İçeriğe geç
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven Fotoğraf: Levent Özdemir

Keratokonus Blog

Hamilelik Döneminde Keratokonus Takibi ve Tedavi Yaklaşımları

Hamilelik döneminde değişen hormonal dengenin keratokonus hastalığı üzerindeki etkileri, takip sıklığı ve gebelikte güvenli tanı ve izlem yöntemleri.

Yayın tarihi
26 Haziran 2026
Son güncelleme
7 Ağustos 2026
Okuma süresi
13 dk
Yazar
Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Özet: Gebelikteki hormonal değişimler kornea yapısını etkileyerek keratokonus ilerlemesini hızlandırabileceğinden, bu süreçte yakın göz hekimi takibi kritik önem taşır. Hamilelik boyunca değişen östrojen ve progesteron seviyeleri kornea biyomekaniğini zayıflatabilir; bu nedenle gebelik planlayan veya gebe olan keratokonus hastalarının kornea topografisi ile yakın takibi, görme kalitesinin korunması açısından gereklidir.

Hamilelik (Gebelik) Döneminde Keratokonus Takibi, gebelik sürecinde vücutta meydana gelen yoğun hormonal dalgalanmaların kornea dokusu üzerindeki etkilerini izlemek ve olası ilerlemeleri erken evrede saptamak amacıyla uygulanan klinik değerlendirme ve gözlem sürecidir. Göz sağlığı açısından oldukça hassas olan bu dönemde, hormonal değişimler korneanın fiziksel yapısında geçici veya kalıcı değişimlere yol açabilir.

Gebelik boyunca östrojen seviyelerinin gebelik öncesine kıyasla belirgin şekilde (üçüncü trimesterde döngü içi normal düzeylerin yaklaşık 100 katına kadar) yükselmesi ve progesteronun da artması, korneadaki kolajen liflerinin bağlarını gevşeterek kornea bütünlüğünü ve sertliğini doğrudan etkileyebilir. Bu dönemde kornea kalınlığı (normalde ortalama 500-550 mikron civarındayken) ve dikliği değişebilir; bu durum keratokonus (korneanın incelip öne doğru sivrilmesi) hastalarında hızlı bir ilerlemeye (progresyona) yol açabilir. Klinik araştırmalar, gebelik sırasında keratokonusta ilerleme sıklığının arttığını ve özellikle ikinci ile üçüncü trimester dönemlerinde korneal dikleşmenin belirginleştiğini göstermektedir. Ayrıca değişen kornea eğriliği nedeniyle hamilelikte kontakt lens ve gözlük numaralarında uyumsuzluklar veya kullanım zorlukları yaşanması oldukça normaldir. Bu nedenle süreç boyunca göz sağlığının korunması, her zaman yakın ve düzenli bir takiple mümkün olabilir.

Bu hassas süreçte, korneal çapraz bağlama (cross-linking) gibi girişimsel tedaviler genellikle doğum ve emzirme sonrasına ertelenmektedir. Türkiye’de keratokonus tedavisinin öncülerinden Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, hamilelik dönemindeki bu hassas sürecin kornea topografisi ve ileri tetkik yöntemleriyle yakın takip edilmesini önermektedir. Unutulmamalıdır ki, her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için göz hekimine başvurulmalıdır.

Hamilelik Döneminde Keratokonus İlerlemesi ve Hormonal Etkiler

Hamilelik döneminde artan östrojen ve progesteron hormonları, kornea dokusunun biyomekanik direncini azaltarak keratokonus ilerlemesini tetikleyebilir. Hormonal dalgalanmalar korneadaki kolajen liflerinin gevşemesine yol açar; bu durum dikleşme ve görme kalitesinde azalma ile sonuçlanabilir. Gebelik sürecinde keratokonusta meydana gelen değişimlerin oftalmolog tarafından yakın takibi önem taşır.

Gebelikte salgılanan hormonların kornea yapısı üzerindeki fizyolojik etkileri ve keratokonus gelişimine katkısı klinik araştırmalarla doğrulanmıştır. Yapılan biyo-kimyasal analizler, korneada östrojen ve progesteron için özel reseptörlerin bulunduğunu göstermektedir. Hamilelikte bu hormon seviyelerinin belirgin şekilde yükselmesi, korneanın temel yapı taşı olan kolajen liflerinin dizilimini ve bağ gücünü doğrudan etkiler.

Gebelikte meydana gelen hormonal dalgalanmaların kornea yapısı üzerindeki temel etkileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Biyomekanik Direnç Kaybı: Özellikle östrojen seviyelerinin gebelik sonuna doğru normal döngü düzeylerinin yaklaşık 100 katına kadar çıkması, korneadaki çapraz bağları (cross-linking) zayıflatarak dokuyu gerilmeye karşı daha hassas hale getirebilir.
  • Korneal Ödem ve Hidrasyon: Vücuttaki genel sıvı tutulumuna paralel olarak kornea stromasında hidrasyon artışı yaşanabilir; bu durum geçici korneal kalınlık dalgalanmalarına yol açar.
  • Refraktif Değişimler: Kornea eğimindeki (kurvatür) artış ve dikleşme, hamilelikte hastaların gözlük ve kontakt lens numaralarında geçici veya kalıcı değişimlere sebep olabilir.

Oftalmoloji literatüründeki klinik çalışmalara göre, keratokonus hastası olan hamilelerde kornea dikliğinde (K-max) 1.0 ila 2.0 diyoptriye kadar varabilen ilerlemeler kaydedilebilmektedir. Bu ilerleme çoğunlukla gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde, hormonal aktivitenin zirve yaptığı dönemlerde belirginleşir. Doğum sonrasında hormon seviyelerinin normale dönmesiyle ilerleme genellikle duraklasa da, korneada oluşan dikleşmenin bir kısmı kalıcı olabilmektedir. Bu nedenle, gebelik planlayan veya gebe olan hastaların kornea topografisi takibi aksatılmamalıdır. Aktif tedavi yaklaşımları (örneğin korneal çapraz bağlama) gebelik süresince uygulanmaz ve doğum sonrasına ertelenir; her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Gebelik Sürecinde Keratokonusta Kornea Değişimleri Nasıl İzlenir?

Gebelik sürecinde keratokonusa bağlı kornea değişimleri, anne adayına ve bebeğe zarar vermeyen, radyasyon içermeyen non-invaziv optik tomografi ve topografi yöntemleriyle izlenir. Bu süreçte kornea kalınlığı, eğriliği ve arka yüzey haritası düzenli aralıklarla ölçülerek hormonal dalgalanmaların korneal ektazi üzerindeki etkileri yakından takip edilir.

Östrojen ve progesteron hormonlarının gebelik döneminde yükselmesi, kornea dokusundaki kollajen liflerinin bağlarını geçici olarak gevşetebilir. Bu biyomekanik değişimler nedeniyle ektazi (korneanın öne doğru bombelenmesi) hızlanabilir. Kornea yapısındaki değişimlerin doğru tespiti için şu kritik parametreler incelenir:

  • Korneal Tomografi ve Ön-Arka Topografi: Korneanın ön ve arka yüzey eğriliğini mikron düzeyinde analiz eder. Maksimum keratometri (Kmax) değerinde 1,0 diyoptri (D) ve üzerindeki artışlar, keratokonusun ilerlediğine işaret eden önemli bir eşiktir.
  • Korneal Pakimetri (Kalınlık Ölçümü): Korneanın en ince noktasındaki kalınlık değerini takip eder. Gebeliğe bağlı hafif korneal ödem nedeniyle kalınlıkta 10 ila 15 mikronluk geçici değişimler ölçülebilir; bu durum kalıcı incelme eğiliminden ayırt edilmelidir.
  • Korneal Biyomekanik Ölçümler: Korneanın basınca karşı direncini ve esnekliğini test ederek hormonal dalgalanmaların doku mukavemetine etkisini değerlendirir.

Gebelik boyunca kontrollerin her trimesterde (3 aylık dönemlerde) en az bir kez yapılması önerilir. Korneal stabilizasyonun tam olarak sağlanması ve hormonal dengenin yeniden kurulması için takip süreci doğum sonrasındaki emzirme döneminde de devam ettirilmelidir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Hamilelikte Keratokonus Tedavisi ve Çapraz Bağlama (Cross-Linking) Uygulaması

Hamilelik döneminde aktif keratokonus tedavisi ve korneal çapraz bağlama (cross-linking - CXL) uygulaması, ultraviyole ışık ve riboflavin (B2 vitamini) kullanımının fetus üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle doğum sonrasına ertelenir. Gebelik boyunca girişimsel tedavi yerine yakın takip ve gerekirse geçici kontakt lens veya gözlük çözümleri tercih edilir.

Gebelik sürecinde vücutta salgılanan östrojen, progesteron ve relaksin hormonları kornea dokusunun biyomekanik stabilitesini değiştirebilir. Bu hormonal dalgalanmalar korneanın hidrasyonunu ve kalınlığını etkilediğinden, tedavi planlamasında kullanılan topoğrafik ölçümler geçici olarak yanıltıcı sonuçlar verebilir. Bu nedenle gebelikte keratokonus yönetimi şu klinik yaklaşımlarla sürdürülür:

  • Yakın ve Güvenli Takip: Kornea yapısındaki değişimleri gözlemlemek amacıyla hamilelik boyunca non-invaziv (girişimsel olmayan) kornea topoğrafisi cihazları ile takip gerçekleştirilir.
  • Geçici Görme Desteği: İlerleyen keratokonusa bağlı olarak görme kalitesinde düşüş yaşayan hastalarda, gözlük numaraları revize edilebilir veya kornea yapısına uygun gaz geçirgen sert kontakt lens uygulamaları geçici olarak adapte edilebilir.
  • Tedavi Zamanlaması: Çapraz bağlama (cross-linking) tedavisi, hormonal dengenin yeniden kurulduğu emzirme dönemi sonrasına veya hekimin uygun gördüğü doğum sonrası güvenli bir zaman dilimine planlanır.

Türkiye’de korneal çapraz bağlama (cross-linking) tedavisinin ilk uygulayıcılarından olan Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, gebelik sürecindeki keratokonus hastalarında tedavi zamanlamasının ve kişiye özel takip protokollerinin önemini klinik deneyimlerinde belirtmektedir.

Aşağıdaki tabloda gebelik ve doğum sonrası dönemlerde keratokonus yönetimindeki temel yaklaşımlar karşılaştırılmaktadır:

Parametre / YaklaşımGebelik DönemiDoğum ve Emzirme Sonrası Dönem
Girişimsel Tedavi (CXL / Halka)Kontrendikedir (ertelenir)Uygun kornea kalınlığı (genelde >400 mikron) varlığında uygulanabilir
Göz Muayenesi ve TakipNon-invaziv topoğrafi cihazlarıyla düzenli takipStandart tanısal testler ve cerrahi planlama ölçümleri
Görme RehabilitasyonuGeçici gözlük veya özel kontakt lens (gaz geçirgen/skleral)Kalıcı görme çözümleri ve tedavi sonrası stabilizasyon

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Hamilelik sürecindeki takip sıklığı ve doğum sonrası tedavi planı, hastanın kornea tabakasının durumuna göre oftalmolog tarafından belirlenir. Muayene ve değerlendirme için iletişim sayfasından bilgi alınabilir.

Gebelikte Gözlük ve Kontakt Lens Kullanımı Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebelikte hormonal değişimlere bağlı olarak korneanın eğrilik ve kalınlık yapısı geçici olarak değişebilir; bu durum keratokonus hastalarında kontakt lens uyumsuzluğuna ve gözlük numaralarında dalgalanmalara yol açar. Bu süreçte yeni gözlük reçeteleri ertelenmeli, sert gaz geçirgen veya skleral lenslerin kullanımı ise oftalmolog gözetiminde, kornea yüzey değişiklikleri ve göz kuruluğu dikkate alınarak titizlikle yönetilmelidir.

Gebelik Döneminde Korneal Değişimler ve Lens Toleransı

Hamilelik süresince salgılanan östrojen ve progesteron hormonları, vücudun genelinde olduğu gibi kornea dokusunda da sıvı tutulumuna (ödem) neden olur. Bu fizyolojik süreç, keratokonus hastalarında halihazırda hassas olan kornea yapısını doğrudan etkiler:

  • Eğrilik ve Kalınlık Değişimleri: Korneada meydana gelen ödem, kornea dikliğini geçici olarak artırabilir. Klinik çalışmalara göre, gebelik döneminde kornea kırıcılığında ortalama 1.00 diyoptriye kadar geçici dikleşmeler gözlenebilir. Bu durum, mevcut kontakt lenslerin korneaya tam oturmamasına ve batma hissine yol açabilir.
  • Göz Kuruluğu ve Gözyaşı Kalitesi: Hormonal dalgalanmalar, gözyaşı üreten bezlerin fonksiyonunu baskılayarak göz kuruluğu semptomlarını tetikler. Keratokonus hastalarında özellikle sert gaz geçirgen (RGP) lenslerin konforlu kullanımı sağlıklı bir gözyaşı tabakasına bağlıdır; bu tabakanın zayıflaması lens toleransını önemli ölçüde düşürür.
  • Korneal Duyarlılık Azalması: Gebelikte kornea hassasiyeti fizyolojik olarak azalır. Bu durum, uyumsuz lenslerin neden olabileceği mikroskobik kornea çizilmelerinin veya irritasyonların hasta tarafından geç fark edilmesine sebep olabileceğinden yakın takip gerektirir.

Hamilelikte Gözlük ve Lens Yönetimi İçin Öneriler

Gebelik sürecinde keratokonus hastalarının konforunu korumak ve kornea sağlığını riske atmamak için şu adımlar izlenmelidir:

Değerlendirme AlanıGebelik Dönemindeki YaklaşımPostpartum (Doğum Sonrası) Süreç
Gözlük ReçetesiNumaralarda dalgalanma beklendiği için yeni gözlük alımı ertelenmelidir.Doğumdan ve emzirme dönemi tamamlandıktan en az 2-3 ay sonra net ölçüm yapılmalıdır.
Sert Gaz Geçirgen LenslerKornea dikleşmesi nedeniyle lens kenarlarında batma veya merkezleme sorunu yaşanırsa kullanım süresi azaltılmalıdır.Kornea eski şekline döndüğünde mevcut lenslerin uyumu tekrar kontrol edilmelidir.
Skleral ve Hibrit LenslerKorneaya temas etmedikleri için daha konforludur ancak göz kuruluğu için koruyucusuz suni gözyaşı damlaları ile desteklenmelidir.Düzenli takiple kornea parametrelerindeki stabilizasyon izlenmelidir.
  • Koruyucusuz Suni Gözyaşı Kullanımı: Göz kuruluğu ve lens sürtünmesini azaltmak için gebelik döneminde kullanımı güvenli, koruyucu madde içermeyen tek dozluk suni gözyaşı damlaları tercih edilmelidir.
  • Lens Kullanım Sürelerinin Kısıtlanması: Kornea oksijenlenmesini korumak adına günlük lens takma süresi 6-8 saat ile sınırlandırılabilir ve ev ortamında gözlük kullanımına geçilebilir.
  • Rutin Oftalmik Kontroller: Hamilelik boyunca her trimesterde (3 aylık dönemde) kornea topografisi ve floresein boyama ile kornea yüzey bütünlüğü oftalmolog tarafından değerlendirilmelidir.

Kontakt lens uygulamaları ve takiplerinde bireysel sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu süreçte herhangi bir batma, kızarıklık veya ani görme kaybı yaşandığında lens kullanımı derhal sonlandırılmalı ve uzman bir oftalmoloğa başvurulmalıdır.

Hamilelik Sırasında Güvenli Göz Muayenesi ve Tetkik Yöntemleri

Hamilelik sırasında göz muayenesi ve keratokonus tetkikleri, anne adayı ve bebek için tamamen güvenlidir; kornea topografisi (haritalama) ve pakimetri (kalınlık ölçümü) gibi teşhis yöntemleri radyasyon veya zararlı kimyasal maddeler içermez. Gebelikte hormonal dalgalanmalar nedeniyle gözlük veya lens muayenesi ertelenebilse de, ilerleyici keratokonus şüphesinde oftalmolojik takipler aksatılmamalıdır.

Gebelik döneminde rutin veya tanısal göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi hem anne sağlığı hem de keratokonus gibi ilerleyici kornea hastalıklarının takibi açısından büyük önem taşır. Ancak hormonal dalgalanmaların kornea biyomekaniği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak, tetkikler ve klinik değerlendirmeler belirli protokoller çerçevesinde yürütülür.

Güvenli Tetkik ve Ölçüm Yöntemleri

  • Korneal Topografi (Haritalama): Keratokonusta kornea dikliğini ve şeklini değerlendiren bu yöntem, sadece görünür ışık yansımalarını (Placido diski veya Scheimpflug görüntüleme) kullanır. Bebeğe veya anneye yönelik hiçbir iyonize radyasyon riski barındırmaz.
  • Ultrasonik veya Optik Pakimetri: Kornea kalınlığının mikron düzeyinde ölçülmesini sağlar. Non-invaziv ışık dalgalarıyla veya hafif ultrason dalgalarıyla saniyeler içinde tamamlanır.
  • Göz İçi Basıncı Ölçümü (Tonometri): Temassız (hava üflemeli) tonometri yöntemleri hamilelikte tamamen güvenlidir ve anestezi damlası gerektirmeden uygulanabilir.
  • Refraksiyon (Göz Ölçümü): Gebelikte göz numaraları geçici olarak değişebilir; bu nedenle yeni gözlük veya kontakt lens reçetesi yazımı genellikle doğumdan 2-3 ay sonrasına ertelenir. Ancak mevcut keratokonus hastalarında görme keskinliğinin takibi için ölçümler yapılmaya devam edilir.

Göz Damlalarının Kullanımı ve Güvenlik Önlemleri

Gebelik süresince fundus (göz arkası) muayenesi yapılması gerektiğinde, göz bebeklerini büyüten damlaların (midriyatikler) kullanımı sınırlandırılır. Zorunlu hallerde, damla uygulandıktan hemen sonra nazolakrimal kanal üzerine (göz pınarına) 1-2 dakika boyunca hafif baskı (punktum oklüzyonu) uygulanarak ilacın sistemik dolaşıma geçişi minimuma indirilir.

Aşağıdaki tabloda gebelikte uygulanan standart tetkiklerin güvenilirlik ve uygulama kriterleri özetlenmiştir:

Tetkik YöntemiGüvenlik DurumuKlinik Yaklaşım / Önlem
Kornea TopografisiKesinlikle GüvenliRadyasyon içermez, gebeliğin her trimesterinde güvenle uygulanabilir.
Pakimetri (Kalınlık)Kesinlikle GüvenliTemassız optik cihazlar tercih edilir.
Midriyatik Göz DamlasıSınırlı / KontrollüSadece zorunlu hallerde punktum oklüzyonu ile uygulanır.
Refraksiyon (Ölçüm)GüvenliGeçici hormonal dalgalanmalar nedeniyle reçete ertelemesi önerilir.

Gebelikte keratokonus takibi, Türkiye’de korneal çapraz bağlama (CXL) tedavisinin keratokonus tedavisinin öncülerinden ve ilk uygulayıcılarından olan Prof. Dr. Efekan Coşkunseven gibi deneyimli uzmanlar tarafından hassasiyetle yönetilmektedir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Muayene ve bireysel değerlendirme için iletişim sayfasından bilgi alınabilir.

Keratokonus Hastası Anne Adayları İçin Doğum Yöntemi Seçimi

Keratokonus hastası anne adaylarında doğum yöntemi seçimi, gözün mevcut kornea stabilizasyonuna ve hastalığın evresine göre belirlenir. Keratokonus, normal (vajinal) doğum için kesin bir engel teşkil etmez; ancak ileri evre, aşırı incelmiş (350-400 mikron altı) veya akut hidrops riski taşıyan olgularda, doğum esnasındaki ıkınma (Valsalva manevrası) baskısını önlemek amacıyla sezaryen yöntemi oftalmolog görüşüyle değerlendirilebilir.

Doğum yöntemine karar verilirken göz hastalıkları uzmanı ile kadın hastalıkları ve doğum uzmanının koordineli çalışması büyük önem taşır. Vajinal doğumun ikinci evresinde gerçekleştirilen aktif ıkınma eylemi, kafa içi ve göz içi basıncında geçici dalgalanmalara yol açabilir. Bu fizyolojik süreçte göz sağlığının korunması adına şu klinik parametreler detaylı olarak incelenir:

  • Korneal Kalınlık ve Biyomekanik Direnç: Kornea kalınlığı 400 mikronun üzerinde seyreden ve yapısal stabilitesi korunmuş hastalarda vajinal doğum süreci güvenli kabul edilir. Kornea kalınlığı kritik eşik olan 350 mikron sınırına yaklaşmış hastalarda ise doku bütünlüğünün korunması önceliklidir.
  • Korneal Eğim Değerleri (Kmax): İleri derecede dikleşmiş (Kmax değeri 60 diyoptri ve üzeri olan) kornealarda, incelmeye bağlı olarak gerilme toleransı azalabilir. Bu durumlarda, doğum esnasındaki mekanik yükü en aza indirmek amacıyla sezaryen alternatifi planlamaya dahil edilebilir.
  • Yakın Zamanlı Cerrahi Öyküsü: Doğum öncesindeki son 6 ay içerisinde korneal halka (Intacs veya CAIRS) implantasyonu ya da korneal çapraz bağlama (CXL) tedavisi geçirmiş olan gebelerde, yara iyileşmesi henüz tam olarak tamamlanmadığı için göz içi basınç artışının sınırlanması önerilebilir.

Türkiye’de korneal halka (Intacs) ve çapraz bağlama (CXL) tedavilerinin ilk uygulayıcılarından olan ve ülkenin ilk özel keratokonus merkezini kuran deneyimli CAIRS cerrahı Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, gebelik planlayan veya gebe olan keratokonus hastalarının doğum öncesi dönemde detaylı korneal tomografi ve biyomekanik analizlerle izlenmesini tavsiye etmektedir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Sık Sorulan Sorular

Keratokonus hastası hamile kalabilir mi? Keratokonus hastaları güvenle hamile kalabilir; bu durum gebelik için bir engel teşkil etmez. Ancak hamilelikte vücutta meydana gelen hormonal değişimler kornea liflerini gevşetebileceğinden, hamile kalmadan önce ve gebelik sürecinde düzenli göz muayenesi yapılması önemlidir. Bu süreçte gözlük veya sert gaz geçirgen kontakt lens kullanan hastaların takipleri daha hassas şekilde planlanabilir.

Hamilelikte göz ölçümü ve muayenesi bebeğe zarar verir mi? Gebelik döneminde yapılan rutin göz ölçümü ve muayene işlemleri anne adayına ya da bebeğe hiçbir zarar vermez. Keratokonus takibinde kullanılan modern tanı cihazları ve kornea analiz yöntemleri tamamen optik sistemlerle çalıştığı için hamilelik süresince son derece güvenli bir süreç sunar.

Gebelikte göz tomografisi çektirmek radyasyon riski taşır mı? Göz muayenesinde kornea yapısını detaylı incelemek için kullanılan topografi (göz tomografisi) cihazları kesinlikle radyasyon yaymaz. Bu tanı sistemleri sadece ışık dalgalarını ve yansımalarını kullanarak ölçüm yaptığı için gebelikte güvenle tercih edilebilir; anne karnındaki bebeğin gelişimi üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır.

Hamileyken keratokonus için cross-linking (çapraz bağlama) tedavisi yapılabilir mi? Hamileyken veya emzirme döneminde keratokonus hastalığı için uygulanan cross-linking (çapraz bağlama) tedavisi yapılmaz ve genellikle doğum sonrasına ertelenir. Hormonal değişimlerin normal seyrine dönmesi beklenene kadar gebelik boyunca cerrahi veya girişimsel bir müdahale yerine sadece gözlem ve takip yapılması tercih edilmektedir.

Keratokonus ilerlemesi hamilelik bittikten sonra durur mu? Gebelikte yükselen hormon seviyelerinin normale dönmesi ve emzirme döneminin tamamlanmasıyla birlikte hormonal kaynaklı kornea hassasiyeti ve keratokonus ilerlemesi genellikle durur. Ancak hamilelik sürecinde kalıcı bir dikleşme veya görme kalitesinde azalma oluşup oluşmadığını netleştirmek için emzirme sonrasında detaylı bir kornea topografisi ile kontrol yapılması önerilir.

Kaynakça

  1. Naderan M, et al. “Topographic, tomographic and biomechanical corneal changes during pregnancy in patients with keratoconus: a cohort study.” Acta Ophthalmologica, 2017. Wiley
  2. “Pregnancy-induced progression of keratoconus.” National Library of Medicine (PubMed), 2011. PubMed
  3. “Pregnancy-induced keractesia – A case series with a review of the literature.” National Library of Medicine (PMC), 2021. PMC

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka göz hekiminize başvurunuz.
Son Güncelleme Tarihi: 7 Temmuz 2026

Yazar

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven

Göz Hastalıkları Uzmanı · Keratokonus, Lazer & Katarakt Cerrahisi

Belirtileriniz için kişiye özel değerlendirme — muayene ile netleştirin.