzeyini sınırlayabilir.
  • Göz içi lens hesabı: Biyometriyle gözün eksen uzunluğu ve kornea eğriliği ölçülerek lens gücü hesaplanır.
  • Genel sağlık ve ilaçlar: Diyabet, kan sulandırıcı kullanımı ve göz bebeğinin genişlemesini etkileyebilen ilaçlar ameliyat planına dâhil edilir.

FAKO ameliyatı sonrasında geçici bulanıklık, batma, ışık hassasiyeti ve kornea ödemi görülebilir. Daha seyrek olarak enfeksiyon, göz içi iltihabı, göz içi lensin konumuyla ilgili sorunlar, retina yırtığı veya retina dekolmanı gelişebilir. Ameliyattan sonra artan ağrı, belirgin kızarıklık, ani görme azalması, ışık çakması ya da perde inmesi hissi oluşursa gecikmeden göz hekimine başvurulmalıdır.

Risk değerlendirmesi, işlemi otomatik olarak engelleyen bir kontrol listesi değildir. Örneğin diyabet veya glokom varlığı tek başına FAKO ameliyatına uygun olunmadığı anlamına gelmez; hastalığın kontrolü, retina ve görme sinirinin durumu ile beklenen yarar birlikte değerlendirilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ameliyat kararı ve göz içi lens seçimi, ayrıntılı göz muayenesi ve gerekli ölçümler sonrasında oftalmolog tarafından belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

FAKO açılımı nedir?

FAKO, fakoemülsifikasyon kelimesinin kısaltmasıdır. Kataraktlı doğal lensin, ultrason enerjisi kullanan bir FAKO cihazı yardımıyla küçük parçalara ayrılıp göz içinden çıkarılması tekniğini ifade eder.

FAKO ameliyatı kaç saat sürer?

FAKO ameliyatı genellikle saatler sürmez; cerrahi işlem çoğu hastada yaklaşık 15-30 dakikada tamamlanır. Hazırlık, göz damlalarının uygulanması ve ameliyat sonrası ilk kontrol nedeniyle sağlık kuruluşunda geçirilen toplam süre daha uzun olabilir.

FAKO ameliyatı nedir ve nasıl yapılır?

FAKO ameliyatı, katarakt tedavisi için saydamlığını kaybeden doğal göz merceğinin çıkarılıp yerine yapay göz içi lens yerleştirilmesidir. Küçük bir kesiden göze girilir; FAKO cihazı merceği ultrason enerjisiyle parçalar ve parçaları kontrollü biçimde temizler. Ardından katlanabilir lens aynı açıklıktan göz içine yerleştirilir.

FAKO ile lazer aynı şey midir?

Hayır, FAKO ile lazer aynı teknoloji değildir. FAKO cihazı kataraktlı lensi parçalamak için ultrason enerjisi kullanır; bazı katarakt cerrahilerinde lazer, kesilerin veya mercek parçalama aşamasının belirli bölümlerine yardımcı olabilir. Ancak lensin gözden temizlenmesinde yine FAKO tekniği kullanılabilir.

FAKO yöntemiyle katarakt ameliyatında hangi lens kullanılır?

FAKO yöntemiyle katarakt ameliyatında çıkarılan doğal merceğin yerine tek odaklı, çok odaklı veya astigmatizmayı düzeltmeyi hedefleyen torik göz içi lens seçeneklerinden biri kullanılabilir. “Akıllı lens” olarak anılan çok odaklı lensler her hasta için uygun değildir. Lens seçimi; göz ölçümleri, kornea yapısı, retina ve görme siniri durumu ile kişinin günlük görme ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek yapılır.

FAKO ameliyatı sonrası görme ne zaman netleşir?

FAKO ameliyatı sonrası görme çoğu hastada ilk günlerde belirginleşmeye başlar; tam netleşme ve gözlük gereksiniminin değerlendirilmesi daha uzun sürebilir. İyileşme hızı kornea ödemi, göz yüzeyi, retina durumu ve eşlik eden göz hastalıklarına göre değişir. Ani görme azalması, şiddetli ağrı veya giderek artan kızarıklık gelişirse gecikmeden göz hekimine başvurulmalıdır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu bilgiler tıbbi tanı yerine geçmez; kişiye uygun katarakt tedavisi ve göz içi lens seçimi oftalmolojik muayene sonrasında belirlenir.

Yazar

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Göz Hastalıkları Uzmanı · Keratokonus, Lazer & Katarakt Cerrahisi

Belirtileriniz için kişiye özel değerlendirme — muayene ile netleştirin.