
Keratokonus ve Genetik Yatkınlık
Ekim 24, 2025
İnsanoğlunun Kaçamadığı Üç Gerçek/Ayşe Arman Röportajı
Kasım 30, 2025
Keratokonusun Görme Kaybına Etkisi ve Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler
Keratokonusun yol açtığı görme kaybı, tipik göz bozukluklarından farklı bir karakterdedir. Hastalığın temelinde yatan korneanın düzensizleşmesi ve sivrileşmesi, ışığın retina üzerinde tek bir noktaya odaklanamamasına neden olur. Bu durum, sadece bulanık görme değil, aynı zamanda görüntülerde çarpılma, eğrilme, gölgelenme veya "hayaletli görme" (monoküler çift görme) gibi çok daha karmaşık optik sorunlara yol açar.
Hastalığın en belirgin belirtisi, hızla ilerleyen ve standart gözlüklerle tam olarak düzeltilemeyen miyopi ve özellikle düzensiz astigmatizmadır.
Gözden Kaçabilen "Sinsi" Belirtiler
Keratokonusun tehlikeli yanlarından biri, başlangıç döneminde sinsi seyretmesidir. Rutin göz muayenelerinde bulgular gözden kaçabilir ve durum sıklıkla "göz tembelliği" (ambliyopi) veya basit bir "numara değişikliği" olarak yanlış yorumlanabilir. Bu nedenle, özellikle aşağıdaki belirtiler gözlemleniyorsa, keratokonus şüphesiyle detaylı bir inceleme yapılması şarttır:
-
Sürekli Artan Gözlük Numaraları: Özellikle gençlerde ve çocuklarda, her göz kontrolünde (6 ay veya 1 yıl) miyopi ve astigmat derecelerinin belirgin şekilde artması.
-
Gözlükle Bile Tam Netleşmeme: Yeni alınan gözlüklere rağmen görüntünün "cam gibi" net olmaması, dağınık veya gölgeli kalması.
-
Işık Hassasiyeti ve Gece Görüş Zorluğu: Geceleri araba farları veya sokak lambaları etrafında ışıkların dağılması, kamaşma ve haleler (halkalar) görme.
-
Alerji ve Kronik Göz Kaşıma: Tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan, şiddetli göz kaşıma ve ovalama alışkanlığı.
Hastalığı Hızlandıran Alışkanlıklar
Gözleri sertçe kaşımak, ovalamak veya bastırmak, keratokonus için en önemli tetikleyici faktörlerden biridir. Bu mekanik travma, genetik olarak zaten zayıf olan kornea dokusunun yapısını daha da bozarak incelmeyi hızlandırır. Benzer şekilde, yüz üstü yatmak ve göz üzerine sürekli baskı uygulamak da korneadaki bu deformasyonu artırabilir. Bu alışkanlıkların terk edilmesi, tedavinin önemli bir parçasıdır.
Erken Tanı Neden Hayati Önem Taşır?
Erken tanı, keratokonus yönetiminde "altın standarttır". Hastalık, korneal topografi (kornea haritalaması) ile henüz görmeyi ciddi anlamda bozmadan, başlangıç aşamasındayken saptanabilir. Bu evrede yakalandığında, Korneal Çapraz Bağlama (Cross-linking) gibi etkili ve basit bir müdahale ile hastalığın ilerlemesi %90'ın üzerinde bir başarıyla durdurulabilir.
Erken tanı, yalnızca ilerlemeyi durdurmakla kalmaz, aynı zamanda hastanın mevcut görme kalitesini korumasını sağlar ve ileride kornea nakli gibi ciddi cerrahi müdahalelere duyulan ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kaldırır. Bu nedenle, yukarıdaki belirtileri taşıyan veya ailesinde keratokonus öyküsü olan tüm risk gruplarının düzenli topografik inceleme yaptırması kritik öneme sahiptir.






